YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9047
KARAR NO : 2012/16281
KARAR TARİHİ : 08.11.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili taraflar arasında imzalanan 05.04.2006 tarihli “Sulh ve İbranameye İlişkin Protokol” başlıklı anlaşmada müvekkilinin üzerine düşen yükümleri yerine getirdiği halde davalının anılan protokolden kaynaklanan toplam 38.912,00 TL’yi ödemediğini, girişilen icra takibine itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre davalının itirazının 46.775,68 TL yönünden iptaline, asıl alacak tutarı olan 38.912,00 TL’ye takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, hükmolunan tutarın %40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulmasından sonra yapılan yargılama sonunda taraflar arasında düzenlenen protokol, davacı yanca keşide edilen ihtarnamede davalıdan 8.412,00 TL alacaklı olduğunu kabul beyanı karşısında davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının “10.214,47 TL üzerinden ve asıl alacak olan 8.412,00 TL’ye takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmak” suretiyle devamına, hükmolunan miktarın %40’ı oranında tazminatın davalıda alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Hükmüne uyulan bozma kararında; “Taraflar arasında düzenlendiği çekişmesiz olan 05.04.2006 tarihli Sulh ve İbranameye İlişkin Protokol’ün 2. maddesinde; “ B firması, A firmasına arızalı mallar için 21.000 YTL ve 21 adet KN 24-160 borcu olduğunu kabul eder. Bu borcu karşılığında B firması A firmasına 7 sevkiyatın her birinde fatura bedelinden 3.000 YTL indirim yapacak ve ayrıca arızalı sistemlerin yerine her sevkiyatta 3 adet KH 24-160 sistem verecektir. Ürün fiyatı bölge alış listesindeki fiyattan olacaktır. 7 sevkiyata ait mal bedellerinin %60’ı A firmasından peşin olarak nakit tahsil edilecektir. Geri kalan bakiye için A firmasından (30,60,90,120 gün) vadeli ve eşit tutarlı çek alınacaktır. A firması, B firmasından her sevkiyatta minimum 18.000 YTL ile 30,000 YTL arası sipariş vermek zorundadır. Ayrıca B firması satmış olduğu mallarla ilgili olarak garanti hükümlerini yerine getirecektir.” hükmüne yer verilmiştir. Davacı tarafından davalıya Antalya 6. Noterliği vasıtasıyla çekilen ihtarnamede, taraflar arasındaki protokol hükümlerinden söz edilerek sonuçta davacı şirket alacağı olarak belirtilen 8.412 YTL’nin tahsili için davalar açılacağı belirtilmiştir.
Bu durumda mahkemece, taraflar arasındaki protokolün 2. maddesi hükmü irdelenerek ihtarnamedeki beyanların davacıyı bağlayıcılığı üzerinde de durulup tartışılarak, tüm deliler birlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, bu yönler üzerinde durulup, tartışılmadan eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” denilmiştir.
Davacı tarafından davalıya keşide edilen 21.07.2006 günlü ihtarnameden sonra davalı yana 24.000,00 TL daha ödeme yaptığı, bu suretle davacının yapmış olduğu toplam ödemenin 50.000,00 TL’ye ulaştığı taraflar arasında ihtilafsızdır. Bu durumda mahkemece, davacının ihtarname tarihinden sonra yaptığı 24.000,00 TL ödeme de dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekirken yapılan bu ödeme nazara alınmadan yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazların reddine, (2) nolu bentte gösterilen sebeple hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.