YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1631
KARAR NO : 2011/4742
KARAR TARİHİ : 20.04.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, dava dilekçesi ile nde 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan çalışmalarda orman alanlarının kısmi ilana çıkartıldığını, … Mahallesi sınırları içinde bulunan 309 ada 1 parsel sayılı 32729,04 m² yüzölçümüyle orman olarak tespit edilen parselin yüzölçümü itibariyle sınırlarının daraltıldığını belirterek, yüzölçümünün düzeltilerek yazılmasını istemiştir. Dava konusu taşınmazın çevresinde bulunan parseller kadastro müdürlüğünce tespit edilip, 308 ada 9, 18 19, 20, 21, 22, 23, 24,25, 28 ve 30 nolu parsellerin kadastro tutanakları yüzölçümü haneleri boş bırakılarak davalı olarak mahkemeye gönderilmiş, birleşen dosyada ise davacı … Yönetimi … Mahallesi 308 ada 14 parselin orman sayılan yer olduğu iddiasıyla dava açmış, Mahkemece, H.Y.U.Y.’nin 45. maddesi gereğince davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne ve dava konusu 308 ada 9, 14, 18 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 28 ve 30 nolu parsellerin fen bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen bölümlerinin, 309 ada 1 nolu orman parselinin yüzölçümüne eklenerek, 309 ada 1 parselin yüzölçümü 4 hektar 3530, 29 m2 olarak orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazların kroki de (A) ile gösterilen bölümlerinin davalılar adına tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline ve 30/C parçasının 1017,26 m2’lik kısmının ayrı bir parsel numarası ile …, … ve … adına elbirliği mülkiyet hükümlerine göre tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve davalı Hazine tarafından tüm taşınmazların reddedilen (B) bölümlerine ve ayrıca 308 ada 30 parselin (C) bölümüne yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre orman sınırlandırması yapılmış, taşınmazlar orman sınırları dışında bırakılmıştır.
1- İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada kısmi ilandan sonra dava açılan, çekişmeli 308 ada 14 parsel sayılı taşınmazın krokide (A) ile gösterilen bölümü orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı … Yönetimi ve davalı Hazinenin 308 ada 14 parselin krokide (A) ile gösterilen bölümüne yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı … Yönetimi ve davalı Hazinenin 308 ada 9, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25 ve 28 parsellerin krokide (A) ile gösterilen bölümleri ile 308 ada 30 parselin krokide (A) ve (C) ile gösterilen bölümlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece temyize konu 308 ada 9, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25 ve 28 parsellerin krokide (A) ile gösterilen bölümleri ile 308 ada 30 parselin krokide (A) ve (C) ile gösterilen bölümlerinin tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş ise de; davacı … Yönetimi, dava dilekçesi ile; nde 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan çalışmalarda orman alanlarının kısmi ilana çıkartıldığını, … Mahallesi sınırları içinde bulunan 309 ada 1 parsel sayılı 32729,04 m² yüzölçümüyle orman olarak tespit edilen parselin yüzölçümü itibariyle sınırlarının daraltıldığını ve taşınmazın çevresindeki alanın orman sınırları içine alınması ve orman niteliğiyle Hazine adına tescili isteğiyle Hazine ve köy tüzelkişiliğine husumet yönelterek dava açmış, davaya konu olan yerler hakkında 308 ada 9, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 28 ve 30 parsel numarası verilerek yüzölçümü haneleri boş bırakılarak davalı olarak 3402 sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Ancak, temyize konu 308 ada 9, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 28 ve 30 parsel hakkında kadastro tespitinden önce açılmış bir davanın bulunması nedeniyle, kadastro tespiti sırasında malik hanelerinin açık bırakılması zorunludur. Bu durumda, davalı taşınmazların malik hanelerinin doldurulmuş olması hukuken hiçbir sonuç doğurmaz. 3402 sayılı Kadastro Yasasının 5, 26, 27 ve 30/2 maddelerinde kadastro tespit tarihinden önce dava konusu olan taşınmazlar hakkında ne gibi işlem yapılacağı gösterilmiştir. Orman Yönetiminin 30 günlük kısmi ilan süresi içerisinde orman kadastrosuna itiraz davası açması nedeniyle dava konusu taşınmazlar hakkında malik hanesi boş bırakılmak suretiyle tespit tutanağı düzenlenmesi gerekeceğine göre, 3402 sayılı Yasanın 30/2. maddesi gereğince tarafların gösterecekleri deliller ile mahkemece resen lüzum görülen diğer deliller de toplanıp temyize konu 308 ada 9, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25 ve 28 parsellerin krokide (A) ile gösterilen bölümleri ile 308 ada 30 parselin krokide (A) ve (C) ile gösterilen bölümlerinin gerçek hak sahipleri adına tesciline karar verilmesi gerekirken, 308 ada 9, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25 ve 28 parsellerin krokide (A) ile gösterilen bölümleri ile 308 ada 30 parselin krokide (A) ve (C) ile gösterilen bölümleri hakkında araştırma ve inceleme yapılmaksızın tespit gibi tescile karar verilmesi doğru değildir.
O halde; mahkemece, yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi fen elemanı ve tesbit tutanağı bilirkişilerinin tümü tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, temyize konu 308 ada 9, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25 ve 28 parsellerin krokide (A) ile gösterilen
bölümleri ile 308 ada 30 parselin krokide (A) ve (C) ile bölümlerinin öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgiler alınmalı, tesbitte saptanan hukuksal olgu dikkate alınarak tutanak bilirkişileri taşınmazlar başında usulün 259. maddesi hükmüne uygun biçimde ayrı ayrı dinlenerek tesbitte saptanan hukuksal olgu ile yerel bilirkişi ve tanıkların beyanları arasında aykırılık varsa duraksamasız giderilmeli, taşınmazlar bizzat mahkemece görülüp, gözlenmeli, gözlem keşif tutanağına aynen yansıtılmalı, özellikle taşınmazınların meyil durumu, fiziksel yapısı, dıştan komşu taşınmazlarla toprak mukayesesi yapılmalı, komşu taşınmazların tesbit tutanağı içeriği ve varsa dayanakları kayıtlarla yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli, komşu taşınmazların tesbitlerine bir kayıt ve belge esas alınmış ise nizalı parsel yönünü sözü edilen kayıt ve belgelerin ne biçimde ve kimin yeri olarak sınır gösterdiği üzerinde durulmalı, uzman bilirkişi fen elemanından keşfi izlemeye, yerel bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye elverişli ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, daha sonra davanın dayanağını oluşturan 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14/son maddesi hükmüne göre davacı taraf ile ortak miras bırakanı ölmüş ise ortak miras bırakanın varsa, dava dışı mirasçılarının onaylı nüfus kayıt örnekleri ilgili Nüfus Müdürlüğünden getirtilerek kimlikleri bu yolla sağlıklı biçimde belirlenip ilgililer adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden salt kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle başkaca taşınmaz mal tesbit yada tescil edilip edilmediği, Kadastro, Tapu Sicil ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorulup saptanmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Malik hanesi boş olan 308 ada 9, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25 ve 28 parsellerin krokide (A) ile gösterilen bölümleri ile 308 ada 30 parselin krokide (A) ve (C) ile gösterilen bölümleri hakkında mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetimi ve davalı Hazinenin 308 ada 14 parsel sayılı taşınmazın krokide (A) ile gösterilen bölümüne yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA,
2- Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetimi ve davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 20/04/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.