YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12044
KARAR NO : 2013/1349
KARAR TARİHİ : 18.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında Ulubağ Köyü 111 ada 1 parsel sayılı, 8.708.533,70 m2 yüzölçümlü taşınmaz, orman niteliği ile Hazine adına tesbit ve tescil edilmiştir. Davacılar, bu taşınmaz içinde zilyetliklerinde bulunan tarlalarının kaldığını iddia ederek ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak bu bölümlerin adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 17.11.2011 tarihli krokide (A1) işaretli 7239,70 m2’lik kısmının tapu kaydının iptali ile … adına, (C1) harfi ile gösterilen 2624,49 m2’lik kısmının tapu kaydının iptali ile Sıddık Yiğit adına, (D1) harfi ile gösterilen 3976,31 m2’lik kısmının tapu kaydının iptali ile … … adına, (E1) harfi ile gösterilen 5301,15 m2’lik kısmının tapu kaydının iptali ile … … adına, (F1) harfi ile gösterilen 2421,14 m2’lik kısmının tapu kaydının iptali ile … … adına, (G1) harfi ile gösterilen 331,93 m2 ve (G2) harfi ile gösterilen 4597,47 m2’lik kısmının tapu kaydının iptali ile … adına, (H1) harfi ile gösterilen 5194,93 m2 ve (H2) harfi ile gösterilen 4418,30 m2’lik kısımların tapu kaydının iptali ile … … adına, (I1) harfi ile gösterilen 1327,17 m2’lik kısmının tapu kaydının iptali ile … Demirer adına, (B1) harfi ile gösterilen 608,87 m2, (B2) harfi ile gösterilen 1743,68 m2, (B3) harfi ile gösterilen 585,32 m2 ve (B4) harfi ile gösterilen 2495,15 m2’lik kısımlarının tapu kaydının iptali ile … … adına tapuya tesciline, (J1) harfi ile gösterilen 12169,31 m2’lik kısmının 103 ada 24 ve 258 sayılı parseller içinde kaldığı anlaşıldığından husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
Orman kadastrosu işlemleri 30.08.2008 – 29.09.2008 tarihleri arasında kısmî ilâna çıkartılarak, bu süre içinde itiraz edilmeyen taşınmazlar yönünden orman kadastro işlemi kesinleşmiştir. Mahkemece; bilirkişi raporuna ekli krokide (A1), (C1), (D1), (E1), (F1), (G1), (G2), (H1), (H2), (I1), (B1), (B2) ve (B3) ile gösterilen kısımların kültür arazisi olduğu ve davacılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, incelenen dosya kapsamına, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporuna göre, mahkemenin değerlendirmesi yerinde değildir.
10.10.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3402 sayılı Kanunun 4/3. maddesi; “çalışma alanında orman bulunması ve 6831 sayılı Orman Kanununa göre orman kadastrosuna başlanılmamış olması halinde, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırlarının tayini ve tespiti kadastro ekibi tarafından yapılır ve bu durum ekip tarafından iki ay önce Orman Genel Müdürlüğüne bildirilir. Buna karşılık, iki ay içinde kadastro komisyonlarınca orman sınırlarının belirlenmemesi halinde, kadastro çalışma alanı sınırları kadastro ekiplerince belirlenir ve çalışmalar bu kanun hükümlerine göre yürütülür.
Kadastro ekiplerince bu şekilde tespit ve ilân edilen yerlerde, orman kadastro işlemleri de ikmal edilmiş sayılır. Orman kadastrosu kesinleşmiş yerlerde bu sınırlara aynen uyulur.” şeklinde iken, 22/02/2005 tarihli ve 5304 sayılı Kanun ile sözü edilen üçüncü fıkra değiştirilmiş ve aynı maddeye 4, 5 ve 6 ıncı fıkralar eklenmiştir. Bu değişiklikte 3. fıkra “çalışma alanında orman bulunması ve 6831 sayılı Orman Kanununa göre orman kadastrosuna başlanılmamış olması halinde, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırlarının tayini ve tesbiti kadastro ekibi tarafından yapılır. Ancak; bu çalışmalarda kadastro ekibine … taşra teşkilatınca görevlendirilecek en az bir orman yüksek mühendisi veya ziraat mühendisinin bildirimden itibaren 7 gün içinde iştirak ettirilmesi zorunludur. Bu çalışmalara; muhtar ve bilirkişilerin katılmaması halinde, çalışmalar resen devam ettirilir.” şeklini almış, eklenen 5. fıkrada ise “çalışma alanındaki ormanların bu ekipçe sınırlandırılma ve tesbitleri yapılarak otuz günlük kısmi ilâna alınır. Bu alanlarda orman kadastrosu yapılmış sayılır” hükmüne yer verilmiştir. yine 27/01/2009 tarihinde yürürlüğe giren 5831 sayılı Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 2. maddesi ile 6831 sayılı Orman Kanununun 7.maddesinin birinci fıkrasının sonuna; “Ancak, henüz orman kadastrosuna başlanılmamış yerlerde, 3402 sayılı Kadastro Kanunu hükümlerine göre belirlenen orman sınırı, orman kadastro komisyonlarınca belirlenen orman sınırı niteliğini kazanır” cümlesi eklenmek suretiyle 6831 sayılı Kanun hükümleri, 3402 sayılı Kanun hükümleri ile uyumlu hale getirilmiştir.
Yukarıda belirtilen kanunların getirdiği bu yeni düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında; dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi uyarınca orman kadastro çalışmalarının yapıldığı, kadastro ekiplerince dava konusu taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tespit ve tescil edildiği ve kamu malı niteliğini kazandığı, 3402 sayılı Kanunun 16/D maddesinde “Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ormanlar, bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde, özel kanun hükümlerine tabi olduğu”nun belirtildiği, bu nedenle ormanlar hakkında özel kanun olan 6831 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği ve 6831 sayılı Kanunun 11/1. maddesinde de, orman kadastrosunun kesinleşmesinden sonra tapulu taşınmazlarda tapu sahiplerinin 10 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açabilecekleri hükmüne yer verildiği, bu ilkelerin H.G.K.’nun 08.06.2005 gün 2005/20 – 327 – 377 sayılı ve 28.06.2006 gün ve 2006/20 – 467 – 494 sayılı kararlarında da aynen benimsendiği anlaşılmakla, davacıların zilyetliğe dayanarak açtığı davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle ile (A1), (C1), (D1), (E1), (F1), (G1), (G2), (H1), (H2), (I1), (B1), (B2) ve (B3) ile gösterilen bölümlere yönelik davanın kabulüne karar verilmesi usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 18/02/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.