YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9478
KARAR NO : 2013/1691
KARAR TARİHİ : 25.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, davalı adına tapuda kayıtlı olan, … Beldesi, … Mahallesi, 168 ada 15 parsel sayılı 331,22 m² yüzölçümlü taşınmazın, 1951 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırı içinde kaldığını ileri sürerek, tapusunun iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın KABULÜ ile tapu kaydının iptaline ve orman niteliğinde Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
… Beldesinde 1951 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosunun bulunduğu, 1990 yılında 80 nolu Orman Kadastro Komisyonunun 3402 sayılı Kanun gereğince yapılacak çalışmalara esas olmak üzere aplikasyon ve 2/B madde uygulamalarına başladığı ve ilân edildikten sonra kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Yörede genel arazi kadastro çalışması 17.08.1993 tarihinde yapılmış, sonuçları 09.06.1994 ilâ 08.07.1994 tarihleri arasında ilân edilmiş, çekişmeli taşınmaz belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve Pozantı Noterliğince düzenlenen 17.08.1989 gün ve 003069 yevmiye nolu zilyetliğin devri senedi nedeniyle … … adına tesbit ve tescil edilmiş, malik … …’un Adana Asliye 6. Hukuk Mahkemesinin 04.03.1991 gün ve 1990/1335 – 117 sayılı karar ile soy ismini … olarak değiştirdiği anlaşılmıştır.
Toplanan deliller, tüm dosya kapsamı ve uzman bilirkişilerin raporundan çekişmeli taşınmazın yörede 1951 yılında yapılan orman kadastro çalışmasında orman sınırları içinde kaldığı, 14/03/2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 sayılı Kanunun 2. maddesi ile 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12. maddesinin 3. fıkrasına eklenen “bu hüküm iddianın ve taşınmazın niteliği ile Devlet ya da diğer kamu tüzel kişilikleri olsa dahi tarafların sıfatına bakılmaksızın uygulanır” hükmü ve 5841 sayılı Kanunun 3. maddesi ile 3402 sayılı Kadastro Kanununa eklenen geçici 10. maddesindeki (Bu Kanunun 12. maddesinin üçüncü fıkrası hükmü, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır.) hükmü, Anayasa Mahkemesinin 12/5/2011 tarih ve 2009/31-77 sayılı kararı ile iptal edilmiş olup, gerekçeli kararın 23/07/2011 tarih ve 28003 sayılı Resmî Gazetede yayımlandığı, hak düşürücü sürenin bu nedenle ileri sürülemeyeceği gözönünde bulundurularak kesinleşmiş tahdit içinde kaldığından orman olduğu saptanan taşınmazın bu niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, Devlet ormanı niteliği ile tesciline karar verilen
taşınmazlar üzerine sınırlı veya ayni hak oluşturacak şekilde hiçbir şerh verilemeyeceğinden, tapu kaydındaki şerhlerin kaldırılmaması doğru değil ise de; bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle; hüküm fıkrasına yeni bir 4. bent olarak ” 4- Dava konusu taşınmazın tapu kaydı üzerindeki tüm şerhlerin kaldırılmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı HMUK’nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A maddesi gereğince davalıdan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 25/02/2013 günü oy birliği ile karar verildi.