Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/9918 E. 2010/1529 K. 10.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9918
KARAR NO : 2010/1529
KARAR TARİHİ : 10.02.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine ve aplikasyona itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 114 ada 45 parsel sayılı 177,81 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile davalı … adına tespit edilmiştir..
Davacı … Yönetimi, çekişmeli taşınmazın 1948 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman tahdit haritası içinde kaldığı, aplikasyon sırasında 1948 yılında yapılan ilk tahdit haritasına uyulmadığı, dava konusu taşınmazın orman tahdit haritası içinde kalan bölümünün tespitinin iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptal edilerek (A) ile işaretlenen bölümünün orman niteliği ile Hazine, (B) ile işaretlenen bölümünün tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 3116 Sayılı Yasaya göre 1948 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra yapılıp kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli değildir. Şöyle ki; hükme dayanak yapılan orman ve fen bilirkişi tarafından ortak yapılan hat uygulamasında 10571-10572-10573-10574-10575-10576-10577-10578-10579-10580 OTSler bir örneği dosyada bulunan tahdit haritası ile gidiş yönü, açı ve mesafe değerleri itibariyle uyumsuzdur. Mahkemece bu yönler üzerinde durularak uyumsuzluk ve çelişkiler giderilmemiştir. Tahdit haritası ile çelişen krokiye dayanılarak hüküm kurulamaz. Bu haliyle uzman bilirkişilerin orman tahdit haritası ve tutanaklarını nasıl uyguladığı net olarak anlaşılamamaktadır.
O halde öncelikle orman kadastro haritalarının yapımında kullanılan eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları bulundukları yerlerden getirtilmeli, hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporunda yörede aplikasyon ve 2/B madde uygulamasının yapıldığı belirtildiğinden çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede aplikasyon ve 2/B madde uygulamasının yapılıp yapılmadığı yapılmış ise aplikasyon ve orman rejimi dışına çıkartma işlemlerine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarını askı ilan tutanakları ile orijinalinden renkli aplikasyon ve orman rejimi dışına çıkarma haritaları Orman Yönetiminden sorulup istenilmeli, daha sonra mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek iki mühendis ve bir harita mühendisinden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi
2009-9918 – 2010/1529
kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 5-6 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, çekişmeli ve komşu taşınmazların kadastro paftası ölçeği ile orman tahdit haritasının düzenlenmesinde kullanılan memleket haritası, hava fotoğrafları, kesinleşmiş ilk tahdit haritası, aplikasyon ve orman rejimi dışına çıkarma haritasının ölçekleri eşitlenerek, 10564, 10565, 10566, 10567, 10568, 10569, 10570,10571, 10572, 10573, 10574, 10575, 10576, 10577, 10578, 10579, 10580, 10581, 10582, 10583, 10584, 10585, 10586, 10587, 10588, 10589, 10590, 10591, 10592, 10593,.10594, 10595, 10696, 10597, 10598, 10599, 10600, 10601, 10602, 10603, 10604, 10605, 10606, 10607, 10608, 10609, 10610, 10611, 10612, 10613, 10614 orman sınır noktalarını gösterir şekilde çekişmeli ve komşu taşınmazların eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları, ilk tahdit haritası, aplikasyon ve orman rejimi dışına çıkarma haritalarına göre konumları 1/5000’lik genel kadastro paftası üzerinde duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı, taşınmazın bu haritalara göre yapılan uygulamalarla ilgili konumlarını ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek ve çekişmeli taşınmazın X ve Y değerlerini gösterir şekilde koordinatlı müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek ve aleyhteki kararı davalı kişi temyiz etmediğinden orman yönetimi yararına oluşan usuli kazanılmış hak ilkesi gözetilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 10.02.2010 günü oybirliği ile karar verildi.