YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/18694
KARAR NO : 2010/979
KARAR TARİHİ : 02.02.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili Av. … Öztok tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, … Köyü 766 parsel sayılı 5250.00 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davalı adına tapuda kayıtlı olduğunu, ancak kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı gibi eski tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritasından da öncesinin orman olduğunu ileri sürerek, davalı adına olan tapu kaydının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece, davanın davacı tarafından kabul edildiği gerekçesiyle çekişmeli parselin davalı adına olan tapusunun iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm davalı … vekili Av. … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescile ilişkindir.
Mahkemece, davalının kimliği tesbit edilerek verdiği 09/02/2006 tarihli dilekçesinde “tarafıma açılmış olan tapu iptali davası ile ilgili 2005/1103 esas nolu dava ile 766 parsel hakkındaki davayı kabul ediyorum. Arazi ile ilgili tarafıma ödenmesi gereken bedel ile ilgili hakkım saklı kalmak kaydıyla gereğinin yapılmasını arz ederim.” şeklinde ki, beyanı esas alınarak bu beyan doğrultusunda herhangi bir araştırma yapılmaksızın davalının davayı kabul ettiği gerekçesiyle hüküm kurulmuşsa da dilekçe içeriğinden davalının taşınmazın orman olduğunu kabul etmediği, ancak taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi durumunda tazminat hakkının saklı tutulmasını istediği görülmektedir. Bu hali ile davalının kabul beyanı H.Y.U.Y.’nın 94/2. maddesi anlamı da davayı sonuçlandıran kabul niteliğinde değildir.
Açıklanan nedenlerle, işin esasına girilip tarafların iddia ve savunmalarına dayalı delilleri toplanıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken … olduğu gibi karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 02/02/2010 günü oybirliği ile karar verildi.