Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/9301 E. 2011/12882 K. 17.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9301
KARAR NO : 2011/12882
KARAR TARİHİ : 17.11.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacılar dava dilekçesinde; sınırlarını bildirdikleri … köyünde bulunan satın aldıkları tapulu ve zilyetliklerinde bulunan taşınmazın tapulama sırasında tespit dışı bırakıldığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adlarına tescili istemiyle, Hazine de, Medeni Yasanın 713/6. maddesi gereği dava konusu taşınmazların Hazine adına tescili istemiyle karşı dava açmıştır. Mahkemece; davacıların davasının kabulüne ve 01.02.2010 günlü fen bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 159986,44 m², (C) ile gösterilen 31191,77 m² ile (D) ile gösterilen 8496,85 m²’lik taşınmazın davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı- karşı davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1983 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında dava konusu taşınmaz tapulama harici bırakılmıştır. Bölgede orman kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece, dava konusu taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacılar yararına zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiği belirtilerek davacıların davasının kabulüne karar verilmiş ise de mahkemenin hükmü yerinde değildir. Şöyle ki; mahkemece, davacıların dayandığı tapu kayıtları ilk oluşumlarından itibaren tüm gittileri ile birlikte ve başka parsellere revizyon görüp görmediği Tapu Sicil Müdürlüğü ve Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünden araştırılarak, yapılan keşifte sınırları tek tek sorularak uygulanmamış, dört sınır itibarıyla taşınmazlara uyup uymadıkları saptanmamış, çekişmeli taşınmazlara komşu olan parsellere uygulanan tapu veya vergi kayıtları getirtilerek taşınmazlar yönünü ne okuduğu denetlenmemiş, dava konusu yerlerin arazi kadastro sırasında paftada sınırları belirtildiği halde neden parsel numarası verilmediği kadastro müdürlüğünden sorulmamış, raporu hükme esas alınan orman bilirkişi çekişmeli yeri memleket haritası üzerinde elle boyayarak aplike etmiş, eski ve yeni hava fotoğrafları ile bu fotoğraflardan elde edilmiş memleket haritaları ile topoğrafik fotogometri yöntemiyle düzenlenmiş kadastro paftası örneği getirtilerek uygulanıp taşınmazların niteliği ile konumu ve tasarruf edilen yerlerden olup olmadığı saptanmamıştır. Eksik araştırma ve incelemeye, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz.
Bu nedenle mahkemece, dava konusu yerlere neden parsel numarası verilmediği sorulmalı, davacıların tutundukları tapu kayıtları ve komşu parsellere uygulanan tapu veya vergi kayıtları ilk oluştukları günden itibaren tüm gittileri, kadastro sırasında başka parsellere revizyon görüp görmediği sorularak, görmüş ise bu parsellere ait tutanak örnekleri ile davalı olanlara ilişkin dava dosyaları, eski tarihli ve 1980’li yıllara ait memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ile topoğrafik fotogometri yöntemiyle düzenlenmiş kadastro paftası örneği ilgili yerlerden getirtildikten sonra önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis, bir ziraat mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte eski tarihli ve 1980’li yıllara ait hava fotoğrafları ile fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları, fotogrometri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği, dava konusu taşınmazlar ile çevresine uygulanıp taşınmazların bu belgelerde niteliğinin ne şekilde görüldüğü, imar, ihya ve zilyetliğinin hangi tarihte başlanılıp tamamlandığı, zilyetlik ve tasarruf edilen yerlerden olup olmadığı taşınmazın bitki örtüsü toprak yapısı ve eğimi belirlenmeli orijinal renkli memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde bir biri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunun çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, taraf tanıkları ve tespit bilirkişiler dinlenerek dayanak tapu kayıtları yöntemince zemine uygulanmalı, uygulama komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, fen bilirkişi tarafından uygulamayı denetlemeye uygun rapor alınmalı, taşınmazların tapu kaydı kapsamında bulunmadığı saptandığı taktirde kadastro tespiti sırasında hangi nedenle tespit dışı bırakıldığı belirlenmeli, orman olarak tespit dışı bırakıldığının anlaşılması halinde bu tür yerlerin zilyetlikle kazanılamayacağı düşünülmeli, zirrat bilirkişiden bilimssel verileri içeren rapor alınmalı, tüm deliller birlikte değerlendirip, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Kabule göre de; Hazinenin karşı davası hakkında olumlu olumsuz karar verilmemiş olması doğru değildir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 17/11/2011 günü oybirliği ile karar verildi.