Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/8314 E. 2011/12989 K. 21.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8314
KARAR NO : 2011/12989
KARAR TARİHİ : 21.11.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi(Müstemir Yetkili)

Taraflar arasındaki kadastrdo tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar … ve arkadaşları tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 28.06.2010 tarih 2010/ 5472- 9102 sayılı bozma kararında özetle; “Dosyada mevcut bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 27.07.2009 tarihli orman bilirkişi raporunda her ne kadar çekişmeli taşınmazın yörede 1949 yılında 3116 sayılı Yasa hükümleri gereğince yapılan orman kadastrosuna göre orman sınırları dışında bırakıldığı bildirilmiş ise de, Jeoloji ve Fotogrametri Mühendisi … tarafından düzenlenen ve dava konusu taşınmazın bulunduğu yeri kesinleşmiş orman kadastrosu, aplikasyon ve 2. madde haritaları, memleket haritası ile tapulama paftası ölçekleri denkleştirilip birbiri üzerine aplike edilerek oluşturulan harita üzerinde gösterir krokiden çekişmeli 784 nolu parselin 1949 yılında 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunda kısmen orman sınırları içinde bırakıldığı, daha sonra 1976 yılında yapılan aplikasyon ve 2. madde uygulaması sırasında 3116 sayılı Yasa gereğince yapılan orman tahdidinin hatalı olduğu tespit edilerek Teknik İzahatnemenin 49. maddesi gereğince ölçü karnesindeki ölçü değerlerinin yanlış olduğunu tespitle araziye uyumlu olan hattı aplike ederek yeni bir orman kadastro sınırı belirlendiği ve 3116 sayılı Yasa gereğince yapılan orman kadastrosu sırasında dava konusu taşınmazın (A) ile gösterilen kısmı dışında kalan kısmının da içinde bulunduğu bir kısım yerin orman sınırları dışına çıkarıldığı, bir kısım yerin ise orman sınırları içine alındığı anlaşılmaktadır. Dosyada mevcut 3116 sayılı Yasa gereğince yapılan orman tahdidine ilişkin tahdit belgeleri ve tahdit haritası incelendiğinde 3116 tahdit tutanakları ile tahdit haritasının birbiri ile uyum içinde olduğu, tahdit haritasının tutanaklar esas alınarak düzenlendiği; Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü gereğince burada bir düzeltme yapılamayacağı; çünkü sınırlandırma tutanakları ile orman kadastro haritasında bir farklılık bulunmadığı sabittir. Ayrıca 1744 sayılı Yasa gereğince yapılan aplikasyon ve 2. madde uygulama tutanakları incelendiğinde tahdit haritasının değiştirilmesi için hiçbir neden gösterilmediği, zeminde 1981 – 1982 – 2189 ile 2176 orman sınır noktalarının yerlerinin değiştirildiği anlaşılmak olup hiçbir neden gösterilmeksizin tahdit haritası ve tutanaklarının uygulanmasında değişiklik yapılamaz. Aplikasyon yeni bir kadastro işlemi olmayıp, o yerde daha önce yapılan orman kadastrosuna ait tutanaklar ile bu tutanaklarda tanımlanan ölçü değerleri, açı ve mesafeleri yazılı OSN’larının bulunup yeniden ihyası ile orman kadastro haritası ve tutanaklarının güncelleştirilmesi işlemidir. Aplikasyon işlemi ile orman sınırları daraltılamaz ya da genişletilemez.
1949 yılı orman kadastro haritası ile 1976 yılı aplikasyon haritasında çok açık farklılıklar vardır. 1949 haritasında 2183 nolu orman sınır noktasının 1976 haritasında daha kuzeye ve çok uzak yerlere konulduğu, aynı şekilde 2188 – 2189 – 1982 orman sınır noktalarının da daha güneye çekildiği ve böylece çekişmeli taşınmazın orman sınırları dışına çıkarıldığı, 1976 yılı aplikasyon uygulaması sırasında 3116 tahdidi sırasında orman sınırları dışında bırakılan alanın bir bütün olarak batıya doğru kaydırıldığı güneyde orman tahdit sınırları içinde orman alanı olarak bırakılan kısmın ise daha güneye kaydırılarak orman sınırları dışına çıkarıldığı ve haritaların birbiri ile çakışmadığı görülmektedir.
Çekişmeli … köyü 101 ada 784 sayılı parselin 1949 yılında 3116 Sayılı Yasa gereğince yapılan orman tahdidine göre (A) ile gösterilen kısmının tahdit dışında ziraat alanı , bu kısım dışında kalan yerlerin ise tahdit içinde orman alanı olduğu belirlendiğine ve 1976 yılında yapılan ve kesinleşen işlem bir aplikasyon işlemi olup aplikasyon işlemi ile orman sınırları daraltılamayacağından dava dosyasının önceki fen bilirkişisine verilerek, kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan ve kalmayan bölümlerin ayrı ayrı yüzölçümlerinin hesaplattırılıp kararın infazına uygun kroki düzenlettirildikten sonra tahdit içinde kalan kısmın orman vasfı ile Hazine adına, tahdit dışında kalan kısmın da tespit gibi davalılar adına tesciline karar verilmesi gerekirken, tahdit haritası ile uyumlu olamayan aplikasyon haritasına değer verilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra orman yönetiminin davasının kabulüyle 101 ada 784 parselin (D) ile gösterilen 15755,55 m2’lik kısmının orman vasfıyla Hazine adına, (B) ile gösterilen 11086,29 m2’lik kısmının tespit gibi bağ vasfıyla 12 hisse kabul edilerek 4’er hissesinin … ve …; 1’er hissesinin … …, …, … ve … … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar … ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1949 yılında 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre orman kadastrosu, 1976 ve 1984 yıllarında aplikasyon, 2. ve 2/B madde, 1995 yılında 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre aplikasyon ve 2/B madde uygulaması yapılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 21/11/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.