Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/18797 E. 2010/1163 K. 04.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/18797
KARAR NO : 2010/1163
KARAR TARİHİ : 04.02.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacı … Yönetimi, 21.09.2005 günlü dilekçesiyle … Köyü 119 ada 385 parsel sayılı 5345,55 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tapuda davalılar adına kayıtlı olduğunu, yörede 1979 yılında yapılan ve 1980 yılında kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığını ve işlemin kesinleştiğini belirterek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescili, davalının el atmanısının önlenmesi istemiyle dava açmıştır. Hazine taşınmazın kesinleşmiş orman kadasrosu sınırları içindeki devlet ormanı olduğu gibi eski tarihli haritalarda orman olarak netilendiği, tapu kaydını iptali ve taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tescili istemiyle davaya katılmıştır. Mahkemece, çekişmeli parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırlaır dışında bırakıldığı ve orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Orman Yönetiminin iddiasına göre kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın katılan Hazine yönünden öncesi özel mülkiyete konu olmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer olması nedeniyle tapu kaydının iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1979 yılında 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayıl Yasanın 7 ve devamı maddelerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda, dava konusu taşınmaz orman sınırları dışında bırakılmış, 2000 yılında yapılan ve 11.01.2001 tarihinde kesinleşen arazi kadastrosunda ise davalı adına özel mülk olarak tesbit ve yolsuz olarak tescil edilmiştir.
Hükme dayanak yapılan raporda çekişmeli parselin kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kaldığı eski tarihli memleket haritasında orman olarak nitelendirilmediği bildirilmiş, diğer taraftan aynı raporla dava konusu parselin % 20 eğimli üzerinde kestane kökleri ve ağaçları ile yaban elması kaplı eylemli orman alanı olduğu açıklanmıştır. 02.12.2003 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 4999 Sayılı Yasanın 3. maddesi ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. Madde 1. fıkrası “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanların, hususi ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırlarının tayini ve tespiti ile 2’nci madde uygulamaları ile ilgili olarak kadastrosu kesinleşmiş yerlerde tespit edilen fenni hataların düzeltilmesi işleri orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” hükmü
2009/18797 – 2010/1163
getirilmiş ve bu hükümle daha önce sınırlaması yapılmış olup da her hangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların kadastrosunu yapma görev ve yetkisini … ve 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Kanununa Göre Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmelik’in 10. maddesinin (a) bendinde orman kadastro komisyonlarının aynı görev ve yetkisi tekrarlandıktan sonra 26/h Maddesinde “Her hangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanlar,”ın devlet ormanı olarak sınırlandırılacağı öngörülmüştür.
O halde, yüsek eğimli kestane ağaçları ve yaban elması ağaçları ile kaplı çekişmeli parselin 6831 Sayılı Yasanın 1. Maddesinin 1. fıkrası gereğince orman sayılan yerlerden olması nedeniyle bu tür yerlerin 05.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23 ve 26. maddeleri hükümlerine göre orman sınırı içine alınması gerektiği, bu tür yerler herhangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış olsa da taşınmazın orman olma niteliğini ortadan kaldırmayacağı, özel mülkiyete konu olamayacağından, 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7/1 maddesi gereğince herhangi bir nedenle sınırlama dışında kalmış orman olması nedeniyle her zaman orman olarak sınırlandırılabileceği gözetilerek, Orman Yönetiminin ve Hazinenin davasının kabulüyle, çekişmeli parselin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, Orman Yönetimi ile Hazine arasında kesin hüküm oluşturacak ve Orman Kadastro Komisyonlarına 4999 Sayılı Yasa ile verilen orman kadastrosu yapma görev ve yetkisini ortadan kaldıracak biçimde davanın reddi yolunda karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran Orman Yönetimine iadesine 04.02.2009 günü oybirliğiyle karar verildi.