YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8089
KARAR NO : 2011/8361
KARAR TARİHİ : 29.06.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar …, …, …, …, …, … ve … ile … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri … köyünde bulunan toplam 10 parça taşınmazın kök muris … ‘den kaldığı, davalıların taşınmazları kullandıkları, kendilerini taşınmazlara yaklaştırmadıkları iddiasıyla davalıların hisselerine müdahalesinin önlenmesine karar verilmesini talep etmişlerdir. Asliye Hukuk Mahkemesinde davacılar tarafından açılan dava, çekişmeli taşınmazlar hakkında tutarak düzenlendiği gerekçesiyle kadastro mahkemesine devredilmiştir. Bu dava yargılama sırasında davacı …’nin … Köyü 132 ada 27 ve 117 ada 62 parsellere yönelik açtığı kadastro tespitine itiraz davası ile birleştirilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 1) … ili, Mudurnu ilçesi, … köyü 132 ada 27 nolu parselin kadastro tutanağının iptali ile; 9/36 payın …, 9/36 payın …, 9/36 payın … (… oğlu ), 3/36 payın … (… oğlu), 3/36 payın … (… oğlu), 3/36 payın … (… oğlu) adına tapuya kayıt ve tesciline, bu parsel üzerindeki 2 katlı ev havuz ve ağaçların beyanlar hanesinde …’ye ait olduğunu şerh verilmesine, 2) … ili, Mudurnu ilçesi, … köyü 117 ada 62 nolu parselin kadastro tespitinin iptali ile; 15/24 …, 3/24 …, 3/24 …, 1/24 … (… oğlu), 1/24 … (… oğlu), 1/24 … (… oğlu) adlarına tapuya kayıt ve tesciline, birleşen dava dosyası yönünden, 3) … ili, Mudurnu ilçesi, … köyü 122 ada 42, 117 ada 59, 145 ada 43 nolu parsellerin kadastro tespitinin iptali ile; 21/72 şer hisse … ve …, 7/72 şer hisse … ve …, …, 3/72’şer hisse …, … ve … adlarına tapuya kayıt ve tesciline, 4) … ili, Mudurnu ilçesi, … köyü 117 ada 16 nolu parselin kadastro tespitinin iptali ile; 21/72 şer hisse … ve …, 7/72 şer hisse … ve …, …, 3/72 şer hisse …, … ve … adlarına tapuya kayıt ve tesciline, bu parsel üzerindeki ev samanlık ve ahırın beyanlar hanesinde …’ ye ait olduğunun şerh verilmesine, 5) … ili Mudurnu ilçesi … köyü 145 ada 16 nolu parselin kadastro tespitinin iptali ile; 3/72 şer hisse …, …, 21/72 şer hisse …, …, 8/72 şer hisse …, …, … adlarına tapuya kayıt ve tesciline, 6) … ili, Mudurnu ilçesi, … köyü 132 ada 33 nolu parselin kadastro tespitinin iptali ile … oğlu … adına tapuya kayıt ve tesciline, 7) … ili, Mudurnu ilçesi, … köyü 118 ada 4, 145 ada 33, 117 ada 54 nolu parsellerin kadastro tespitinin iptali ile; 3/12 …, 3/12 …, 2/12’şer … …, … …, … adına tapuya kayıt ve tesciline, 117 ada
54 nolu parselde bulunan Ahşap ev samanlık ahırın beyanlar hanesine …, … ve …’ ye 1/3 er hisse olarak ait olduğunun şerh verilmesine, 8) … ili, Mudurnu ilçesi, … köyü 117 ada 64 nolu parselin kadastro tespitinin iptali ile; 99/432 …, 99/432 …, 99/432 şer pay …, …, …, 45/432 şer pay … … … adına tapuya kayıt ve tesciline 9) … ili, Mudurnu ilçesi, … köyü 117 ada 24 nolu parselin kadastro tespitinin iptali ile; 3/18’şer paylarla …, …, …, …, …, 1/18’şer paylarla … oğlu …, …, … adına tapuya kayıt ve tesciline, karar verilmiş, hüküm davalılar …, …, …, …, …, … ve … … ile … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hükme yeterli değildir. Şöyle ki; çekişmeli taşınmazlar asliye hukuk mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek kadastro tutanakları malik hanesi açık olarak kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Bu nedenle 3402 sayılı Yasanın 30/2 madde hükmüne göre kadastro mahkemesince re’sen yapılacak araştırma ile taşınmazların niteliği ve maliklerinin belirlemesi zorunlu olduğu halde çekişmeli taşınmazların niteliğinin belirlenmesi amacıyla ziraat bilirkişisinden rapor alınmamış ve çekişmeli 145 ada 16 ve 33 parsel ile 117 ada 64 parsel sayılı taşınmazlar devlet ormanına sınır olduğu halde bu taşınmazlar yönünden de orman araştırması yapılmamıştır.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
Mahkemece, öncelikle çekişmeli taşınmazların tutanak asılları malik hanesi açık olarak kadastro mahkemesine devredildiğinden dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiye Hazineye tebliğ edilip husumet yaygınlaştırılmalı, Hazineden delil ve belgeleri istenmeli daha sonra 145 ada 16 parsele uygulanan 140, 145 ada 33 parsele uygulanan 462 ve 117 ada 64 parsele uygulanan 507 tahrir nolu vergi kaydı kaydının revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları, komşu parsel tutanak ve dayanakları, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli yer ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazların bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan; bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı dayanak vergi kayıtları çalılık ve toyla (tepe) gibi genişletilebilir sınırları da içerdiğinden, komşu kayıtlardan yararlanmak ve sabit sınırdan başlamak üzere yöntemince zemine uygulanıp, 3402 sayılı Yasanın 20/C ve 32/3 maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamı belirlenmeli; asıl taşınmazın kapsamı orman veya ormandan açma değil ise, miktar fazlasının, sınırda bulunan eylemli ormandan açma yapmak suretiyle oluştuğu kabul edilmelidir.
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, 145 ada 16 ve 33 parsel ile 117 ada 64 parsel sayılı taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı belirlenir ise bu defa mahkemece zilyetlik araştırması yapılması gereken 118 ada 4, 122 ada 42, 117 ada 16, 24, 54, 59, 62, 132 ada 27 ve 33 parsel sayılı taşınmazlarla birlikte bu taşınmazlar yönünden de zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak; yapılacak keşifte tarım uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmazlar başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar (gerçek kişiler) yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacılar yanında, (murisler) yönünden de Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlükleri ile Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı yasanın 03.07.2005 gün 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Sonuç; Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar …, …, …, …, …, … ve … … ile … …nin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 29/06/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.