YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14721
KARAR NO : 2011/1206
KARAR TARİHİ : 16.02.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 24.03.2010 gün ve 671-3785 sayılı kararında özetle; “… Köyü 179 ada 27 parsel hakkında açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, mahkemece kesinleşmiş orman kadastrosuna dayalı olarak araştırma inceleme yapılarak karar verildiği, oysa Hazine tarafından taşınmazın öncesi itibariyle orman olması nedeniyle zilyetlikle kazanılamayacağının iddia edildiği, gerçekten de çekişmeli taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesine göre orman içi açıklık konumunda olduğu ve zilyetlikle kazanılamayacağı” açıklanmıştır. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın KABULÜNE ve dava konusu taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3116 Sayılı Yasaya göre 1944 yılında seri bazda yapılıp kesinleşen orman kadastro çalışmaları ile 1975 yılında 1744 Sayılı Yasaya göre yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması vardır.
Hükmüne uyulan bozma ilamı gereğince yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın eski tarihli resmi belgelerde orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığına göre … biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 Sayılı Yasaya eklenen 36/A. maddesinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve aynı yasının 17. maddesi ile 3402 Sayılı Yasaya eklenen geçici 11. maddesine göre; “bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 5. ve 6. paragrafının hükümden
çıkarılarak, bunun yerine “6099 Sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 23.02.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.