Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/18349 E. 2010/401 K. 21.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/18349
KARAR NO : 2010/401
KARAR TARİHİ : 21.01.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : … … MİR. … VE ARK.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar … ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … Yönetimi 10.05.2001 günlü dilekçesiyle; tapuda Davalılar murisi adına kayıtlı … Köyü 107 ada 7 sayılı parselin orman sayılan yerlerden olduğunu, bu niteliği gözetilmeden davalılar adlarına tesbit edilip yolsuz olarak tapuya tescil edildiğini, davalılar adına olan tapu kaydının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, davalılar murisi adına olan tapu kaydının iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptal tescile ilişkindir.
1993 yılında yapılan kadastroda Çekişmeli … Köyü 107 ada 7 parsel sayılı 10871 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğiyle 8 dönüm yüzölçümündeki 1981 yılı vergi beyanı ile … … adına tesbiti 26.10.1993 tarihinde itirazsız kesinleşerek tapuya kayıt edilmiştir.
Çekişmeli parselin bulunduğu yerde dava tarihine kadar orman kadastrosu yapılmamıştır.
Her ne kadar karara dayanak yapılan uzman bilirkişi raporunda çekişmeli parselin orman sayılan yerlerden olduğunun bildirildiği gerekçe olarak gösterilmişse de, hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporunda çekişmeli parselin, öncesi itibariyle meşelik olduğu, eğiminin %7-10 olduğu ve sonuç olarak orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmiştir.
Diğer taraftan, mahkemece çekişmeli parselin komşuları olan taşınmazların tesbit tutanakları ve dayanakları getirtilmemiş, çekişmeli parselin bulunduğu yeri ne olarak nitelendirdikleri araştırılmamış, hükmen dayanak yapılan uzman bilirkişi raporunda çekişmeli parselin öncesi itibariyle yapraklı çalılık rumuzu ve yeşile boyanarak gösterilen alanda yer aldığı belirtildiği ve taşınmazın işaretlendiği yerde yüksekliği belirten münhaniler oldukça sık geçtiği halde eğimin ne şekilde %7-10 olduğu tartışılmamış, eğim teknik aletler yardımıyla ve münhaniler yardımıyla ölçülmemmiş, taşınmazın üzerinde önceden bulunduğu bildirilen meşelerin türü, maki yada orman ağacı olup olmadığı araştırılmamış, taşınmazın konumu komşu parseller ve geniş çevresi ile birlikte memleket haritasında işaretlenmemiştir.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785, 5658, 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece hangi nitelikteki taşınmazların devlet ormanı sayılacağını göstermiş ve devlet ormanlarının kadastrosunun yapılmasını öngörmüştür. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuş ve iadenin koşulları aynı yasada gösterilmiştir.
-2-
2009/18349-2010/401

Yüksek eğimli funda ve makilerle kaplı alanlar orman ve toprak muhafaza karakteri taşıması nedeniyle 6831 Sayılı Yasanın 1/J maddesi kapsamı dışında aynı yasanın 1. maddesinin 1. fıkrası gereğince orman sayılan yerdir. Bilimsel ve teknik olarak ve 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/P maddesi gereğince eğimi % 12’yi geçen yerler orman ve toprak muhafaza karakteri taşıdığından aynı yönetmeliğin 26/i bendi gereğince orman olarak sınırlandırılır.
O halde, Mahkemece, çekişmeli parselin komşu parsel ve dayanakları, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılarak inceleme ve keşifte çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğraflarında ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; taşınmazın bitki örtüsü, üzerindeki ağaçların cinsi sayısı, kapalılık, hakim ağaç türü, maki cinsi meşe yada orman ağacı olup olmadığı detaylı olarak saptanmalı, eğimi eğim ölçer klizimetre ve memleket haritasındaki münhaniler yardımıyla teknik olarak ölçülmeli, tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu, yukarıda değinilen memleket haritası, amenajman ve hava fotoğrafları fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; taşınmazın orman içi açıklığı olup olmadığı üzerinde durulmalı; tüm deliller birlikte değerlendirip, oluşacak sonuç çerçevesinde orman içi açıklıkların özel mülkiyete konu teşkil edecek biçimde tapuya tescil edilemeyeceği, etrafındaki orman alanları ile bütünlük arz eden ve orman sayılan yerlerden olduğu düşünülerek bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar … ve …’ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 21/01/2010 günü oybirliği ile karar verildi.