YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11734
KARAR NO : 2013/19298
KARAR TARİHİ : 24.10.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, kesilen yaşlılık aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin tespitiyle, Kuruma borçlu olmadığına ve aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlerine göre, davacının tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı, 3090 gün 506 sayılı Yasa, 551 gün 1479 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmaları dolayısıyla 1.12.1995 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasa kapsamında yaşlılık aylığı almaya başladığını, ancak Kurumun 16.3.2010 tarihli işlemi ile vergi kaydının bulunmadığı gerekçesi ile 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığının iptal edilmesi neticesinde geriye yönelik 10 yıla tekabül eden 47.780,06 TL’nin tahsilinin talep edildiğini, vergi kaydının bulunduğunu bu nedenle 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığının geçerli olduğundan yaşlılık aylığınının geçerli olduğunun tespiti ile, yersiz aylık ödemesine ilişkin borçtan sorumlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile hükümde yazılı şekilde karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 11.11.1991 tarihinde Kurum kayıtlarına intikal eden işe giriş bildirgesi uyarınca 20.4.1982-31.10.1983 tarihleri arasında1479 sayılı Yasa kapsamında konfeksiyon işi nedeni ile kayıt ve tescilinin yapıldığı, davacının 1.7.1977-1986/3 tarihleri arasında vergi kaydına esas olan işyerinden 1752 gün 506 sayılı Yasa’ya tabi çalışmasının olduğu, 1.1.1992-30.9.1995 tarihleri arasında ise 506 sayılı Yasa kapsamında isteğe bağlı sigortalı olduğu, her ne kadar işe giriş bildirgesi ekinde … Vergi Dairesinden vergi kaydı olduğuna dair belge mevcut ise de, davacının vergi kaydının olmadığının Kurumca ve mahkemece tespit edildiği, davacının 1479 sayılı Yasa’ya tabi işin geçtiği işyerinde 506 sayılı Yasa kapsamında çalışmalarının olduğu, aynı işyerine ilişkin eşi …’a ait vergi kaydının bulunduğu, davacının eşine ait işyerinde 506 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olarak çalıştığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, davacının vergi kaydının olmadığı 20.4.1982-31.10.1983 tarihleri arasındaki esnaf … sigortalılığının geçerli olup olmadığı hususunda toplanmaktadır.
Somut olayda, ilgili vergi dairesi yazılarından da anlaşılacağı üzere davacının tescile konu dönemde vergi kaydının bulunmadığı sabittir. Prim ödemek sureti ile sigortalılık koşullarının oluşmadığı dönem için esnaf … sigortalılığı elde edilmesi mümkün olmayıp, … sigortalılığının iptali halinde ise, …. çalışmaların tek başına aylık almak için yeterli olmayıp, davanın reddi yerine yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine, 24/10/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.