YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/310
KARAR NO : 2012/16796
KARAR TARİHİ : 08.10.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine, malüllük aylığının bağlanarak ödenmeyen maaşının yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının taşeron firma durumundaki … … adlı iş yerinde sigortasız olarak çalışırken 29/12/2006 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespiti, iş kazası geçirdiği tarihten itibaren yasada düzenlenen haklardan yararlandırılması, bağlanacak iş göremezlik ödeneğinin yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece,davanın doğrudan …’nı ilgilendirmesi, özel yetki düzenlemesi bulunmaması, HUMK’nun genel hükümleri çerçevesinde, kurumun kendi avukatları ile kendisini temsil etme imkanına sahip olması, … Kastamonu Şubesinin bulunduğu mahkememizin de davaya yetkili olması, yetki için şubeye ait işlemin şart olmaması ve bu durumun yerleşik Yargıtay içtihatları ile de açık olması nedeniyle davalı kurumun yetkisizlik itirazının reddine ve davacının, 1286355.35 sicil numaralı iş yerinde hizmet akdine bağlı olarak çalışırken, 29.12.2006 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğu ve bu bağlamda 5510 S.Y’nın 16. maddesinde düzenlenen haklardan yararlandırılması gerektiğinin tespiti ile; iş kazası tarihinden itibaren bağlanacak iş görmezlik ödeneğinin, 03.12.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalı kurumdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, 27/09/2006 tarihli bildirge ile davacının dava dışı … nolu iş yerinde 27/09/2006 tarihinde işe girdiğinin bildirildiği, 2006/9. ayda dava dışı … nolu iş yerinden 4 gün, 2006/10 ayda yine dava dışı … nolu iş yerinden 3 gün ve 2006/10 ayda dava dışı … nolu iş yerinden 10 gün bildiriminin yapıldığı, kazanın gerçekleştiği 1286355.35 sicil numaralı iş yerinden ise hiç bildiriminin yapılmadığı, davacının kazadan sonra El … travmatoloji Hastanesi ile Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi gördüğü, Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 14/06/2010 tarihli Sağlık Kurulu raporunda davacının mevcut hali ile çalışabilmesinin uygun olmadığının ve 2 ay sonra kontrolüne karar verildiğinin bildirildiği ve davacının geçirdiği kazanın 18/10/2007 tarihinde … İzmir İl Müdürlüğüne bildirildiği anlaşılmıştır.
İş kazasının tespitine yönelik davada işveren konumunda bulunan … … adlı iş yerinin 506 sayılı Yasa’nın 26 ve 27. maddeleri gereğince davada zorunlu hasım olduğu ve bu davanın hak alanını ilgilendirdiği dikkate alınmaksızın yöntemince davaya dahil edilmek suretiyle yargılamanın devamı gerekirken, taraf teşkili yapılmadan işverenin yokluğunda davanın sonuçlandırılması doğru değildir.
Bu nedenle, mahkemece yapılacak iş işveren firmayı davaya yöntemince dahil edip taraf teşkilini sağladıktan sonra yargılamaya devam etmektir.
Ayrıca, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 5. maddesinde “İş Mahkemelerinde açılacak her dava, açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medeni Kanunu gereğince ikâmetgahı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği gibi işçinin işini yaptığı iş yeri için yetkili mahkemede de bakılabilir. Bunlara aykırı sözleşmeler muteber sayılmaz” hükmü öngörülmüştür. Görülüyor ki madde de önce davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılacağına ilişkin Usul Kanununda öngörülen genel kural tekrarlanmış, bununla yetinilmeyerek davanın işçinin işini yaptığı iş yerinin bulunduğu yer İş Mahkemesinin de yetkili olduğu hükme bağlanmıştır. İşçiyi korumak ve kolaylık sağlamak amacıyla düzenlenen bu özel yetki kuralı uyarınca sigortalı işçi (veya işveren) seçimlik hakka sahip bulunmakta, davayı dilerse davalının yerleşim yerinde, dilerse işini yaptığı iş yerinin bulunduğu yer mahkemesinde açabilmektedir.
Somut olayda; davacının işini yaptığı iş yeri kazanın meydana geldiği yer olan İzmir’dir. Davalı … Başkanlığının ikametgahı ise Ankara olup Kurumun şubeleri bulunmaktadır. Ancak Kurum şubelerinin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili sayılabilmesi için Kurum şubesinin yaptığı bir işlemin bulunması gerekir. Davaya konu olayda Kurumun Kastamonu şubesi tarafından yapılan bir işlem bulunmamaktadır.
Bu nedenle, kabule göre, Kastamonu … İl Müdürlüğü tarafından yapılan bir işlem bulunmadığından ve davacının işini yaptığı iş yeri de Kastamonu’da bulunmadığından yetkisiz mahkemece davaya bakılması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 08/10/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.