Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/14356 E. 2013/6081 K. 27.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14356
KARAR NO : 2013/6081
KARAR TARİHİ : 27.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine vekili, kadastro ile davalı adına tesbit ve tescil edilen …. Köyü 3656,88 m² yüzölçümlü 539 ada 6 parsel sayılı taşınmazın, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan imar ve ihya edilmeyen taşlık ve kayalık yerlerden olduğu, davalı adına zilyetlikle kazanım şartlarının bulunmadığı iddiasıyla, taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir.
Davalı, taşınmazın babasından kendisine intikal ettiğini ve zilyetliklerinin 70 yıldır sürdüğünü belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taşınmazın imar ve ihyasının 20 yılı aşkın süre önce tamamlandığı ve zilyetliğe dayalı olarak şahıs adına tescilinin mümkün olduğu gerekçeleriyle davanın reddine ilişkin verilen karar, davacı Hazine vekilince temyiz edilmekle, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 08.02.2010 gün 2009/13758-1224 sayılı kararı ile “… Taşınmazın güneyinde ve kısmen de doğusunda Devlet ormanı bulunduğu, orman tahdidinin yapılıp yapılmadığı ve taşınmazın niteliği itibariyle orman sayılan yerlerden olup olmadığı konusunda araştırma yapılmamış olmasının, komşu olan parsellere ilişkin kadastro tutanak ve varsa dayanak kayıtları getirtilmeden ve dayanaklarının bulunması halinde çekişme konusu taşınmazı ne şekilde gösterdiği saptanmadan neticeye gidilmiş olmasının ve 3402 sayılı Kanunun 14. maddesi hükmündeki sulu ve kuru topraktaki sınırlamalar yönünden davalı adına tesbit veya tescil yapılıp yapılmadığının saptanmamış olmasının doğru olmadığı…” gereğine değinilerek bozulmuştur.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanılabilecek yerlerden olmadığı savına dayalı olarak kadastrodan önceki sebeplerle açılan tapu iptal ve tescil davasıdır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 21.05.1992 tarihinde ilân edilip kesinleşen orman kadastrosu vardır. Daha sonra 18.01.2007 tarihinde ilân edilip kesinleşen 4999 sayılı Kanunun 9. maddesi gereğince fennî hataların düzeltilmesi çalışması yapılmıştır.
Yörede 18.06.2006 tarihide yapılıp 29.03.2007 – 30.04.2007 tarihleri arasına ilân edilerek kesinleşen genel arazi kadastro çalışmalarında çekişmeli taşınmaz, senetsizden 20 yıldan fazla aralıksız ve nizasız malik sıfatıyla zilyet bulunduğundan, davalı adına tesbit ile itiraz edilmeksizin kesinleşerek tapu siciline tescil edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından orman kadastrosuna, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırma sonucunda, çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen davalı yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 27/05/2013