YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16451
KARAR NO : 2012/16874
KARAR TARİHİ : 09.10.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVALILAR :
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, bozma üzerine ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların tüm, davacının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, davacının 6.8.1994 – 10.9.2002 tarihleri arasında davalı işverene ait çiftlikte geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının 1.3.1997 – 1.11.1997 tarihleri arasındaki dönemde 192 gün, 1.3.1998 – 1.11.1998 tarihleri arasındaki dönemde 192 gün, 1.3.1999 – 1.11.1999 tarihleri arasındaki dönemde 192 gün, 1.3.2000 – 1.6.2000 tarihleri arasındaki dönemde 72 gün olmak üzere toplam 648 gün sigortalı olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesinde, bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında; resmi belge veya yazılı delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması, salt, bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması, inandırıcı olmaları koşuluyla, Kuruma bildirilen dönem bordroları,tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken işverenler tarafından Kuruma bildirilen komşu işyerleri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kimi diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 1.6.2000 tarihinden sonra 2926 sayılı Kanun kapsamında, 10.2.2004 tarihinden sonra da 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğu, 1984/1. dönemden 23.5.1984’e kadar 126 gün, 1.12.1996 – 26.12.1996 tarih aralığında 25 gün başka işyerlerinde geçen 506 sayılı Kanun kapsamında çalışmalarının bulunduğu, davacının çalışmalarının geçtiği iddia olunan dava konusu çiftliğin 180.000,00 metrekarelik bir çiftlik olduğu, miras yolu ile davacıya ve kardeşlerine intikal eden bir yer olduğu, davacının fındık bahçesinin tamamını topladığı ve kardeşler arasında paylaştırdığı; davacının, çiftlik içinde davalıya ait kargir evde kaldığı; tanık beyanlarından (özellikle davalının dayısı Yılmaz Sağra’nın) davacının, davalının taşınmazlara bakıp gözettiği ve bekçilik yaptığının belirtildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda; davacının, 1.12.1996-26.12.1996 tarihleri arasındaki farklı iş yerinde geçen çalışmaları nedeniyle 27.12.1996 tarihinden önceki çalışma iddiasının 5 yıllık hak düşürücü süreye uğradığı kararı yerindedir. Ancak; davacının, davalının çiftliğindeki taşınmazlara bakıp gözetmesi ve bekçilik yapması, bekçilik işinin süreklilik arz eden bir iş olması karşısında, her yıl Mart-Kasım arası çalışması gerektiği belirtilerek 27.12.1996 tarihinden sonra her yıl 4 aylık çalışmaların dışlanması hatalı olmuştur.
Ayrıca sosyal güvenlik sistemimizde çifte sigortalılık mümkün olmayıp çakışan sigortalılık olarak adlandırılan böyle durumlarda; 2926 sayılı Kanunun 6/b maddesi gereğince sigortalının başka bir sosyal güvenlik kanununa tabi olarak çalışmaya başlaması halinde tarım … sigortalılığı bir gün önce sona erer. Aynı şekilde başka bir sosyal güvenlik kanununa tabi olarak çalışmakta iken, bu çalışma sona ermeden 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olmak mümkün değildir. Bu nedenle davacının 1.6.2000 tarihinden sonra 506 sayılı Kanun kapsamındaki çalışmaları devam ettiğinden bu tarihten sonra 506 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığa öncelik verilerek, 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı kabul edilmesi gerekirken, bu sürenin reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş: davacının yaptığı işin sürekliliği de göz önüne alınarak 27.12.1996 tarihinden itibaren yıllık 4 aylık süre dışlanmaksızın ve 2926 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılık ile çakışma durumunda da 506 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığa öncelik vererek hüküm kurmaktan ibarettir
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 09/10/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.