YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5629
KARAR NO : 2010/13431
KARAR TARİHİ : 29.11.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki kayıt-kabul davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av. … gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı şirketin dava dışı ve 22.12.1999 tarihinde TMSF’ye devir olunan Yurt Bank A.Ş’den kredi kullandığını ve kredi borcunu ödemediği, bu arada Yurt Bank’ın hakim ortaklarına ait şirketler arasında 01.01.1998 tarihinde borcun nakli anlaşması yapılıp, davalının borcunun dava dışı … A.Ş tarafından üstlenildiği, bankanın merkez şubesinin 29.12.1998 tarihli yazısı ile bu işleme onay verildiği, ancak bankanın fona devri ile yapılan incelemede açıklanan borcun nakli işleminin usulsüz olduğunun tespiti üzerine 01.01.1998 tarihli protokolün iptal olunduğunu ve kredi alacağının masaya kaydı için yapılan müracaatın ret edildiğini iddia ederek 17.067.315.20 TL alacağın masaya kayıt ve kabulünü talep ve dava etmiştir.
Davalı müflis … A.Ş iflas idaresi savunmasında, şirketin dava dışı Yurtbank A.Ş’ye olan borcunu dava dışı … A.Ş’nin üstlendiğini ve bankanın borcun nakline izin vererek kendilerini ibra ettiğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporuna göre davalı şirketin borcunun 01.01.1998 tarihli sözleşme ile dava dışı … A.Ş’ne nakledildiği ve 29.12.1998 tarihli yazı ile bu naklin kabul edilerek davalı borçlunun ibra edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı TMSF, Bankacılık Kanunu uyarınca fona devir edilen dava dışı Yurtbank A.Ş’nin müflis şirketten olan kredi alacağının 01.01.1998 tarihli protokol ile dava dışı … A.Ş’ne naklinin ve bu nakle izin veren 29.12.1998 tarihli yazının bankanın hakim ortaklarının usulsüz işlemleri örtmek amacına yönelik olduğu için 4389 sayılı yasanın 15-7-b maddesine aykırılık teşkil etmesi nedeniyle iptal edildiğini bildirmiştir. Bilirkişi raporuna da bu talebini tekrar ederek itiraz etmiştir.
Davacının bu yöndeki itirazı, doktrinde “Tüzel Kişilik Perdesinin Aralanması” olarak nitelendirilmekte olup şirketlerdeki hakim ortakların usulsüz işlemlerinin önlenmesine yöneliktir.
Öte yandan yine davacı dava dışı … A.Ş’nin kendi kredi borcunu ödemediği gibi üstlendiği iddia olunan borcu da ödeme gücünün olmadığını ve davalı şirketçe dava dışı … A.Ş’ne bir ödeme yapılmadığını, ödemeye ilişkin resmi kayıtlar olmadığı gibi dava dışı … A.Ş’nin ticari defterlerinin de incelenmediği davacı yanca bildirilmiştir.
Bu durumda mahkemece davacının dava dilekçesindeki istemi, bilirkişi raporuna yaptığı itirazda gözetilerek açıklanan hususlarda konusunda uzman bilirkişi kurulundan yeni bir rapor alınıp hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmek gerekirken eksik inceleme ile düzenlenen bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 750.00.TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine, 29.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.