Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/1650 E. 2011/10916 K. 15.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1650
KARAR NO : 2011/10916
KARAR TARİHİ : 15.09.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı cevap dilekçesinde duruşmalı istemiş ve davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … ile davalı vek. … gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin kredi borçlusu dava dışı şirketin hesap kat ihtarına rağmen borcunu ödemediğini, borç ödenmeyince teminat çeki borçlusu davalı aleyhine ilamsız takiplere özgü yolla icra takibine başlandığını, takibine itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına %40’tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin banka ile borçlusu şirket arasındaki sözleşmenin tarafı olmadığını davacı ile bir hukuki ilişkisi bulunmadığını, çekin süresinde bankaya ibraz edilmemesi nedeniyle hamil olduğunu iddia eden tarafın keşideci ve cirantalara müracaat hakkının düşmüş olduğu gibi sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak da istemin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin lehdara vermiş olduğu çekten dolayı borcu olmadığını, davacının kredi borçlusundan olan alacağının da belirlenmesi gerektiğini bildirerek davanın reddi ile, %40’dan az olmamak üzere tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, çekin 30.5.2008 keşide tarihli olup, keşidecisinin davalı, lehtarın dava dışı şirket hamilin davacı banka olduğu çekin bankaya ibraz edilmemiş olduğu, davacı ile davalı arasında akdi ilişki bulunmadğı, bu halde hamilin kesideciye karşı T.T.K’nun 644. maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme davası açabileceği, davalının süresinde zamanaşımı definde bulunduğu, somut olayda davaya konu çekin keşide tarihinin 30.5.2008 olup, çekin ibrazı gereken sürenin ilavesiyle 9.6.2008 tarihinden itibaren (1) yıllık zamanaşımı süresi içinde talepte bulunulması gerektiği ancak icra takibinin bu süre geçtikten sonra 20.11.2009 tarihinde yapıldığı böylece zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık süresi içinde ibraz edilmeyen çeke dayalı olarak davacı hamil banka tarafından T.T.K’nun 644. maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme nedeniyle açılan davada dava açma süresinin başlangıcı tarihidir.
T.T.K’nun 730/14. maddesi yollaması ile çeklerde de uygulama imkanı bulunan T.T.K’nun 644. maddesi uyarınca, hamilin keşideciye karşı sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak,çekin zamanaşımı süresi dolduktan sonra (1) yıl içinde talep ve dava hakkı bulumaktadır. Çeklerde zamanaşımını düzenleyen T. T.K’nun 726/1. maddesinde “hamilin cirantalarda keişideci ve diğer çek borçlulularına karşı haiz olduğu müracaat hakları ibraz müddetinin bitiminden itibaren altı ay geçmekle müruruzamana uğrar” denilmektedir
Somut olayda; dava ve takip dayanağı çek 30.5.2008 keşide tarihli olup, T.T.K’nun 708/1. maddesi uyarınca ibraz süresi 9.6.2008 tarihinde sona ermektedir. Bu tarih gözönüne alındığında (6) aylık zamaşımı süresi ise 9.12.2008 tarihinde dolmaktadır.
Davacı hamilin bu tarihten itibaren T.T.K’nun 644. maddesine dayalı olarak (1) yıl içinde keşideciye karşı müracaatta bulunma hakkı olup (6102 sayılı yeni Ticaret Kanunu 732. maddesindeki düzenleme de bu paraleldedir) davacı hamil, bu süre içinde keşideciye karşı 20.11.2009 tarihinde icra takibine başlamıştır.
Bu durumda mahkemece açıklanan bu hususlar dikkate alınarak uyuşmazlığın esasına girilerek T.T.K’nun 644. maddesi gereği davalı keşideciye sebepsiz zenginleşmediğini kanıtlama olanağı tanınarak, tüm deliller birlikte değerlendirilip, varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, T.T.K’nun 644. maddesinde öngörülen (1) yıllık zamanaşımı süresinin başlangıç tarihinin çekin ibraz süresinin bitimi tarihi olan 9.6.2009 tarihi itibariyle davacı hamilin takip ve talepte bulunmadığı ve zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle yazılı şekilde davanın reddinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir olunan 825.00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine 15.9.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.