YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1444
KARAR NO : 2012/7399
KARAR TARİHİ : 15.05.2012
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili 22.10.1998 tarihli dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ….. köyü, …. mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının müvekkili yararına oluştuğunu iddia ederek taşınmazın Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre müvekkili adına tescili istemiyle Terme Asliye Hukuk Mahkemesine dava açmıştır. Yargılama davam ederken çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde yapılan arazi kadastrosu sırasında, çekişmeli taşınmaz hakkında …. köyü, 109 ada 4 parsel sayısı ve 25500,30 m² yüzölçümü ile Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/36 esas sayılı dosyasında davalı olduğundan söz edilerek malik hanesi boş bırakılarak kadastro tutanağı düzenlenmiştir. Bunun üzerine Terme Asliye Hukuk mahkemesince görevsizlik kararı ile dosya kadastro mahkemesine devredilmiştir. Kadastro mahkemesince yapılan yargılama sonunda, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davacı gerçek kişinin açtığı davanın reddine ve dava konusu 109 ada 4 parsel sayılı taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tescili istemiyle açılan dava, yörede yapılan kadastro çalışmaları sırasında çekişmeli taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenmesi nedeniyle kadastro tespitine itiraza dönüşmüştür.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, davacı gerçek kişinin davası reddedildiği halde, davalı Hazine vekilinin sarf ettiği emek ve mesaisi dikkate alınarak lehine 3402 sayılı Yasanın 31. maddesi gereğince vekâlet ücreti takdir edilmesi gerekirken, vekâlet ücretine hükmedilmemesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle, hüküm fıkrasına son paragraf olarak “Davalı Hazine vekilinin sarf ettiği emek ve mesaisine karşılık 3402 sayılı Yasanın 31. maddesi uyarınca takdir ve tayin olunan 200.00.- TL vekâlet ücretinin davacı gerçek kişiden alınarak davalı Hazineye verilmesine,” cümlesinin eklenmesi suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi uyarınca harç alınmasına yer olmadığına 15/05/2012 günü oybirliği ile karar verildi.