Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/1530 E. 2011/11686 K. 29.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1530
KARAR NO : 2011/11686
KARAR TARİHİ : 29.09.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, terzi olan müvekkilinin, davalıdan 1995 yılından 2001 yılına kadar kumaş aldığını, müvekkilinin aldığı kumaş bedelini çoğu zaman peşin ödediğini, davalıya olan borçlarını da elden, posta ve banka havaleleri ile ödediğini, bu ilişki sırasında davalının müvekkilinden açık senetler aldığını müvekkilinin borçlarını ödeyip senetleri istediğinde yırttım attım, kaybettim gibi gerekçelerle iade edilmediğini ancak davalının daha sonra senetleri doldurarak icra takibine koyduğunu, senetlerin bedelsiz olduğunu iddia ederek borçlu olmadıklarının tespiti ile davalının tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacı iddialarının asılsız olup, icra takibinin itirazsız kesinleştiğini, senetlerin anlaşmaya aykırı doldurulduğunun davacı tarafça yazılı delille ispat edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre 4721 sayılı T.M.K.’nun 6. maddesi uyarınca taraflardan herbirinin iddiasını ispat yükümlülüğünde bulunduğu, davalının gerçekten davacıdan ne miktar alacağının olduğunun tespitinin davalının ticari defterlerinin incelenmesinden anlaşılabileceği, davalı yanın 1998 tarihinde ticari faaliyetlerine son verip defterleri saklama süresi de dolduğundan ticari defterlerini ibraz etmediği veya edemediğini bildirdiği, buna göre davacının olumsuz bir durum olan borcunun olmadığını ispat etmesinin kendisinden beklenemeyeceği, ispat yükünün alacaklı olduğunu iddia eden davalı tarafa geçtiği, davalı yanın yemin deliline dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ticari ilişki nedeniyle teminat olarak verildiği iddia edilen senetlerden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı, bonoların teminat amacıyla düzenlendiğini iddia ettiğine göre bu iddiasını yazılı delillerle kanıtlaması gerekmektedir. Mahkemece bu yön gözardı edilerek ispat külfetinin tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.