YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6401
KARAR NO : 2010/7028
KARAR TARİHİ : 26.05.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı …, davalı … ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, 29.12.1999 havale tarihli dilekçeyle davalılar …, … ve … ile Orman Yönetimi aleyhine açtığı davada, öncesi 306 sayılı kadastro parseli olan … Köyü 1371, 1372, 1373 ve 1374 sayılı parsellerin, babası … Toy’un ölümü ile paylaşım sonucu kendisine kalıp halen kendi zilyetliğinde olduğunu, 1991 yılında yapılan 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yer olması nedeniyle Hak Sahibi Tesbit Komisyonunca, taşınmazda hiç zilyet ve hak sahibi olmayan … ve …’in hak sahibi olarak belirlenip, bu kişilere satıldığını, …’in de daha sonra payının bir bölümünü Hak Sahipleri Tesbit Komisyonu Başkanı olarak görev yapan …’e sattığını, iyi niyetli olmayan ve görevlerini kötüye kullanan bu kişiler hakkında … Cumuhriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundukları, bu nedenle Davalılar …, …, … adına olan tapu kayıtlarının iptali ile önce Orman Yönetimi “daha sonra da kendisi adına tapuya tescili iddiasıyla 1373 sayılı parsel ile diğer parsellerin tamamı için iki ayrı ayrı dava açmıştır. 1373 sayılı parsel” hakkında verilen Mahkemenin 17.10.2000 gün ve 1999/490-485 sayılı kararı ile Hak Sahibi Tesbit Komisyonu kararının iptali istemiyle açılan bu davaya bakma görevinin İdari Yargıya ait olduğu” gerekçesiyle davanın görev nedeniyle reddine ilişkin kararı, Davacının temyizi üzerine, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 03.04.2001 gün ve 2001/1932-2573 sayılı kararıyla ve özetle; “2924 Sayılı Yasanın 11/1, 3, 4, 31.07.1997 tarihli ve 23066 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkındaki Yönetmeliğin 32/a ve 46/5 maddesi gereğince Hak Sahipleri Tesbit Komisyonu kararlarına karşı ilgili mahkemede dava açılabileceği, 2924 Sayılı Yasa hükümlerine göre bu yerde kadastro çalışmalarının 3402 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılacağı bildirildiğine göre, yönetmelikte kast edilen ilgili mahkemenin Kadastro Mahkemesi olduğu, Hak Sahipleri Tesbit Komisyonunca hazırlanan 26.08.1998 tarihli ilan tutanağında da, komisyon kararlarına karşı 30 gün içinde kadastro mahkemesine dava açılabileceğinin bildirildiği, davacının bir nevi zilyetliğin tesbiti davası açtığı, davanın süresinde açılması halinde Kadastro Mahkemesinde, süresinde açılmaz ise genel mahkemede görüleceği, bu nedenlerle davaya adli yargıda bakılması gerektiği”ne değinilerek bozulmuş, Mahkemenin önceki kararında direnilmesine ilişkin 14.05.2002 gün ve 2002/143-240 sayılı kararı davacının temyizi üzerine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2002/8-1050-1075 sayılı kararı ile “davanın hem Hak Sahipleri Tesbit
Komisyonu kararının iptaline hem de tapu iptal tescile ilişkin olduğu, Hak sahipleri tesbit komisyonu kararının iptaline ilişkin davada İdare Mahkemesinin, tapu iptal tescil istemi hakkında da genel mahkemelerin görevli olduğuna değinerek, Hak Sahiplerini Tesbit Komisyonu Kararının İptali istemiyle açtığı davada görevsizliğe ilişkin yerel mahkemenin direnme hükmünü onamış, tapu iptal tescil davası yönünden yerel mahkemenin görev yönünden redde ilişkin hükmünü bozmuştur.
Yine aynı şekilde 1371, 1372 ve 1374 sayılı parsellere ilişkin davada da, 1373 Sayılı parsele ilişkin dava da; Mahkemenin 17.10.2000 gün ve 1999/486-486 sayılı, 1371, 1372 ve 1374 sayılı parsellerle ilgili Hak Sahibi Tesbit Komisyonu kararının iptali istemiyle dava açıldığı, bu davada İdari Yargının görevli olduğu gerekçesiyle davanın görev nedeniyle reddine ilişkin kararı, davacı temyizi üzerine, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 20.03.2001 gün ve 2001/1680-2063 sayılı kararıyla kısaca“2924 sayılı yasanın 11/1, 3, 4, 31.07.1997 tarihli ve 23066 sayılı resmi gazetede yayınlanan Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkındaki Yönetmeliğin 32/a ve 46/5 maddesi gereğince Hak Sahipleri Tesbit Komisyonu kararlarına karşı ilgili mahkemede dava açılabileceği, 2924 Sayılı Yasa hükümlerine göre bu yerde kadastro çalışmalarının 3402 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılacağı bildirildiğine göre, yönetmelikte kast edilen ilgili mahkemenin Kadastro Mahkemesi olduğu, Hak Sahipleri Tesbit Komisyonunca hazırlanan 26.08.1998 tarihli ilan tutanağında da, komisyon kararlarına karşı 30 gün içinde kadastro mahkemesine dava açılabileceğinin bildirildiği, davacının bir nevi zilyetliğin tesbiti davası açtığı, davanın süresinde açılması halinde Kadastro Mahkemesinde, süresinde açılmaz ise genel mahkemede görüleceği, bu nedenlerle davaya adli yargıda bakılması gerektiği”ne değinilerek bozulmuş, Mahkemenin 14.05.2002 gün ve 2002/144-239 sayılı kararının davacı tarafından temyizi üzerine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 18.12.2002 gün ve 2002/8-1049-1074 sayılı kararı ile “davanın hem Hak Sahipleri Tesbit Komisyonu kararının iptaline hem de tapu iptal tescile ilişkin olduğu, Hak sahipleri tesbit komisyonu kararının iptaline ilişkin davada İdare Mahkemesinin, tapu iptal tescil istemi hakkında da genel mahkemelerin görevli olduğuna değinerek, Hak Sahiplerini Tesbit Komisyonu Kararının İptali istemiyle açtığı davada görevsizliğe ilişkin yerel mahkemenin direnme hükmünü onamış, tapu iptal tescil davası yönünden yerel mahkemenin görev yönünden redde ilişkin hükmünü bozmuştur. Bu aşamadan sonra mahkemece davalar Mahkemenin 2004/189 Esasında birleştirilmiştir.
Hazine tarafından 1372 ve 1374 sayılı parseller maliki … ve 1373 sayılı parselin 2/5 pay maliki … ve 1371 sayılı parsel maliki … … aleyhine 19.06.2007 günlü dilekçeyle, “bu parsellerin 6831 Sayılı Yasanın 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu, 2924 Sayılı Yasa ve ilgili yönetmelik hükümlerine aykırı olarak satılması nedeniyle tapu kaydının iptali ve Hazine adına tescili” iddiasıyla açtıkları davanın, “Hak Sahipleri Tesbit Komisyonu, Rayiç bedeli belirleme komisyonu ile Satış Komisyonu kararları İdari Yargı yönünden iptal edilmeden, tapu iptal ve tescile karar verilemeyeceği” gerekçesiyle red edildiği, ancak daha sonra bu komisyonların kararlarının … 2. idare Mahkemesinin 2005/1830 sayılı kararı ile iptal edildiği, böylece 1374 sayılı parselin davalı adına yapılan tescilin yolsuz hale geldiğinden tapu kaydının iptali ve Hazine adına tapuya tescili iddiasıyla dava açmıştır. Bu davada … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/189 Esasına kayıtlı dava ile birleştirilmiştir.
MAHKEMECE; … tarafından açılan davanın REDDİNE, Hazinenin açtığı davanın KABULÜ ile çekişmeli … Köyü 1371, 1372, 1373 ve 1374 sayıl parsellerin davalı
gerçek kişiler ya da murisleri adına olan tapu kayıtlarının iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı …, davalı … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 2924 Sayılı Yasa ve ilgili yönetmelik hükümlerine aykırı olarak yapılan satış sonucu davalı gerçek kişiler adına yolsuz oluşan tapu kayıtlarının iptali ve Hazine adına yeniden tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde ilk orman kadastrosu … Çayı serisi bazında yapılarak 23.09.1969 tarihinde ilan edilip ve dava tarihinden önce kesinleşmiştir. Daha sonra çekişmeli taşınmazlaın bulunduğu orman kadastro tutanaklarında Kavaklı, arazi Kadastrosunda Türkbeleni, ve askeri amaçlı eski memleket haritasında ise Kavaklı sırtı olarak geçen mevkii 21.04.1986 tarihli üçlü kararname ile … Belediyesi sınırları içine alınmış, … Belediyesi sınırları içinde 1991 yılında yapılan apliasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması 23.05.1991 ila 24.11.1991 tarihleri arasında ilan edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu … köyünde Genel arazi kadastrosu işlemi 1963 yılında yapılmış ve sonuçları 01.11.1965 ila 02.12.1965 tarihlerinde ilan edilmiş ve kesinleşmiştir. Bu çalışmada çekişmeli parseller 306 parsel sayısı ile ve 5200 m2 yüzölçümüyle hükmen Hazine adına tapuya kayıt edilmiştir. 1991 yılında yapılan 2/B madde çalışmaları sırasında düzenlenen orman kadastro tutanağında “306 sayılı parsel tapulamada Hazine adına tesbit edilmişse de Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 16.03.1982 gün ve 1971/4-2 sayılı kararı ile onanan … Asliye Hukuk Mahkemesinin 23.09.1976 gün 1976/383 sayılı kararı ile orman sayılan yerlerden olduğu belirlenip kütük sayfasının kapatıldığı, parselin … … işgalinde olduğu 2/B tutanağına yazılarak, 2018 ila 2021 ve 2018 nolu OSN hattı içinde VIII poligon numarası ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. Tapu Sicil Müdürlüğü 306 sayılı parselin Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 16.03.1982 gün ve 1971/14-2 sayılı kararı gereği 04.01.1983 tarih ve 4 yevmiye numaralı işlemle sayfasının kapatıldığı, sonradan bu yerin Kadastro Müdürlüğünce yapılan temaslar sonucu 1286 sayılı parsel olarak tapuya kayıt edildiği, daha sonra da 1286 sayılı parselin kullanım kadastrosunda 1371, 1372, 1373 ve 1374 parsellere ifraz edildiği bildirilmiştir.
… Köyünde 1995 yılında 2924 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp, 20.07.1995 ila 18.08.1995 tarihinde ilan edilen kullanım kadastrosunda,
… Köyü 1371 Parsel sayılı 814,11 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 1371 ila 1374 sayılı parsellerle öncesinin bir bütün olduğu, 2/B madde uygulaması sonucu oluşturulan tarla niteliğiyle, Haziran 1995 tarih 1339 sayfa numaralı 5200 m2 yüzölçmündeki tapu kaydı sınırları içinde kaldığı, kesinleşmiş orman kadastrosu sınrıları içindeyken VIII nolu 2/B madde poligonu içinde kalıp Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, her ne kadar 2/B madde uygulaması sırasında orman kadastro komisyonunca … … işgalinde olduğu belirtilmişse de aslında bu yerlerin Köy tüzel kişiğinin zilyetliğinde olduğu belirtilerek, beyanlar hanesine Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığından söz edilerek Hazine adına tesbit edilmiş ve daha sonra hükmen 09.05.1997 tarihinde 1744 yevmiye ile Hazine adına tescil edilmiş, 10.03.1999 tarihinde 717 yevmiye ile 2924 Sayılı Yasa ve ilgili yönetmelik hükümlerine göre … … satılmış, bu kişi de 07.05.1999 tarihinde … …’na satmıştır.
… Köyü 1372 Parsel sayılı 346,27 m2 yüzölçümündeki taşınmaz yine aynı şekilde Hazine adına tesbit edilmiş, … … davasından vazgeçtiğinden Kadastro Mahkemesi kararıyla hükmen 09.05.1997 tarihinde 1743 yevmiye ile Hazine adına tescil edilmiş,
10.03.1999 tarihinde 718 yevmiye ile 2924 Sayılı Yasa ve ilgili yönetmelik hükümlerine göre … … satılmış,
… Köyü 1373 Parsel sayılı 2734, 89 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, yine aynı şekilde Hazine adına tesbit edilip hükmen 09.05.1997 tarihinde 1744 yevmiye ile Hazine adına tescil edilmiş, 2924 Sayılı Yasa ve ilgili yönetmelik hükümlerine göre paylı olarak … ve … Çekere satılmış, … 2/5 payını Hak Sahipleri Tesbit Komisyonu Başkanı …’e satmıştır.
… Köyü 1374 Parsel sayılı 715,61 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, yine aynı şekilde Hazine adına tesbit edilip, hükmen hazine adına tescil edilmiş, 10.03.1999 günv e 721 yevmiye ile 2924 Sayılı Yasa ve ilgili yönetmelik hükümlerine göre …’e satılmıştır.
… 2. İdare Mahkemesinin 09.12.2005 gün ve 2003/1370-1830 sayılı kararı:
…’ın Orman Bakanlığı aleyhine açtığı ve … ile … …’nun davalı yanında katıldığı, davada: Davacı …, … Köyü 1371, 1372, 1373, 1374 sayılı parsellerin babasından kendisine intikal edip zilyetliğinde olduğu halde, bu taşınmazlara zilyet olmayan kişilerin Hak Sahiplerini Tesbit Komisyonu tarafından hak sahibi gösterilip başka bir mevkii ismi verilerek ilan edildiğini, bu nedenle işlemden haberdar olmadıklarını bildirerek işlemin iptali ile hak sahibi olarak kendilerinin belirlenmesini istemiş, mahkemenin “mevkii isminin ilanda yanlış gösterilmesi nedeniyle yasal olarak ilanın yapıldığının kabul edilemeyeceği, bu durumda davanın ilan süresi içinde açılmış olduğu, Hak Sahibi Tesbit Komisyonu üyesi olarak görev yapan kişilerin hak sahibi olarak belirlenmesinin ve parsellerin komisyon başkanına ve köy nüfusuna kayıtlı olmayan kişilere satılması konusundaki işlemlerin Hak Sahipleri Tesbit Komisyonunun kötü niyetli olması nedeniyle geçerli olmadığı” gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli … Köyü 1371, 1372, 1373, 1374 sayılı parsellere ilişkin Hak Sahipleri Tesbit Komisyonu, Rayiç Bedeli Belirleme Komisyonu, Satış Komisyonu kararlarının İPTALİNE, Orman Kadastro Komisyonu ve Kadastro Komisyonu işlemlerinin iptali konusundaki davanın görev yönünden reddine dair kararı davalı tarafın temyizi üzerine, Danıştay 8. Dairesinin 28.02.2007 gün ve 2006/4066-1130 sayılı kararı ile …’in Davalı idare yanında katılması kabul edilerek davanın esasına yöneltilen temyiz itirazları red edilerek idare mahkemesi kararı onanmış ve kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve kesinleşmiş orman kadastrosu ve 2/B tutanakları ile tapu kayıtları ve mahkeme kararlarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporu ve … bilirkişi raporuyla, çekişmeli taşınmazların yörede 1963 yılında yapılan genel kadastroda orman olarak tapulama dışı bırakıldığı, 1969 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda orman olarak sınırlandırıldığı, 1991 yılında 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, 2924 Sayılı Yasa ve ilgili yönetmelik hükümlerine göre yapılan kullanım kadastrosunda Hazine adına tesbit edilip, Hak Sahipleri Tesbit Komisyonunca Hak sahibi olarak belirlenen kişilere, Rayiç Bedeli Tesbit Komisyonunca belirlenen değer üzerinden satış Komisyonunca satılıp bu kişiler adına tapu kaydı oluşturulmuşsa da, bu idari işlemlerin … 2. İdare Mahkemesinin 09.12.2005 gün ve 2003/1370-1830 sayılı kararı ile iptal edildiği, bu kararın Danıştay 8. Dairesi tarafından onandıktan sonra kesinleştiği, taşınmazların öncesinin orman olduğu ve kesinleşen orman kadastro sınırı içinde kaldığı gibi, keşif günü tesbit edilen eylemli durumuna göre tüm yönlerden yamaç şeklindeki eylemli devlet ormanları ile çevrili bir tepenin üstünde bir arazi olduğu,
çevresindeki devlet ormanı ile arada ayırıcı unsur bulunmadığı, davalı gerçek kişiler adına tescile ilişkin idari işlemlerin iptal edilmesi nedeniyle tescil nedeninin ortadan kalktığı ve tapu kayıtlarının yolsuz tescil niteliğine dönüştüğü, bu tür kayıtların iptali için hak düşürücü süreye bağlı olmadan her zaman dava açılabileceği, kayıt sahiplerin iyi niyet iddiasında bulunamayacağı, Her ne kadar Hazine tarafından bu parseller için açılan tapu iptal tescil davalarının reddine ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararları varsa da, somut olayda, dava nedeni ve maddi vakıa farklı olduğundan, sözü edilen bu kararların kesin hüküm oluşturmayacağı, 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 11/5 Maddesi gereğince, daha önce 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. Maddesi ve 2896, 3302 ve 3373 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B Maddesi hükmüne göre Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan ve eylemli orman niteliğinde olduğu belirlenen alanların Maliye Bakanlığınca Orman Genel Müdürlüğüne tahsis olunacağı ve tapuda bu konuda gerekli düzeltmenin yapılacağı, 2924 Sayılı Yasa hükümlerine göre Hak Sahipleri Tesbit Komisyonu, Rayiç Bedeli Taktir Komisyonu ve Satış Komisyonu Kararları iptal edildiğinden davacı …’a tahsis ve satış işlemleri yapılmadığından bu kişi adına tescile karar verilemeyeceği, idareyi bu işlemeleri yapmaya … biçimde adliye mahkemesinde dava açılamayacağı gözetilerek, … davasının reddine, Hazinenin davasının kabulüne, çekişmeli parsellerin tapu kayıtlarının iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 26/05/2010 günü oybirliği ile karar verildi.