YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5558
KARAR NO : 2012/12569
KARAR TARİHİ : 13.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, dava dilekçesi ile … Köyü, 445 ve 446 nolu, sırayla 576 m2 ve 880 m2 yüzölçümlü taşınmazların, davalı gerçek kişi adına tapuda kayıtlı olduğunu, ancak; taşınmazların 2/B madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduklarını iddia ederek, tapunun iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, çekişmeli taşınmazların, Mut Sulh Hukuk Mahkemesinin 1989/69 E., 1989/462 K. sayılı kararına konu olan tescil davasında dava konusu yapılan taşınmazlarla aynı taşınmazlar oldukları, Hazinenin bu davanın tarafı olduğu, davacının, tapu malikinin babası olduğu, taşınmazların … … adına tesciline karar verildiği, davanın onanarak 13.11.1990 tarihinde kesinleştiği, açılan davanın kesin hüküm nedeniyle dinlenemeyeceği, ayrıca; taşınmazın evvelinin orman olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen 2/B sınırları içinde kalan taşınmaza yönelik tapu iptali ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, 6831 sayılı Yasa gereğince yapılıp, 09.05.2006 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Her nekadar; mahkemece, daha önce tarafları, dava konusu ve dava sebebi aynı olan çekişmeli taşınmazlara yönelik tescil davasının kesinleştiği gerekçesiyle davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, yapılan değerlendirme ve varılan sonuç doğru bulunmamıştır. Şöyle ki; çekişmeli taşınmazları orman kadastrosu sınırları içinde bırakan işlem, 2006 yılında kesinleşmiştir. İşlemin yapıldığı ve kesinleştiği tarihe göre, davalının bu işlemi, yargı yoluyla iptal ettirdiğine dair delil bulunmamaktadır.
Orman kadastro komisyonlarının sınırlandırma sırasında kesinleşmiş mahkeme kararlarını dikkate alması, bunlara riayet etmesi gerektiği hususu kuşkusuzdur. Dikkate alınmadığı, görülmediği ya da uygulanması unutulduğu taktirde, ilgililer, buna karşı yasanın öngördüğü süre içerisinde tahdide itiraz davası açabilirler. Kesin hükmün varlığı, tahdidin kendiliğinden geçersiz olması sonucunu doğurmaz. Yanlışlığın süresinde açılacak bir dava ile düzeltilmesi gerekir.
Somut olayda, dava açma süresi, 6831 sayılı Yasanın 11. maddesinin 1. fıkrasına göre 6 aydır. Aynı fıkrada yapılan son değişiklikle, ister kesin hükümle oluşsun, ister başka biçimde oluşsun, tapu kaydı maliklerine, tahdidin iptali davası açmak üzere 10 yıllık süre tanınmıştır.
Hazine, taşınmazların kesinleşmiş 2/B madde alanında bulunduğu iddiasıyla dava açtığına ve orman kadastrosu da halen geçerliliğini sürdürdüğüne göre, davanın da bu talep doğrultusunda çözümlenmesi gerekir.
Bu nedenle; kadastro mahkemesinin 1989/69 – 462 sayılı kararına dayanılarak halen 2/B madde uygulamasının iptaline ilişkin bir dava bulunmadığından, taraflar arasında bu dava yönünden kesin hükmün dinlenme olanağı yoktur.
Ne var ki, 6831 sayılı Orman Yasasının 1744 sayılı Yasa ile değişik 2., 2896 ve 3302 sayılı yasalar ile değişik 2/B maddesi gereğince, nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin değerlendirilmesi, yeni orman alanlarının oluşturulması, nakline karar verilen Devlet ormanları içinde veya bitişiğinde bulunan köyler halkının yerleştirilmesi ve orman köylülerinin kalkındırılmasının desteklenmesi ile Hazineye ait tarım arazilerinin satışına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi amacıyla düzenlenen, 19/04/2012 tarihli ve 6292 sayılı “Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Yasa ”, 26/04/2012 tarihli ve 28275 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak, aynı tarihte yürürlüğe girmiş ve aynı Yasayla 17/10/1983 tarihli ve 2924 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Yasa ile 16/02/1995 tarihli ve 4070 sayılı Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Yasa yürürlükten kaldırılmış, 6831 sayılı Yasanın bazı maddelerinde de değişiklikler yapılmış, bu cümleden olarak, diğer bir çok hükmün yanı sıra, 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanlara ilişkin tapu kaydına konulan şerhlerin silinmesi, bu alanlar için Hazine tarafından dava açılmaması, açılan davalardan vazgeçilmesi ya da davaların durdurulması, tapusunun iptaline karar verilen taşınmazların tekrar tapu sahibine iadesi gibi konular düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerin, dava konusu taşınmazın niteliğine ve durumuna göre, görülmekte olan davaya etkisinin değerlendirilmesi için yerel mahkeme hükmünün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 13/11/2012 günü oy birliği ile karar verildi.