Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/888 E. 2010/3554 K. 22.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/888
KARAR NO : 2010/3554
KARAR TARİHİ : 22.03.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli … Köyü 101 ada 1259 parsel sayılı 63712871,04 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman vasfı ile Hazine adına tapuda kayıtlıdır. 101 ada 1259 parsel sayılı taşınmazın orman kadastro komisyonu tarafından tespiti yapıldığından kadastro çalışmaları sırasında tutanak tutulmamış olduğu gibi tapuya aktarılmıştır. Davacı gerçek kişiler, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 101 ada 1259 parsel sayılı taşınmaz içinde kalan yaklaşık 4000 m2’lik kısma yönelik olarak dava açmışlardır. Mahkemece çekişmeli taşınmazın tapu maliki Hazine olup dava tapu malikine yöneltilmediğinden orman yönetimi aleyhine açılan davanını sıfat yokluğundan reddine karar verilmiş; hüküm davalı … Yönetimi tarafından Hazinenin davaya dahil edilerek husumetin yaygınlaştırılması ve bundan sonra davanın esasına girilerek hüküm kurulması gerektiği bildirilerek temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, zilyetliğe dayalı olarak açılan tapu iptali tescil davası niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1975 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosu ile 06.12.2000 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece çekişmeli 101 ada 1259 parsel sayılı taşınmazın yörede 1976 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu sırasında orman tahdit sınırları içinde orman sayılan yerlerden olduğu belirlenerek Hazine adına tapuya tescil edildiği, bu nedenle hakkında tapulama tespit tutanağı tutulmadan 3402 Sayılı Yasanın 22/son maddesi gereğince tapu kütüğüne aynen aktarılarak tescil edildiği, 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesinde belirlenen 6 aylık ve 10 yıllık hak düşürücü sürelerin geçmesi nedeni ile davacının yeni Bir dava açma hakkının bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, farklı bir gerekçeyle davanın reddi doğru değilse de, redde ilişkin hüküm sonuç olarak doğru olduğundan, usul ve yasaya uygun olan hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/son. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 22/03/2010 günü oybirliği ile karar verildi.