YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15425
KARAR NO : 2011/1340
KARAR TARİHİ : 17.02.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali, tescil ve kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 25.12.2006 gün ve 2006/15072-18102 sayılı bozma kararında özetle: “Mahkemece, dava konusu taşınmazın 3402 Sayılı Yasanın 4/3 maddesine göre yapılan orman sınırı dışında olduğu ve davalı yararına 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde … kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının da oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporlarında çekişmeli parselin eski tarihli memleket haritasındaki konumları nokta şeklinde denetime olanak tanımayacak biçimde gösterildiği, birinci ve üçüncü keşif sonucu verdikleri raporlarda taşınmazın orman sınırı dışında orman sayılmayan, ikinci keşif sonucu verdikleri raporda ise, orman sınırı dışında kalmasına rağmen resmi belgelerde orman sayılan yerlerden olduğunu bildirdikleri, mahkemece, bilirkişi kurullarının raporları arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulduğu, kural olarak orman kadastrosunun kesinleştiği yerlerde o yerin orman sayılan yerlerden olup olmadığı, kesinleşen orman kadastro haritasının uygulanması ile belirleneceği, ancak davacı Hazinenin, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile dava açtığı bu nedenle, o yerin özel mülk olarak kişi adına tescil kararı verilebilmesi ya da kişi adına oluşan tapu kaydının üzerinde bırakılması için dava konusu taşınmazın yalnızca kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında kalmasının yeterli olmadığı, taşınmazın nitelik olarak zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olması, 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi gereğince herhangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış, orman olup olmadığının da araştırılması, ayrıca 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde … zilyetlik koşullarının kişi yararına oluşması gereceği, bu nedenle; dava konusu parsele revizyon gören 1937 tarih 19 tahrir numaralı vergi kaydı ile komşu 126 ada 6, 7, 9, 10 ve 11 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kadastro tutanak örnekleri ile dayanakları 1937 tarih 16, 17, 18, 19, 20 ve 21 tahrir numaralı vergi kayıtları getirtilip, önceki bilirkişiler dışında orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir … elemanı aracılığı ile yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı biçimde zemine uygulanıp değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın orman kadastro hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması, bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmesi, çekişmeli taşınmazın orman sınırları dışında kaldığının belirlenmesi halinde, en eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafı ve amenajman planı ile 1980’li yıllarda düzenlenen hava fotoğrafı ve memleket haritası çekişmeli taşınmazla birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmesi; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket
haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınması; kesinleşen orman sınırı dışında kalıp da hava fotoğrafı ve memleket haritalarındaki görünüm ve rumuzlara ve eylemli duruma göre devletin hüküm ve tasarrufu altında ve orman sayılan yerlerden olup olmadığı, taşınmazın 1980’li yıllarda zilyet edilip edilmediği bu resmi belgelerle belirlenmesi, taşınmazın tamamının veya bir kısmının orman sayılan yer olması halinde Hazinenin davası kabul edilmesi; böylesine yapılacak uygulama ve araştırma sonucu çekişmeli parselin kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında ve ayrıca öncesi ve halen orman sayılmayan ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde, 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi gereğince zilyetlikle kazanma koşullarının yararına oluştuğunun davalı tarafca kanıtlanması gerekeceğinden, öncelikle davalıdan ve davacı Hazineden zilyet tanıkları bildirmesi istenerek yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin ne olduğu, kimden kaldığı, davalının ve bayinin zilyetliklerinin başlangıç tarihi, süresi, sürdürülüş biçimi, ekonomik amaca uygun olup olmadığı sorularak kesin tarih ve olgulara dayalı yanıtlar alınması, ziraat mühendisinden taşınmaz üzerindeki bitki örtüsü, toprak yapısı, kullanım biçimi ve süresi konularında ilmi verilere dayalı rapor alınması, eski ve yeni tarihli hava fotoğraflarında taşınmazın nasıl ve ne durumda göründüğü bilirkişiler tarafından sreoskopik aletlerle belirlenmesi, 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesindeki 40-100 dönüm kısıtlaması araştırılması, dayanak vergi kaydı komşu parsel kayıtlarından da yararlanmak suretiyle yöntemince zemine uygulanıp genişletilebilir sınırları içermesi halinde sınırda eylemli orman bulunduğundan miktarı ile geçerli kapsam tayin olunması, bundan sonra oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Bozma kararına uyularak yapılan araştırma sonunda mahkemece bu kez davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali tescil ve kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli parselin bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. Maddesi hükümlerine göre yapılmış, çekişmeli taşınmaz bu işlemde orman sınırları dışında bırakılmıştır.
Yörede genel arazi kadastrosu 1999 yılında yapılmış … Köyü 106 ada 8 sayılı parsel fındık bahçesi niteliğiyle 19 yazım numaralı vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına tesbiti itirazsız kesinleşerek tapuya kayıt edilmiştir. Davacı Hazine, dahili davacı sıfatıyla Orman Yönetimini de göstermek suretiyle, işte bu 106 ada 8 sayılı parselin orman niteliğindeki yerlerden olduğu ancak orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı, bu yönde Orman Yönetimince düzenlenen tutanak ile Hazine tarafından dava açılması gerektiğinin bildirildiğinden söz ederek, tapu kaydının iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescilini istemiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 17.02.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.