Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/249 E. 2011/1361 K. 17.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/249
KARAR NO : 2011/1361
KARAR TARİHİ : 17.02.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ile davalı gerçek kişiler tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, …’ın duruşma isteminin yeterli pul eklenmediğinden reddine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, 06.06.1984 havale tarihli (04.06.1984 tarihli) dava dilekçesiyle … Köyü … adası İnderesi mevkiindeki 3. Nolu Orman Kadastro Komisyonunun Orman Sınırlaması yaparak 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 5 ve 6 ve denizi takiben 7 nolu O.S noktaları içinde kalan 332 nolu parselide içine alan tahminen 82360 m2 yüzölçümündeki taşınmazın orman sayılan eyrlerrnen olduğu halde orman sınırları dışında bırakıldığı, bu işlemin iptali istemiyle dava açmıştır. Mahkemenin 10.10.2002 gün ve 1999/24-5 sayılı, davanın 332 sayılı parsel maliklerine karşı açılmamış olması nedeniyle davanın husumet yönünden reddine ilişkin kararı, Orman Yönetiminin temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 18.03.2004 gün ve 2003/11140-2364 sayılı kararıyla özetle: “Mahkemece, davanın 332 sayılı parselin tapu kayıt malikleri aleyhine açılması gerektiği halde komisyon nezdinde itiraz edenler aleyhine açıldığı gerekçesiyle davanın husumet yönünden reddine karar verilmişse de yapılan incelemenin yeterli olmadığı, davanın sadece 332 sayılı parsele ilişkin olarak değil 332 sayılı parselin etrafındaki bir kısım taşınmazlara yönelik olarak açıldığı, gerçekten dava dosyası içinde dava dışı 187 parselle ilgili olarak …’nun davalı …’a vekalet vermesi dışında 332 sayılı parselin 1/6 payı maliki …’ın payını … …’a satış vaadine ilişkin noter senedi dışında bir belge bulunmadığı, ayrıca komisyon nezdinde tahdide itiraz eden ve aleyhlerine dava açılan …, … ve … ’ın komisyona yaptıkları itiraza ilişkin dilekçeleri dosya içinde olmadığı gibi, komisyon tutanağında tapu kaydından söz edildiği halde bu kaydın itirazcılar ile ilgisinin ne olduğu da yine bu kişilerin itirazı üzerine orman sınırları dışına çıkarılan 332 sayılı parselin etrafındaki taşınmazlarla olan ilgisinin araştırılmadığı, davalıların başlangıçta çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunu bildirip itiraz ettikleri ve komisyonunca itirazlarının kabulü üzerine aleyhlerine açılan dava sırasında taşınmazların orman olmadığını savunmalarında bildirdikleri halde, davanın açıldığı tarihten yaklaşık bir yıl sonra davalı sıfatlarının bulunmadığı itirazında bulundukları, ancak, kendilerine ait olmayan taşınmazların orman sınırı dışına çıkartılması için komisyona hangi sıfatla itiraz ettikleri, çekişmeli taşınmazlarla ilgilerinin ve olduğunu açıklamadıkları, Diğer taraftan; orman sınırı içine alınan taşınmazın itiraz yoluyla dışarı çıkartılabilmesi için itiraz edenlerin hak sahibi olmaları gerektiği, taşınmazda hak sahibi olmayan kişilere itiraz hakkı tanınmadığı, itiraz hakkı bulunmayan kişi ya da kişilerin itirazlarının kabul edilerek orman dışına çıkarma işlemi yok hükmünde olacağından Orman Yönetiminin yok hükmünde olan komisyonun çıkarma işlemin iptali için, işleme neden olan kişileri hasım gösterip dava açma hakkının bulunduğunun kabul edilmesi gerektiği, kaldı ki; 332 sayılı parselin orman sınırı içine alan işleme karşı malikleri tarafından süresinde itiraz edilmediğine göre 332 sayılı parseli orman sınırı içinde bırakan ilk işlemin kesinleştiğinin düşünülmesi, davaya konu işlem tarihinde yürürlükte bulunan 6831 sayılı Yasanın 1744 sayılı Yasa ile değişik 10. maddesinde “sınırlaması bitirilen köy veya belde sahasına ait tutanak, ölçü karneleri fotoğraf ve diğer belgeler bekletilmeden komisyon başkanlığına verileceği, komisyon başkanının, yapılan işleri derhal kontrol
edeceği ve üyelerine kontrol ettireceği, noksan ve yanlışlıklar görürse ilgili ekibe tamamlattıracağı, tamam olduğu anlaşılan tutanak suretlerinin komisyon başkanlığınca hemen ait olduğu belde veya köylerin münasip yerlerine asılacağı, ayrıca ilgili orman idaresine yazı ile bildirileceği, …bu ilanda; Köy ve beldenin sınırları içindeki orman olarak belirtilen yerlerde mülkiyet iddiasında bulunanların ve tutanak münderecatına razı olmayanların askı tarihinden itibaren 30 gün içinde sahip bulundukları her nevi belgelerle birlikte komisyon başkanlığına başvurmaları açıklanacağı, komisyonca itirazlı işler için alınan kararların, komisyon başkanlığı tarafından bir hafta içinde maddenin 3 üncü fıkrası uyarınca ilan olunacağı, kadastrosu tamamlanan ormanlara ait haritalar teknik esaslar dairesinde düzenlendikten sonra kadastro ekip başkanı ve teknik üye tarafından imzalanacağı, bu haritaların komisyon başkanlığınca teknik yönden kontrol edilerek taktik olunacağı, aynı yasanın 11/1. maddesi gereğince, orman kadastro ekiplerince düzenlenen tutanakların ve orman kadastro komisyonunca verilen kararların askı suretiyle ilanı ilgililere şahsen yapılan tebliğ hükmünde olduğu, ancak; ekiplerin sınırlama çalışmaları sırasında, sahibi, kanuni mümessil veya vekili hazır bulunmayan taşınmaz mallar sınırlama tutanağında orman sınırları içinde gösterilmiş ise, bu gibi taşınmaz malların bilirkişi beyanına göre tutanağa adı yazılan ilgililerine mahkemeye müracaatla itiraz davası açabilecekleri, Komisyon başkanlığınca Tebligat kanununda belirtilen esaslar dahilinde tebliğ olunacağı, tutanak veya kararlarda adı geçmeyen ilgililer ile, ekiplerce düzenlenen tutanaklara komisyon başkanlığı nezdinde itirazda bulunmayanlar ilk askı tarihinden, itirazda bulunanlar ikinci askı tarihinden, Tebligat Kanununa göre kendilerine tebligat yapılanlar tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde görevli ve yetkili adliye mahkemelerine müracaatla itiraz edebilecekleri, bu itirazların her türlü harç ve resimden muaf olduğu, bu müddet içinde itiraz vuku bulmaz ise komisyon kararlarının kesinleşeceği, bu nedenlerle, mahkemece aleyhlerine dava açılan, …’ın 08.06.1982, … ve … ’ın ise 09.06.1982 tarihli komisyona yaptıkları itiraz dilekçelerinin bulunduğu yerden getirtilmesi, davalı itirazcıların çekişmeli taşınmaz ile ilgileri açıklattırılarak bu konudaki tüm delillerinin toplanması, ilk önce 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 5, 6 ve denizi takiben 7 numaralı orman sınır noktaları ile orman sınırları içinde bırakıldığı halde davacıların itirazları üzerine orman sınırı dışına çıkarılan 332 sayılı parsel de içinde olmak üzere bu alan ile itiraz edenlerin hak sahibi olmaları halinde, bu davada davalı sıfatlarının bulunduğu kabul edilip, Orman Yönetiminin iddiası doğrultusunda araştırmaya ve yargılamaya devam olunarak toplanan delillere göre davayı esastan karara bağlamak, komisyona itiraz eden davalıların komisyon kararı ile orman sınırı dışına çıkartılan taşınmazlar üzerinde yasal bir haklarının bulunmadığının saptanması halinde itiraza hakkı olmadığı halde, yetkisiz itiraz ederek yasaya aykırı işlem yapılmasına neden olan kişilerin davalı sıfatlarının bulunacağı, ancak yetkisiz kişilerin yaptığı itiraz üzerine komisyonca orman sınırı dışına çıkarma işleminin yok hükmünde olması nedeniyle ilk orman kadastro sınırlarının kesinleşmiş olacağı, yetkisiz kişilerin orman sınırına itiraz etmesinin ve komisyonun bu yetkisiz itirazı nazara alarak ilk orman sınırını değiştiremeyeceği, her nasılsa değiştirmiş olması halinde yasaya aykırı ve yok olan işlem karşısında ilk orman sınırının kesinleşmiş olduğunun kabulü gerekeceği gözetilerek komisyonun yetkisiz kişilerin itirazı üzerine yasaya aykırı verdiği kararın ve işlemin iptaline karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma karına uyularak yapılan yargılama sonunda bu kez davanın KABULÜNE, çekişmeli … köyü … Adası, … mevkii 332 sayılı parselle ilgili 3 Numaralı Orman Kadastro Komisyonunun yaptığı tesbit ve sınırlamanın iptaline, 332 sayılı parselin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ile davalı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman kadastrosuna itiraza ilişkindir.
23.03.1970 tarihinde yapılan tapulamada, … köyü 332 parsel sayılı 82360 m2 yüzölçümündeki taşınmaz aşılık ve kısmen yabani zeytinlik niteliğiyle, Haziran 1325 tarih 25 numaralı tapu kaydı ve 235 tahrir numaralı vergi kaydı esas alınarak, Ölü … adına tesbit edilmiş, kadastro tesbiti 11.06.1970 tarihinde kesinleşmekle tapuya kayıt edilmiş, veraset ve satış sonucu 06.08.1975 tarih ve 1547 yevmiye ile ¼ er pay olmak üzere …, … , … ve … ’e geçmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde ilk orman kadastrosu 3116 sayılı Yasa döneminde 1944 yılında yapılıp kesinleşmiş, 1744 sayılı Yasa döneminde 13 Numaralı Orman Kadastro Komisyonunun, ilk orman kadastrosunun aplikasyonu, 4785 sayılı Yasa gözetilerek orman sınırlaması ve 2. madde uygulamaları yapmak üzere işe başladığı, bu komisyona bağlı 2 numaralı ekip tarafından düzenlenen 01.09.1981 tarihli tutanakla, 1944 yılında belirlenen Devlet Ormanı sınırlarına, 4785 sayılı Yasa uyarınca devletleşen orman alanları da belirlenerek, 1 ilâ 6 ve sonra tekrar 1 numaralı orman sınır noktalarını birleştiren orman sınır hattının sağının devlet ormanı, solunun ise deniz ve devlet ormanı olarak sınırlandığı, bu şekilde … Adasının sınırlamasını tamamlandığı, 2 numaralı ekibin çalışmalarının 11.05.1982 tarihinde ilan edildiği, Orman Bölge Müdürlüğünün 06.07.1982, …’ın 08.06.1982, … ve … ’ın ise 09.06.1982 tarihinde bu çalışmaya itiraz ettiği, Komisyonun 28.09.1982 tarihli çalışma tutanağında belirlendiği üzere gerçek kişilerin itirazını kabul edip, ilave olarak 7 ila 17 numaralı orman sınır noktalarını tesis ederek 332 sayılı parsel ve geniş çevresinin de içinde bulunduğu bir kısım taşınmazı orman sınırları dışında bıraktığı, bu kararın 17.06.1983 tarihinde ilan edildiği, işte eldeki dava, 04.06.1984 tarihinde, orman kadastro komisyonuna itiraz ederek 332 sayılı parselin yaklaşık 82.380 m2’lik bölümü de içine almak üzere 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 5, 6 ve denizi takiben 7 numaralı orman sınır noktasını birleştiren orman sınır hattı ile orman sınırları dışına çıkarılmasını sağlayan …, … ve … ’a yöneltilerek açılmıştır.
1) Hükmüne uyulan bozma kararı gereği işlem yapılarak, eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğrafının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi kurul raporuyla çekişmeli … köyü 332 sayılı parselin öncesi ve eylemli durumu itibariyle orman sayılan yerlerden olduğu belirlenerek, bu yer için davalı tarafa tapu verilmişse de, 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı gözetilerek 332 sayılı parsele ilişkin davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik yoktur Ancak; 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; “bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalılar aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir. Bu sebeple; hüküm fıkrasında yer alan vekalet ücreti ve yargılama giderlerine yönelik üç dört numaralı bentlerinin tamamen hükümden çıkartılarak bunun yerine “6099 sayılı Yasa ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması ve sonraki bent numaralarının buna göre yeniden düzenlenmesi suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesi gereğince, davalıdan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve yatırdığı peşin harcın istek halinde iadesine,
2) Orman Yönetiminin temyiz itirazlarına gelince; Orman Yönetimi, 04.06.1984 tarihli dilekçesiyle sadece 332 sayılı parsel için değil, … Köyü … adası İnderesi mevkiindeki 3. Nolu Orman Kadastro Komisyonunun Orman Sınırlaması yaparak 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 5 ve 6 ve denizi takiben 7 nolu O.S noktaları içinde kalan tahminen 82360 m2 yüzölçümündeki taşınmazın orman sınırları dışında bırakılması işleminin iptali ve bu bölümün orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescili istemiyle dava açtığı halde, sadece 332 sayılı parsel için dava açılmış gibi, 332 sayılı parsele ilişkin hüküm kurulup, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 5 ve 6 ve denizi takiben 7 nolu O.S noktaları içinde kalan ve dava konusu edilen, içinde 187
sayılı parsel ile tapulama dışı bölümlerin bulunduğu taşınmazlara ilişkin hüküm kurulmaması usul ve yasaya aykırı olup, Orman Yönetiminin temyizi yerinde olduğundan hükmün bu nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, Yönetimden peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 17.02.2011 günü oybirliği ile karar verildi.