YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/20020
KARAR NO : 2010/2568
KARAR TARİHİ : 02.03.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında davaya konu … Köyü 290 ve 297 parsel sayılı taşınmaz, belgesiz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı …ve arkadaşları dava konusu taşınmazın, …… Köyünde öncesinde 3 … arazisine ait tapu kayıtları kapsamı içerisinde kaldığını, tapuların dış hudutlarının …,…İskelesi, … …,……… Çiftliği,…dışındaki … …Çiftliği ve …olduğunu ve bu hudutların askeri haritalarda yer aldığını davalı veya mirasbırakanlarının 1952 yılına kadar bu araziyi % 25 hâsılat kirası vererek fer’i zilyet sıfatıyla tarım arazisi olarak kullandıklarını, ancak hukuk dışı eylemlerle taşınmaza sahiplenmeye çalıştıklarını, geldi kayıtlarında icareteynli vakıf olarak … tapu kaydının 1961 yılında taviz bedeli ödenmek sureti ile vakıfla ilişiğinin kesildiğini, bu vakıfların zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını, kadastro çalışmaları sırasında ise bilirkişilerin gerçekleri sakladıklarını, sabit hudutlu olmaları nedeniyle miktarına itibar edilmesi gereken tapuların kapsamındaki ormanların, 4785 Sayılı Kanunla devletleştirilmesinden dolayı bunların bedelleriyle ilgili olarak …Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları davanın devam ettiğini ileri sürerek komisyon kararının iptali ile taşınmazın tapu malikleri adına tescili istemiyle dava açmışlardır. ORMAN YÖNETİMİ davaya taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek orman niteliğinde hazine adına tescili, … VE … … ise, davacı Ayten Şereflinin murisleri …, … ve … Münir Şereflinin, dava dışı … … isimli kişiye satmayı vaat ettikleri yerlerin bu defa anılan kişi tarafından 1991 ila 1994 yılları arasında düzenlenen sözleşmelerle kendilerine satışın vaat edildiğini belirterek Ayten’e ait payın 1/2 oranında adlarına tescili istemiyle davaya katılmışlardır.
Davalılar ise, taşınmazın kendilerine ait olduğunu; davacıların taşınmazda malikiyetlerinin söz konusu olmadığını, dayandıkları tapu kaydının hukuken geçerli bir tapu kaydı olmadığını bu nedenle de davanın reddi gerektiğini belirtmişlerdir. Mahkemece, davacılar …ve arkadaşlarının DAVASININ REDDİNE, katılan davacı … YÖNETİMİNİN DAVASININ KISMEN KABULÜNE, davaya konu 290 parsel sayılı taşınmazın krokide (B) ile gösterilen 590,21 m2 yüzölçümündeki bölümünün orman olarak Hazine adına tesciline, (A) ile gösterilen 1213,30 m2 yüzölçümündeki bölümünün ve 297 parsel sayılı taşınmazın tamamının TESPİT GİBİ TESCİLİNE, katılan … … ve … …’ın dava dilekçelerinin GÖREV YÖNÜNDEN REDDİNE karar verilmiş ,hüküm katılan … YÖNETİMİ vekili ile davacı gerçek kişiler vekili tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 22/3/2007 gün ve 2005/2774 – 2007/3666 sayılı kararı ile “Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli olmadığından yeniden keşif yapılarak, 1967 yılında yapılan orman kadastrosunun uygulanması suretiyle taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığının saptanamayacağı,
-2-
2009/20020-2010/2568
sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekeceği ve 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet Ormanları belirlendiği, 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanların devletleştirildiği, devletleştirilen ve iadeye tabi olmayan ormanlara ait tapu kayıtlarının hukuki değerlerini yitireceği, Orman Yönetiminin katılımı olmaksızın oluşan tapu kayıtlarının Yönetimi bağlamayacağı, 6831 Sayılı Yasanın 3373 Sayılı Yasa ile değişik 1/F maddesinin, öncesi orman olmayan taşınmazlar bakımından söz konusu olacağı, Tapu kayıtları bu kayıtlara dayananların yararına olduğu kadar, aleyhine de delil oluşturacağı, 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesi gereğince değişebilir nitelikteki tapu kayıtlarının kapsamının yüzölçümüne değer verilerek saptanacağı, kaydın yüzölçümü ile geçerli asıl kapsamı orman değil ise, kayıt fazlasının ormandan açılmış olduğunun kabul edileceği, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bile olsa, orman içi açıklıkların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyeceği, yine doğal ve kültürel sit alanları ile bunların koruma alanlarının zilyetlik yoluyla edinilemeyeceği, düşünülerek taşınmazın niteliği belirlenmesi, kesinleşmiş mahkeme kararlarının tarafı olmayan Orman Yönetimini bağlamayacağı, devlet ormanlarının mülkiyeti Hazineye, kullanma hakkının Orman Genel Müdürlüğüne ait olduğu nazara alınarak, devlet ormanlarına ilişkin sav ve savunmaların Hazine ve Orman Yönetimi tarafından ayrı ayrı yapabileceği gibi birlikte de yapılabileceği gözetilerek toplanan deliller birlikte değerlendirilip oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak, Davacılar …ve arkadaşlarının davasının REDDİNE ,katılan davacı … YÖNETİMİNİN DAVASININ REDDİNE, davaya konu taşınmazların TESPİT GİBİ DAVALI ADINA TESCİLİNE, katılan … … ve … …’ın dava dilekçelerinin GÖREV YÖNÜNDEN REDDİ ile,görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren en geç 10 gün içerisinde başvurulması halinde dosyanın görevli ve yetkili …ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,karar verilmiş ORMAN YÖNETİMİ vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde … serisi olarak, 1967 yılında yapılıp tesbit tarihinden önce kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 22 numaralı orman kadastro komisyonunca 1981 yılında yapılıp 24.07.1981 tarihinde ilan edilerek 24.07.1982 tarihinde aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ve 1988 ila 1990 yıllarında yapılıp 08.07.1991 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşmemiş olan aplikasyon ve 2896 ve 3302 Sayılı Yasalar ile değişik 2/B uygulaması vardır.
1) İncelenen dosya kapsamına, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapıldığına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişiler tarafından yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada, çekişmeli 277 parsel sayılı taşınmazın tamamı ile 290 parsel sayılı taşınmazın dosyada yer alan orman yüksek mühendisi ……’in 06/03/2003 tarihli krokisinde (A) ile gösterilen 1213,30 m2 yüzölçümündeki bölümünün orman kadastrosu dışında ve orman sayılmayan yerlerden olduğu, adına tescil kararı verilen kişi yararına 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde … kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek … biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, bu taşınmazlara yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile çekişmeli 277 parsel sayılı taşınmaz ile 290 parsel sayılı taşınmazın dosyada yer alan orman yüksek mühendisi ……’in 06/03/2003 tarihli krokisinde (A) ile gösterilen 1213,30 m2 yüzölçümündeki bölümü hakkındaki usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, karar verilmesi gerekmiştir.
2) 290 parsel sayılı taşınmazın dosyada yer alan orman yüksek mühendisi ……’in 06/03/2003 tarihli krokisinde (B) ile gösterilen 590,21 m2 yüzölçümündeki bölümüne yönelik temyiz itirazlarına gelince: Mahkemece bozmadan önceki kararda, davacılar … Mümtaz Şerefli ve arkadaşlarının DAVASININ REDDİNE, katılan davacı … YÖNETİMİNİN DAVASININ KISMEN KABULÜNE, davaya konu 290 parsel sayılı taşınmazın krokide (B) ile
gösterilen 590,21 m2 yüzölçümündeki bölümünün orman olarak Hazine adına tesciline, (A) ile gösterilen 1213,30 m2 yüzölçümündeki bölümünün ve 297 parsel sayılı taşınmazın tamamının TESPİT GİBİ TESCİLİNE, karar verildiği ve anılan kararın tespit maliki davalı tarafından benimsenerek temyiz edilmediği, bu suretle 290 parsel sayılı taşınmazın krokide (B) ile gösterilen 590,21 m2 yüzölçümündeki bölümü ile ilgili olarak tespit maliki davalı aleyhine, Orman Yönetimi lehine kazanılmış hak oluştuğu anlaşılmış olup, mahkemece bu husus gözetilmeksizin 290 parsel sayılı taşınmazın krokide (B) ile gösterilen 590,21 m2 yüzölçümündeki bölümünün de tespit gibi davalı kişi adına tesciline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ :1) Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin, çekişmeli 277 parsel sayılı taşınmazın tamamı ile 290 parsel sayılı taşınmazın dosyada yer alan orman yüksek mühendisi ……’in 06/03/2003 tarihli krokisinde (A) ile gösterilen 1213,30 m2 yüzölçümündeki bölümü hakkındaki temyiz itirazlarının reddi ile bu taşınmazlara yönelik hükmün ONANMASINA,
2) Yukarıda ikinci bentte açıklanan nedenlerle Orman Yönetiminin, Orman Yüksek Mühendisi ……’in 06/03/2003 tarihli krokisinde 290 parsel sayılı taşınmazın (B) ile gösterilen 590,21 m2 yüzölçümündeki bölümü hakkındaki temyiz itirazlarının kabulü ile bu taşınmaza ilişkin hükmün BOZULMASINA, 02/03/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.