YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14267
KARAR NO : 2012/17862
KARAR TARİHİ : 28.11.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleştirilen itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı şirket arasında imzalanan kredi sözleşmesinde davalı …’nin kefil olarak yer aldığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davada da aynı kredi sözleşmesinde kefil olan davalı …’ın takibe itirazının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili; kredinin ödendiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; 26.06.2009 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak davalıların takibe itirazlarının kısmen iptaline, tahsilde tekerrür etmemek üzere asıl davada davalı … yönünden takibin 2.411,85 TL üzerinden devamına, asıl alacak 475.74 TL’ye takip tarihinden itibaren yıllık %157.50 temerrüt faizi ve %5 gider vergisi uygulanmasına, faize %5 gider vergisi uygulanmasına, birleşen dosyada davalı … yönünden takibin 2.411,95 TL üzerinden devamına, asıl alacak 476,52 TL’ye takip tarihinden itibaren %157.50 temerrüt faizi ve faize %5 gider vergisi uygulanmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Yargılama sırasında 20.08.2008 tarihli bilirkişi raporuna itiraz üzerine 24.06.2009 ve 15.03.2010 tarihli ek raporlar alınmış, raporlar arasında çelişki olduğu gerekçesiyle yeni bir bilirkişiden 04.11.2010 tarihli kök ve 04.02.2011 tarihli ek rapor alınmıştır. Raporlar arasında çelişki olduğu gerekçesiyle yeni bir rapor alınmasına rağmen çelişkili olduğu belirtilen 24.06.2009 tarihli bilirkişi ek raporunun hükme esas alınması doğru olmadığı gibi, anılan rapor Yargıtay denetimine de elverişli görülmemiştir. Bu durumda mahkemece davacı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik itirazları da değerlendirilmek suretiyle konusunda uzman 3 kişilik yeni bir bilirkişi kurulundan raporlar arasındaki çelişkiyi giderici, Yargıtay denetimine elverişli ve ayrıntılı rapor alınıp tüm deliller birlikte değerlendirilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, davacının harçtan muaf olduğu gözetilerek ödediği temyiz harçlarının talebi halinde iadesine, 28.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.