YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3870
KARAR NO : 2011/7523
KARAR TARİHİ : 16.06.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 22.03.2010 gün ve 914-3498 sayılı bozma kararında özetle: “Çekişmeli … Mahallesi 450 ada 19 parsel hakkında Hazine ve Orman Yönetiminin davasının reddine karar verilmişse de orman kadastro haritası ile kadastro paftasının ölçekleri eşitlenip birbiri üzerine aplike edilmediği, yerel bilirkişi davalıların 40 yıl önce …’a göçettiğini, bu nedenle taşınmazın boş kaldığını bildirdiği halde, zilyetlik tanıkları komşu parsel tutanakları ve ziraat uzmanı raporundan yararlanılarak zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmediği” açıklanmıştır. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu parselin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 03.04.2007 tarihinde ilan edilip kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması vardır.
Hükmüne uyulan bozma ilamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporlarına göre çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu belirlenerek … şekilde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A. maddesinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve aynı yasanın 17. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen geçici 11. maddesine göre; “bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulması doğru değil ise de; bu yanılgının giderilmesi hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 2, 3, 4, ve 5. bendlerinin hükümden çıkarılarak, yerine “6099 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 16.06.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.