Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/10591 E. 2010/5483 K. 04.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10591
KARAR NO : 2010/5483
KARAR TARİHİ : 04.05.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Dava, altın satışından kaynaklanan faturalara dayalı alacağın tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı vekili, davacı tarafın İİK.nun 67.maddesinde öngörülen bir senelik süre içinde mahkemeye başvurmadığını, kuyumculuk ticareti gereğince takibe konu fatura bedellerinin peşin olarak ödendiğini, kötüniyetle icra takibine girişildiğini belirterek davanın reddi ile % 40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde davalının icra takibine 19.12.2005 tarihinde itiraz ettiği ve aynı gün icra hukuk mahkemesine ödeme emrinin tebliğinin usulsüzlüğü ve öğrenme tarihinin 12.12.2005 olduğu konusunda şikayette bulunduğu, icra takibine itiraz dilekçesinin alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair tebligat parçasına rastlanmadığı gibi, icra hukuk mahkemesi kararının kesinleşme tarihi (14.11.2006) de nazara alındığında itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, davalı tarafın ödeme savunmasını usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığı, davacı defterindeki alacak kaydının esas alınması gerektiği gerekçeleri ile davanın kısmen kabulüne, 9.104.84.-YTL.ye vaki itirazın iptaline, bu miktara takipten itibaren % 70’i geçmemek üzere değişen oranlar göz önüne alınmak kaydı ile avans faizi uygulanmak suretiyle takibin diğer kayıt ve şartlarda devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin dava açma süresine yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı altın satışlarının peşin yapıldığını ve davacıdan almış olduğu altının bedelinin peşin ödenmiş olduğunu savunmuştur. B.K.nun 182/2.maddesi uyarınca “Hilafına adet veya mukavele mevcut değil ise satıcı ile alıcı borçları aynı zamanda ifa etmekle mükelleftirler”. Buna göre asıl olan peşin satıştır. Peşin satışta mal ve satış bedelinin aynı anda verildiğine dair yasal karine mevcuttur. Altın satışlarında bu karinenin aksine başka bir adet ya da teamül bulunmadığı dosyaya sunulan Kuyumcular Odası’nın cevabi yazısı ile sabittir.
Bu durumda mahkemece somut olay bakımından ispat külfetinin yasal karinenin aksini iddia eden davacıda olduğu gözetilmeden ispat külfetinin tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin süreye ilişkin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.