Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/18849 E. 2010/1559 K. 10.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/18849
KARAR NO : 2010/1559
KARAR TARİHİ : 10.02.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 04.07.2006 gün ve 2005/10688-5133 sayılı kararıyla “…’a temyiz harç ve giderlerini ödemesi için çıkarılan muhtıra yöntemince tebliğ edilmediğinden, adı geçenin temyiz etmemiş sayılmasına ilişkin mahkeme ek kararı kaldırılmış, … ve davacı gerçek kişilerin temyiz itirazları kabul edilerek, karar “mahkemece verilen kesin önel içinde davacı tarafın keşif avansını yatırmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, kesin önel yöntemine uygun olmadığı gibi, daireye gelen dosyalardan, davacılar vekilinin Mart 1290 tarih 9/18, 9/19, 9/29 defter ve varak numaralı tapu kayıtlarına dayanarak çok sayıda parsel için dava açtığı, davalılar farklı olsa da, çekişmeli parsellerin aynı ada içinde kaldığı, dava nedeni ve dayanakların aynı olduğu, delillerin doğru değerlendirilebilmesi ve sağlıklı bir sonuca oluşabilmesi için, davaların köy ve … bazında birleştirilmesinde zorunluluk bulunduğu, ayrıca 3402 Sayılı Yasanın 36. Maddesinin uygulanabilmesi için, dosyanın keşfe hazırlanması gerektiği, bu nedenlerle aynı nedene dayanılarak açılan davaların köy bazında birleştirilmesi, bu parselleri kenardan çevreleyen komşu parsellerin tutanak ve dayanağını oluşturan belgelerin getirtilip, dosya tamamlandıktan sonra, davacı tarafa keşif masraflarını yatırması için uygun bir süre verilmesi, keşif gideri yatırıldığında yeniden yapılacak keşifte tarafların tüm delillerinin değerlendirilmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyulmasından sonra, Orman Yönetimi taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyeceği, tesbitinin iptali ve orman niteliyle Hazine adına tapuya tescili istemiyle davaya katılmıştır. Mahkemece, davacı ve müdahil davacı gerçek kişilerin davalarının REDDİNE, katılanlar … ve …’ın tesbitten sonraki hakka dayandığından davalarının görev yönünden REDDİNE, Katılan … Yönetiminin davasının KABULÜNE, çekişmeli parselin tesbitinin iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde … serisi olarak, 1967 yılında yapılıp tesbit tarihinden önce kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 22 numaralı orman kadastro komisyonunca 1981 yılında yapılıp 24.07.1981 tarihinde ilan edilerek 24.07.1982 tarihinde aplikasyon ve 1744 sayılı yasa ile değişik 6831 sayılı yasanın 2. madde uygulaması ve 1988 ila 1990 yıllarında yapılıp 08.07.1991 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşmemiş olan aplikasyon, 2896 ve 3302 sayılı yasalar ile değişik 2/B uygulaması vardır.
2009/18849-2010/1559
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve eski tarihli memleket haritası amanejman planı ve hava fotoğrafı ile orman kadastro tutanak ve haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen Ziraat Uzmanı, Orman uzmanı, ve jeolog bilirkişilerin raporlarıyla, çekişmeli parselin üzerinde üç adet kulübe şeklindeki ev yıkıntılarının bulunduğu, ancak hiç bir zaman tarımda kullanılmadığı, eski orman açması olup, tüm çevresinin devlet ormanı ile çevrili ve 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi anlamında özel mülkiyete konu olmayan orman içi açıklığı niteliğinde bulunduğu, bu tür yerlerin 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılmasının zorunlu olduğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 10/02 /2010 gününde oybirliği ile karar verildi.