YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11536
KARAR NO : 2012/16095
KARAR TARİHİ : 07.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı; Kanga petrolden 3-4 yıl önce veresiye akaryakıt aldığını, ancak borcunu fazlası ile petrolde çalışan, … isimli şahsa ödediğini, defter senedindeki borcunun üzerine çarpı işareti yaparak borcunun silindiğini, davalının eline nasıl geçtiğini anlayamadığı 15.000 TL’lik senede dayanarak icra takibine giriştiğini, defterler incelendiği takdirde böyle bir borcunun olmadığının anlaşılacağını dar yetkili icra mahkemesinde borca ve imzaya itiraz edildiğini ancak yetersiz inceleme sonucunda davasının reddedildiğini ileri sürerek borcunun olmadığının tespiti ile takibin iptaline, %40 kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddiasını ispatlaması gerektiğini, tanık dinlenmesine muvafakatlarının olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde davacının iddiasını usulüne uygun delillerle ispatlayamaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar tacir olup uyuşmazlık ticari satım nedeniyle alındığı savunulan bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacı yan diğer delillerle birlikte davalının ticari defterlerine de delil olarak dayanmıştır. Nitekim mahkemece 18.01.2012 tarihli celsede “Davalıdan ticari defterler celp edildikten sonra, dosyanın duruşma günü beklenilmeksizin Antalya Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilerek, malimüşavir birlirkişiye dosyanın tevdi ile dosyada mevcut bulunan tüm bilgi ve belgeler, dava dilekçesi, cevap dilekçesi incelenmek sureti ile dosya kapsamı ve talepler konusunda ayrıntılı rapor düzenlenmesinin istenilmesine, bilirkişinin emek ve mesaisine karşılık 250,00 TL ücret takdirine, bilirkişi ücreti ile dosya gidiş dönüş ücreti olarak 50,00 TL’nin davacı tarafından iki hafta kesin süre içerisinde karşılanmasına” denilmiş, bu karar üzerine davacı yan takdir edilen giderleri 24.01.2012 tarihinde yatırmıştır. Ancak bu aşamadan sonra mahkemece 04.04.2012 günlü ara kararı ile davalı yanın defterlerinin incelenmesi ara kararından vazgeçilerek yazılı olduğu şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Tüm bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere tarafların tacir, uyuşmazlığın ticari senet olduğu keza verilen ara kararı gereğince giderlerin davacı tarafından süresinde yatırıldığı gözetilerek HMK’nun 222. maddesi gereğince bilirkişi incelemesi yaptırılıp varılacak uygun sonuç neticesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz nedenlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.