Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/3303 E. 2011/6728 K. 02.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3303
KARAR NO : 2011/6728
KARAR TARİHİ : 02.06.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … Yönetimi, 15/01/2007 tarihli dilekçe ile açtığı davada, 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan çalışmalarda, … köyü 127 ada 1 sayılı parselin orman niteliği ile sınırlandırılıp, Hazine adına tespit tutanağı düzenlenerek 15/12/2006 tarihinde 30 günlük kısmı ilana çıkartıldığını, bu orman parseline bitişik olan 127 ada 69, 78, 79 ve 80 parsel sayılı taşınmazlar da orman sayılan yerlerden olduğu halde, orman alanı dışında bırakıldığını ileri sürerek bu alanın orman sınırları içine alınarak orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, daha önce Orman Yönetimi tarafından açılan Mahkemenin 2007/43, 46, 47 ve 78 sayılı dosyalarında, çekişmeli taşınmazlar hakkında karar verilmiş olduğundan, kesin hüküm nedeniyle davanın reddine, 127 ada 1 parselin tesbit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4. Maddesi hükmüne göre orman sınırlandırması yapılmış, çekişmeli parseller orman alanı dışında bırakılmıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; davacı … yönetimi orman sınırı içine alınan taşınmazların kısmi ilan süresi içinde köy tüzel kişiliğini hasım göstererek açtığı davada 127 ada 1 parsel numaralı orman parseline bitişik ve orman sayılan bir kısım taşınmazların orman sınırı dışında bırakıldığını iddia ederek orman sınırı içine alınmalarını istemiş, ancak bu parsellerin numaralarını göstermediği gibi dava dilekçesine bir kroki de eklememiştir.
Daha sonra 26.05.2008 günlü duruşma sırasında, Orman Yönetimi 127 ada 1 parsel sınırında bulunan taşınmazlardan 127 ada 69,78,79,80 parseller dışındakilere itirazları bulunmadığını açıklamış, mahkemece buna rağmen 16.07.2010 günü keşif yapılarak tutanak asılları da dosyada bulunan 68, 70, 71 ve 72 parseller hakkında araştırma ve inceleme yapılmış, daha sonra da bu taşınmazlar hakkında kesin hüküm bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak dosyaya getirtilen belgeler incelendiğinde; 26.05.2008 günlü celsede sözü edilen 6 9 (mahkemenin 2007/78 sayılı dosyası), 78 (mahkemenin 2007/46 sayılı dosyası), 79 (2007/43), 80 (2007/47) parsellere ilişkin oldukları, Orman Yönetimince açılan davalar sonunda 78 ve 79 parsellerin orman niteliğiyle Hazine adına; 69 ve 80 parsellerin tesbit gibi tescillerine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Orman Yönetimince, tutanak asılları dosyada bulunan 68,70,71,72 parsellerden açıkça feragat edilmediği ve mahkemece bu parseller hakkında araştırma ve inceleme yapılarak orman sayılan yerlerden oldukları belirlendiği halde başka parseller hakkındaki kesinleşmiş kararlar gözönünde bulundurularak, kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Mahkemece öncelikle Orman Yönetiminden hangi taşınmazları dava ettiği, hangilerinden feragat ettiği açıkça sorulmalı, buna göre dava edilen taşınmazların tutanakları dosyada yoksa getirtilmeli, Hazine ve dava konusu taşınmazların zilyedleri davaya dahil edilmeli, gerçekten kesin hüküm olup olmadığı belirlenmeli, bu dosyada incelenen 68,70,71,72 parseller dava konusu değilse, tutanak asılları olağan yollarla kesinleştirilmek üzere Kadastro Müdürlüğüne gönderilmeli, yine aynı şekilde 127 ada 1 numaralı orman parselinin kendisinin davalı olmadığı, çevresinin davalı olduğu düşünülerek bu parsel hakkında hüküm kurulmamalı ve tutanağı da kesinleştirilmek üzere Kadastro Müdürlüğüne gönderilmeli, bundan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun olmayan hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 02.06.2011 günü oybirliği ile karar verildi.