YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/18996
KARAR NO : 2010/1562
KARAR TARİHİ : 10.02.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve dahili dava edilenlerin vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü … Mevkii 102 ada 39, 40, 41, 42, 43, 44 ve 45 parsel sayılı 9386,90 m2, 1807,25 m2, 2439,11 m2, 7778,46 m2, 4483,40 m2, 5472,79 m2 ve 1155,78 m2 yüzlçümündeki taşınmazlar, … Gürsoy’un işgalinde olduğu beyanlara yazılmak suretiyle orman niteliğiyle Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı gerçek kişiler, … Çiftliği olarak bilinen bu yeri önceki malikleri Seyitzade … ve … karısı … Seher ve … Evlatları … … , Fehime, Melek ve Abdulkadir Soyman’dan satın aldıkları Ekim 1966 tarih ve 29 sıra numaralı tapuda adlarına kayıt ettirdikleri, orman ile ilgisi olmadığı, tesbitlerinin iptali, zilyetlik ve tapu kaydıyla adlarına tapuya tescili iddiasıyla dava açmışlar, davayı Kenan, … ve Mecit Gülsoy mirasçılarına yaygınlaştırmışlardır. Mahkemece, çekşimeli parsellerin etrafındaki orman alanları ile bütünlük arz eden orman içi açıklığı olduğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı ve dahili dava edilenlerin vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
1) İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve davacı tarafın tutunduğu tapu kayıtları, arazi kadastro paftası, eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğrafının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla, çekişmeli … Köyü … Mevkii 102 ada 39, 40, 41, 43 ve 45 sayılı parsellerin tamamı ve aynı ada 42 ve 44 sayılı parsellerin fen bilirkişi krokiside (B) ile gösterilen bölümlerinin orman sayılan yerlerden olduğu, çekişmeli aynı ada 41 sayılı parselin tamamı ve 42 sayılı parselin (A) ile gösterilen bölümlerinin ise eski tarihli haritalarda açık alan olarak nitelendirilse de, etrafı çepe … orman alanları ile çevrili orman içi açıklığı olduğu, yerel bilirkişiler tarafından, davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının çekişmeli parsellerin yanı sıra içinde yüzlerce dönümlük eylemli devlet ormanları ile dava konusu olmayan daha bir çok parseli kapsadığı bildirilmişse de, bu tapu kaydının, Devlet Ormanı içinde yer alan mevkii orman içinde kalan nokta sınrıları itibariyle değişebilir nitelikte sınırlar içerdiği, bu nedenle 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesi gereğince, kapsamının yüzölçmüne değer verilerek saptanacağı, bu tapu kaydı yüzölçmünden fazlaya dava dışı 299 ve 300 sayılı parsellere uygulandığına göre, çekişmeli parselerin tapu kaydının yüzölçmü ile geçerli kapsamı içinde
2009/18996-2010/1562
kabul edilemeyeceği gibi, tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu, 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesinin hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapadığı, bu itibarla, dava konusu taşınmazların bir kısmı yada tamanının memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmeyeceği, etrafı ormanla çevrili olan taşınmazların, özel mülke dönüşüp tarım ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağının tartışmasız olduğu, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin bu yoldaki kararlarının Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenip, yerleşik kararlar halini aldığı [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları] gözetilerek bu parsellere ilişkin davaların reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Ancak, sözü edilen nedenlerle devlet ormanları üzerinde zilyetliğin hukuki değeri bulunmadığı, devlet oranı üzerinde muhdesat tesis edilemeyeceği, bu durumun kamu düzenine ilişkin bir konu olduğu, Kadastro Hakiminin yasal ve doğru sicil oluştura görevinin bulunduğu gözetilerek, orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilen parsellerin tapu kayıtlarının beyanlar hanesinde yer alan … Gürsoy’un kullanımda olduğuna ilişkin şerhlerin silinmesine karar verilmemesi doğru değilse de bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hümün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
2) Davalı gerçek kişilerin çekişmeli 44 sayılı parselin fen bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 4022,50 m2 bölümüne ilişkin temyiz itirazlarına gelince, çekişmeli taşınmazın bu bölümünün eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğraflarında açık tarım alanı olarak nitelendirildiği tarla olarak kullanıldığı ve batıdan ormana sınır ise de kuzey ve doğudan tesbiti … adına itirazsız kesinleşen 149 sayılı parsel ve tesbiti … adına itirazsız kesinleşen 150 sayılı parsele sınır olduğu, tarım alanları ile bütün olduğu, yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre, 44 saılı parselin (B) ile gösterilen bölümü yönünden davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu gözetilerek bu bölüme ilişkin davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, bu bölüme ilişkin davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1- Yukarıda birinci bendde açıklanan nedenlerle, davacı gerçek kişinin temyiz itirazlarının reddine, aynı nedenlerle gerekçeli kararın hüküm fıkrasınad yer alan “…dava konusu Malatya ili Arapgir İlçesi … Köyü … Mevkiide kain 102 ada 39, 40, 41, 42, 43, 44 ve 45 parsel sayılı taşınmazların TESBİT GİBİ TESCİLİNE,” cümlesinin hükümden çıkartılarak bunun yerine; “dava konusu Malatya ili Arafgir İlçesi … Köyü … mevkiide kain 102 ada 39, 40, 41, 42, 43, ve 45 sayılı parsellerin tamamı ve 44 sayılı parselin orman bilirkişiler …, … Yücekaya ve … tarafından düzenlenen 13.08.2009 tarihli rapor ve krokide (B) ile gösterilen bölümünün devlet ormanı niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, beyanlar hanesinde yer alan … Gürsoy’un işgalinde olduğuna ilişkin şerhin silinmesine” cümlesinin yazılarak düzeltilmesine ve … Köyü … mevkiide kain 102 ada 39, 40, 41, 42, 43, ve 45 sayılı parsellerin tamamı ve 44 sayılı parselin Orman Bilirkişiler Gökhan Destegül, … Yücekaya ve Şevket Doğan tarafından düzenlenen 13.08.2009 tarihli rapor ve krokide (B) ile gösterilen bölümüne
2009/18996-2010/1562
ilişkin hükmün H.Y.U.Y.nın 438/7. maddesi gereğince düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA,
2- Yukarıda ikinci bendde açıklanan nedenlerle, … Köyü … Mevkii 102 ada 44 sayılı parselin Orman Bilirkişiler …, … Yücekaya ve … tarafından düzenlenen 13.08.2009 tarihli rapor ve krokide (A) ile gösterilen 4022,50 m2 yüzölçmündeki bölümüne ilişkin hükmün BOZULMASINA 10.02.2010 günü oybirliği ile karar verildi.