YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/17887
KARAR NO : 2010/2238
KARAR TARİHİ : 24.02.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman sınırlamasına ve kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili, müdahil … vekili ve Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 08.04.1999 gün 1998/11926-1999/3359 sayılı bozma kararında özetle: “Mahkemece yeniden yapılacak keşifte, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve amenajman planı uygulanarak taşınmazların öncesinin ne olduğunun ve eğiminin belirlenmesi, eğimin % 12’nin üzerinde ise maki elemanlarının mevcut olduğu alanların orman sayılan yerlerden olduğunun düşünülmesi, davacıların dayandığı T. Sani 1927 tarih 52 nolu tapu kaydının kapsamı saptanarak krokide işaretlenmesi, yargılama sırasında dava konusu taşınmazın bazı bölümlerinde 2/B madde çalışmaları yapılarak tespit tutanaklarının düzenlendiği ve davanın aynı zamanda kadastro tespitine itiraza dönüştüğü anlaşıldığından, bu parseller hakkında da araştırma yapılarak ayrıca sicil oluşturulması ve sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra, davanın 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesinde belirtilen 6 aylık ilan süresi içinde açılmadığı anlaşıldığından mahkemenin görevsizliğine, dosyanın karar kesinleştiğinde görevli ve yetkili Milas Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davacılar … ve … vekili, müdahil … vekili tarafından davaya bakma görevinin kadastro mahkemesine ait olduğu iddiasıyla ve davalı Hazine vekili tarafından vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu kaydına dayalı 10 yıllık süre içinde açılan orman sınırlamasına ve kadastro tespitine itiraza Ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1966 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1744 Sayılı Yasaya göre 07.01.1983 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, aplikasyon ve 2. madde uygulaması ile 19.10.1990 tarihinde ilanı yapılarak kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Yörede yapılan orman kadastrosu 23.11.1966 tarihinde ilana çıkartılmış, davacılar M. … Altınyürek ve 12 arkadaşı tarafından Asliye Hukuk Mahkemesinin 1967/869 ve 1967/870 sayılı dosyaları ile orman kadastrosuna itiraz davaları 23.10.1967 tarihinde açılmış ve T. Sani 1298 tarih 17 nolu sicilden gelen T. Sani 1927 tarih 56 numaralı 9935 dönüm miktarındaki tapu kayıtlarının kapsadığı alanların öncesinin orman olmadığı iddia edilmiştir. Sözü edilen 1967/869 ve 870 sayılı dosyaların konusunun … Köyü 101 ada 39 nolu 117 Hektar 4707 m2 yüzölçümlü parsel olduğu belirlenmiş ve orman kadastrosuna itiraz davası sırasında bu
2009/17887 – 2010/2238
davaların konusu olan yerlere … Köyü 101 ada 39 parsel numarası verilerek tespit tutanağı 03.01.1989 tarihinde düzenlenmiş ve 1967/869-870 sayılı orman kadastrosuna itiraz davalarına konu olan yerlerin Bozbük serisi olarak, orman kadastro komisyonunca sınırlaması yapılan … Köyü sınırları içinde kalan 101 ada 39 sayılı parsel olduğunun belirlenmesi üzerine, Asliye Hukuk Mahkemesinin 1967/869 ve 1967/870 sayılı dosyaları görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine gönderilmiş ve kadastro mahkemesinin 1989/71 sayısına kaydedilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1967/869 ve 870 sayılı dosyaları davacı M. … Altınyürek ve 12 arkadaşı tarafından, davalı … Genel Müdürlüğü aleyhine açıldığı, temyize konu bu davanın davacısı …’in 26.02.1992 günlü oturumda davaya müdahale ettiği görülmektedir. T. Sani 1298 tarih 17 nolu sicilden gelen, T. Sani 1927 tarih 56 nolu 9935 dönüm yüzölçümlü tapuyu satın alarak davaya müdahale eden kişilerin davası kadastro mahkemesinin 1989/71 sayılı dosyasından ayrılarak mahkemenin 1991/66 sayısına kaydedilmiş ve 15.06.1994 gün 1991/66-64 sayılı kararla orman kadastrosuna itiraz davası reddedilmiş ve kişilerin temyizi üzerine bu karar 20. Hukuk Dairesinin 18.04.1995 gün ve 1995/1411-5761 sayılı kararı ile bozulmuştur. Bozma kararından sonra mahkemenin 1997/52 sayısına kaydedilerek davanın 17.10.1997 gün 1997/52-48 sayılı kararla dava yine reddedilmiş, davacılar ve satın alan katılanlar tarafından temyiz edilmesi üzerine 20. Hukuk Dairesinin 04.06.1998 gün ve 1998/4856-5820 sayılı kararı ile ikinci kez bozulmuştur. Bozma kararından sonra mahkemenin 1998/106 sayısına kaydedilmiş, … ve …’in harici satın almaya dayanarak davaya müdahale etmişler ve dava 16.04.1999 gün ve 1998/106-23 sayılı kararı ile … ve … aleyhine yine karara bağlanmış, hüküm sadece Hazine ve Orman Yönetiminin temyizi üzerine 20. Hukuk Dairesinin 11.10.1999 gün 1999/6580-8544 sayılı kararı ile üçüncü kez bozulmuş ve mahkemenin 2000/4 sayısına kaydedilerek dava hakkında yeniden 26.05.2000 gün 2000/4-5 sayılı kararı ile hüküm kurulmuş ve bu hükmün temyize konu bu davanın davacıları ve o davaya müdahale eden …, … ile Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiş ve 20. Hukuk Dairesinin 17.10.2000 gün ve 2000/7429-7975 sayılı karar ile müdahil davacılar … vekilinin ve …’nın daha önce aleyhlerine verilen 16.04.1999 gün 1998/106-23 sayılı kararı temyiz etmedikleri ve son verilen 2000/4-5 sayılı kararla da aleyhlerine bir durum yaratılmadığından … vekilinin ve …’nın temyiz dilekçelerinin reddine, ancak Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazları kabul edilerek hükmün bozulmasına karar verilmiş ve bozma sonrası mahkemenin 2000/63 sayısına kaydedilmiştir. Mahkemece 02.05.2001 gün ve 2000/63-22 sayılı kararla dava yine karara bağlanmış, bu hüküm sadece Orman Yönetimi ve Hazine ile müdahale talebinde bulunan … ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiş ve 20. Hukuk Dairesinin 18.06.2001 gün 2001/4959-5119 sayılı kararı ile müdahil kişilerin temyiz itirazlarının reddine, Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulüne karar verilerek hüküm 5. kez bozulmuş ve mahkemenin 2001/6 sayısına kaydedilmiştir. 2001/6 sayılı dosyada temyize konu davanın davacıları … ve … karar başlığında taraf olarak gösterilerek 10.10.2001 gün 2001/6-48 sayı ile dava karara bağlanmış ve bu karar da Hazine vekili ve Orman Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiş ve 20. Hukuk Dairesinin 04.12.2001 gün ve 2001/9620-9436 sayılı kararı ile onanmış ve karar düzeltme yoluna başvurulmadığından 15.02.2002 tarihinde kesinleşmiştir.
Açıklanan şu duruma göre; mahkemece daha önce verilen 03.10.1997 gün 1991/116-29 sayılı kararının bozulmasına ilişkin Dairenin 08.04.1999 gün ve 1998/11926-3359 sayılı kararında sözü edilen Asliye Hukuk Mahkemesinin 1967/869-1967/870 sayılı orman kadastrosuna itiraz davalarının konusu … Köyü 101 ada 39 sayılı parsel olup, temyize konu davanın konusu ise … Köyü 659 sayılı orman parseli ile daha sonra bu orman parselinden 2/B madde uygulaması ile orman rejimi dışına çıkartılıp, 21.09.1993 tarihinde tespit tutanakları düzenlenen 684, 685, 686, 687, 688, 697, 736 ve 737 sayılı parsellerdir. Bu parsellerin kadastro tespit tutanakları 31.05.1995-30.06.1995 tarihleri arasında ilana çıkartılmış ve kesinleşmiştir.
Kadastro sırasında … Köyü 659 parsel numaralı 9.797.391,09 m2 yüzölçümlü taşınmazın kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığından söz edilerek tespit tutanağı düzenlenmiştir. 659 nolu parselin kuzey bölümü 1966 yılında … Serisi ormanlarından
2009/17887 – 2010/2238
… Köyü sınırları içinde kalan Kovankatlık Devlet Ormanı ismi ile orman sınırları içine alınan yerdir. 659 sayılı parselin güney bölümü ise … Orman Serisinin kadastrosunun yapılmasından sonra 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik hükümlerine göre orman kadastro sınırı içine alınan ve 25.08.1982 tarihinde ilana çıkartılarak kesinleşen Tekeburnu Serisi Devlet Ormanıdır. Yani, orman niteliği ile Hazine adına tespit tutanağı düzenlenen, … Köyü 659 sayılı parselin kuzey parçasının orman kadastrosu 1966 yılında yapılmış, 23.11.1966 tarihinde ilana çıkartılıp kesinleşmiş Kovankatlık Devlet Ormanıdır. Güney bölümü ise, 25.08.1982 tarihinde ilanı yapılan Tekeburnu Serisi Devlet Ormanı olup, itirazsız kesinleşmiştir. Daha sonra bu ormanlarda 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması yapılarak sonuçları 25.08.1982 tarihinde ilan edilip kesinleşmiştir. Ondan sonra da, 1988 yılında aynı ormanda 3302 Sayılı Yasa hükümlerine göre 6831 Sayılı Yasanın 2/B uygulaması yapılıp bu işlem de 19.10.1990 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir.
Temyize konu 1999/37 (bozma kararından önce 1991/116 sayılı) dava ise, 23.09.1991 tarihinde tapu kaydına dayalı olarak orman sınırlamasına itiraz davası olarak açılmıştır.
… ve … tarafından 08.01.1999 tarihinde Kadastro Mahkemesinin 1999/13 sayılı dosyasında Hazinece 684 ila 688, 697, 736 ve 737 nolu parsellerin Orman Bakanlığınca hak sahibi tespit komisyonlarınca 2924 Sayılı Yasaya göre hak sahibi olarak belirlenen … ve arkadaşları aleyhine açılan davada mahkemece 19.11.1999 gün ve 1999/13-57 sayılı kararla, “sözü edilen parseller hakkında yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasının kesinleştiği ve dava konusu parsellerin Hazine adına orman rejimi dışına çıkarılan yerler olması nedeniyle tespit edilip, 31.05.1995 – 30.06.1996 tarihleri arasında ilan edildiği ve Hazine adına yapılan kullanım kadastrosunun da kesinleşmesi nedeniyle davanın genel mahkemede görülmesi gerektiği” gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş ve davacıların temyiz üzerine 7. Hukuk Dairesinin 27.04.2000 gün ve 2000/2058-2140 sayılı kararı ile “davanın 2924 Sayılı Yasanın 4127 Sayılı Yasa ile değişik hükümlerince kurulan hak sahipleri tespit komisyonu kararının iptali istemiyle açıldığı, başka anlatımla arazi kadastro komisyonu kararı aleyhine açılmadığı, davaya bakma görevinin idari yargı yeri olduğundan kararın düzeltilerek onanmasına” karar verilmiştir.
Açıklanan bu duruma ve dosya içindeki … ve arkadaşları tarafından düzenlenen 13.02.2004 tarihli ve … Acun ve arkadaşları tarafından düzenlenen 03.07.1997 tarihli bilirkişi raporlarından da anlaşıldığı gibi temyize konu davanın konusu olan … Köyü 659 nolu orman parselinin kuzey bölümü 1966 yılında Kovankatlık Devlet Ormanı ismiyle orman kadastrosu yapılıp, 23.11.1966 tarihinde ilana çıkartılıp kesinleştiği, güney bölümü ise 1981 yılında Tekeburnu Serisi Devlet Ormanı ismiyle orman kadastrosu yapılıp 25.08.1982 tarihinde ilana çıkartılıp kesinleştiği, keza aynı ormanlarda 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulamasının da aynı tarihte ilana çıkartılıp kesinleştiği ve yine aynı ormanlarda 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B uygulamasının da 1988 yılında yapılıp 19.10.1990 tarihinde ilan edilip kesinleştiği ve 659 nolu orman parselinin, bu köyde yapılan genel arazi kadastrosu sırasında kadastrosu yapılıp kesinleşen devlet ormanı içinde kalması nedeniyle 3402 Sayılı Yasanın 22/4. maddesi gereğince sicile aktarılmak amacıyla orman niteliği ile tespit tutanağı düzenlenip, edinme nedeni orman kadastrosu olduğu yazılarak 25.07.1989 tarihinde tapuya tescil edildiği, 28.05.1987 gününde yürürlüğe giren 3373 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesi hükmüne göre 6 aylık askı ilan süresi içerisinde açılacak orman kadastrosuna itiraz davalarının kadastro mahkemesinde, bu tarihten sonra tapuya dayanılarak 10 yıllık hak düşürücü süre içinde açılacak orman kadastrosuna itiraz davalarının da genel mahkemelerde açılması gerektiğinden (HGK’nun 11.03.1992 gün ve 1991/14-253-170 sayılı kararı) ve 3373 Sayılı Yasanın yürürlüğünden önce yapılan orman kadastrolarında tapuya dayalı olarak 10 yıllık süre içinde dava açılamaz. Sadece 3373 Sayılı Yasanın yürürlüğünden sonra yapılan orman kadastrolarında, bu yasa hükmü uygulanabilir. Başka bir anlatımla, 3373 Sayılı Yasanın geriye yürütülerek uygulanmasına ilişkin bir hükmün bulunmadığından, bu yasanın yürürlük tarihinden önce yapılan orman kadastrolarında tapuya dayalı olarak 10 yıllık süre içinde dava açma olanağı bulunmamaktadır.
2009/17887 – 2010/2238
Somut olayda; orman kadastrosu 3373 Sayılı Yasanın yürürlüğünden önce yapılmıştır. Şayet, 1966 ve 1981 yılında yapılan orman kadastrosunda orman sınırları dışında bırakılmış olan bölümler varsa; bu halde de orman sınırları dışında kalmış yerler için davacıların orman kadastrosuna itiraz davası açmakta hukuki yararı yoktur. Ne var ki; bu konuların değerlendirilip takdir edilmesi genel mahkemeye aittir. Görev konusunun kamu düzeni ile ilgili olması nedeniyle dairenin 08.04.1999 gün ve 1998/11926-3359 sayılı bozma kararına uyulmuş olmasının taraflar yararına usuli kazanılmış hak oluşturmaz. Bu ilkeler gözönünde bulundurularak kadastro mahkemesince görevsizlik kararı verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre davacılar …, … ve müdahil …’ün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Davalı Hazinenin temyiz itirazlarına gelince; 25.04.1945 gün ve 1943/21-1944/7-1945/9 sayılı İ.B.K. gereğince, görevsizlik kararları nihai karardan olup, görevsizliğe karar verilmesi durumunda davalı Hazine yararına vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, edilmemesi doğru değil ise de, bu yanılgı yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüş olmakla, 17.06.2009 günlü kararın hüküm bölümüne “davalı Hazine yararına 575 Lira vekalet ücreti takdirine ve bunun davacı … ve …’den alınarak Hazineye verilmesine” cümlesi eklenerek hükmün onanması gerekmiştir.
SONUÇ : 1- Davacı … ve … Devrim … ile müdahil …’ün temyiz istemlerinin reddi ile görevsizliğe ilişkin hükmün ONANMASINA,
2- Davalı Hazinenin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile “davalı Hazine yararına 575 Lira vekalet ücreti takdirine ve davacı … ve …’ten alınarak davalı Hazineye verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesi gereğince DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişilere ayrı ayrı yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 24/02/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.