YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1493
KARAR NO : 2011/1611
KARAR TARİHİ : 23.02.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
2006 yılında yapılan kadastro sırasında 299 ada 2 parsel sayılı 17.481,97 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesizden ham toprak niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar … ve arkadaşları, ırsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak çekişmeli taşınmazın bir bölümünün adlarına tapuya tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece, dava dosyaları birleştirildikten sonra, dava konusu taşınmazın büyük bölümünün 1978 tarihli memleket haritasında yeşil renkli ormanlık alanda gözüktüğü, üç tarafının orman ile çevrili olduğu, orman ile bütünlük içinde olduğu, yer yer tarıma elverişsiz taşlık alanların bulunduğu, eğiminin % 7 ila 25 arasında değiştiği, öncesinin orman olduğu, ormandan açıldığı gerekçesi ile davanın reddine, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 20.03.2002 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli memleket haritası ve … fotoğraflarına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılan yerlerden oldukları anlaşıldığına, tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğu, diğer fıkraları da 03.03.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasa ile yürürlükten kaldırıldığından bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağına; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine 23/02/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.