Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/6202 E. 2012/14754 K. 20.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6202
KARAR NO : 2012/14754
KARAR TARİHİ : 20.12.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Çekişmeli Bayrambaşı Mahallesi 204 ada 2 parsel sayılı taşınmaz, genel arazi kadastrosu sırasında tarla vasfıyla ve 31500 m2 yüzölçümüyle kimler tarafından kullanıldığı bilinmediğinden, Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve Temmuz 1989 tarih 11 nolu tapu kaydına dayanarak taşınmazın kendisine ait olduğu iddiasıyla dava açmıştır. … 18.01.2011 tarihli dilekçesiyle taşınmazın babalarından kaldığını ve taşınmaz üzerinde kendisinin ve kız kardeşininde payı bulunduğunu ve taşınmazın hisseleri oranında adlarına tecili talebiyle, usûlüne uygun şekilde harcını yatırmak suretiyle davaya müdahale talebinde bulunmuştur. Mahkemece taşınmazın orman vasfında olduğu ve ormanlar zilyetlikle kazanılamayacağından davanın reddine, 204 ada 2 parselin orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm davacı … … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Davacı tarafından Temmuz 1989 tarih 11 nolu tapu kaydına dayanıldığı halde, mahkemece, dayanılan tapu kaydı tüm tedavülleri ile getirtilmemiş, mahallinde uygulanmamış, tapu kaydının kapsamı belirlenmemiş ve orman bilirkişi raporunda Bayrambaşı Köyünde orman kadastro çalışmalarının yapıldığı bildirdiği halde, yörede orman kadastrosu yapılıp yapılmadığı araştırılmamış, yapılmış ise orman kadastrosuna ilişkin belgeler getirtilerek uygulanmamıştır.
Bu nedenle, mahkemece; öncelikle çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosu yapılıp yapılmadığı araştırılmalı, yapılmış ise buna ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği ile dayanılan Temmuz 1989 tarih 11 nolu tapu kaydı ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ve krokileri, ile dayanılan tapu kaydının kadastro sırasında başka parsellere revizyon görüp görmediği araştırılarak, revizyon görmüş ise dayanılan tapu kaydının revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis, bir ziraat mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmamakta ise yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı kesin olarak belirlenmelidir.
Eğer çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede dava tarihinde önce yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu bulunmakta ise; kural olarak, 4785 sayılı Yasa gözetilmek suretiyle orman tahdidi yapılıp, kesinleşmişse; bir yerin orman olup olmadığı kesinleşmiş tahdit haritasının orman mühendisi aracılığıyla yerine uygulanması yoluyla çözümlenir. O halde, mahkemece yeniden yapılacak inceleme ve keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli ve çekişmeli taşınmazın orman tahdit sınırları içinde orman sayılan yarlerden olup olmadığı kesin olarak belirlenmelidir.
Bu şekilde yapılacak inceleme ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde; davacı tarafından dayanılan Temmuz 1989 tarih 11 nolu tapu kaydı yöntemine uygun biçimde mahalli bilirkişiler eliyle mahallinde uygulanmalı, dayanılan tapu kaydı değişebilir sınırları içerdiğinden, yöntemince zemine uygulanıp, 3402 sayılı Yasanın 20/C ve 32/3 maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamı belirlenmeli; davacı tarafından dayanılan tapu kaydında malik … ( …. ) ve … ve … ve … …( ….) … olarak gözüktüğünden davacı ile tapu malikleri arasında akti veya irsi irtibat bulunup bulunmadığı araştırılmalı ve dayanılan tapu kayıtları çekişmeli taşınmazı kısmen veya tamamen kapsamakta ve tapu malikleri ile davacı arasında akti veya irsi irtibat kurulmakta ise tapu kaydı kapsamında kalan kısmın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline … verilmeli; eğer tapu kaydı kapsamı dışında kalan yer bulunmakta ise ve bu kısım yönünden davacı lehine zilyetlik şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılarak sonuca göre karar verilmelidir.
Eğer davacı ile tapu malikleri arasında akti veya irsi irtibat sağlanamıyorsa veya tapu malikinin kim olduğu bilinmiyor ise 3402 sayılı Yasanın 13/C maddesinde … “ kayıt sahibi yirmi yıl önce ölmüş veya gaipliğine hüküm verilmiş veyahut tapu sicilinden malikin kim olduğu anlaşılamamış ise çekişmesiz ve aralıksız yirmi yıl müddetle ve malik sıfatıyla zilyet bulunan kimse adına tesbit olunur.” hükmü gereğince davacı yararına zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak; yapılacak keşifte tarım uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 sayılı Yasanın 14/1. maddesinde … 40 ve 100 dönüm kısıtlama araştırmasının aynı maddenin 03/07/2005 gün ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 2. fıkrası hükümlerine göre yapılacağı düşünülerek, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları yönünden aynı çalışma alanı içerisinde belgesizden zilyetliğe dayalı olarak tesbit ve tescil edilen taşınmaz olup olmadığı, varsa cinsi, parsel numaraları ve miktarı, tapu sicil ve kadastro müdürlüklerinden ve yine, aynı kişiler tarafından açılan tescil davası olup olmadığı hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüklerinden ayrı ayrı sorularak gerektiğinde tesbit tutanak örnekleri ve tapu kayıtları ya da tescil dava dosyaları getirtilip incelenmeli, dava konusu taşınmazın … ya da … tarım arazisi olup olmadığı konusunda (5403 sayılı Yasanın 3/j maddesi ile Taşınmaz Malların Sınırlandırma Tesbit ve Kontrol İşleri Hakkındaki Yönetmeliğin değişik 10. maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine göre, … tarım arazisi: tarım yapılan bitkilerin büyüme devresinde ihtiyaç duyduğu suyun, su kaynağından alınarak yeterli miktarda ve kontrollü bir şekilde karşılandığı araziler olarak açıklandığından) ziraat mühendisinden yasanın amacına uygun rapor alınmalı, taşınmazın kimden ne şekilde davacıya kaldığı, mirasçılar arasında geçerli bir rizai taksimin bulunup bulunmadığı araştırılmalı ve bundan sonra toplanan delillerin tümü birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Kabule göre ise; çekişmeli 204 ada 2 parsel sayılı taşınmaz kadastro sırasında tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş olup, Orman Yönetimi tarafından bu parsele yönelik olarak taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla usulüne uygun olarak açılmış bir dava olmadığı gibi, Hazinenin de yargılama sırasında çekişmeli taşınmazın vasfının orman olarak değiştirilesine ilişkin bir talebi bulunmadığından; mahkemece, taşınmazın tespit gibi Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, talep aşılarak vasfı değiştirilmek suretiyle orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş olması ve … tarafından 18.01.2011 tarihli dilekçeyle taşınmazın babalarından kaldığını ve taşınmaz üzerinde kendisinin ve kız kardeşininde payı bulunduğunu, taşınmazın hisseleri oranında adlarına tescili talebiyle, usûlüne uygun şekilde harcını yatırmak suretiyle davaya müdahale talebinde bulunulmuş olduğu ve 18.1.2011 tarihli celsede …’ın müdahale talebinin kabulüne karar verilmiş olduğu halde, karar başlığında müdahil davacı olarak yer almamış olması usûl ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 20/12/2012 günü oy birliği ile karar verildi.