Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/10714 E. 2011/15110 K. 19.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10714
KARAR NO : 2011/15110
KARAR TARİHİ : 19.12.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişiler vekili ve davalı … Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 10/06/2009 tarih ve 2009/7489-9687 sayılı bozma kararında özetle; “Mahkemece, keşif yapılmadan çekişme konusu taşınmaz belirlenmeden, … gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Çekişme konusu taşınmaz hakkında kadastro tespit tutanağı düzenlenmiş ve dava taşınmazın askı süresi içinde açılmış ise bu durumda dava kadastro tespitine itiraza da dönüşeceğinden taşınmazın kadastro tespit tutanağının aslının bulunduğu yerden getirtilmesi, taşınmaz hakkında başka dosyalarda derdest dava var ise dava dosyaları mevcut hukuki ve fiili bağlantı sebebiyle H.Y.U.Y’nın 45. maddesi uyarınca birleştirilmesi, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve amenajman planı getirtilerek yöntemine uygun şekilde orman araştırması yapılması, orman sayılmayan yerlerden olduğunun tespiti halinde 3402 sayılı Yasanın 14 ve 17. maddelerinde düzenlenen zilyetlik ve imar ihya yoluyla taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi, şayet Yörede 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı Yasa ile değişik 4/3. maddesi gereğince orman kadastrosu yapılmış olup, çekişmeli taşınmaz orman niteliği ile Hazine adına tespit edilmiş ve temyize konu dava orman kadastrosunun 30 günlük askı süresinden sonra açılmış ise bu durumda taşınmazın kadastro tespit tutanağı kesinleşir. Ancak; dava, 3402 sayılı Yasanın 12/3. Maddesinde belirtilen 10 yıllık süre içinde açıldığından davaya bakma görevi taşınmazın dava edilen bölümünün dava tarihindeki değerine göre genel hukuk mahkemelerine aittir. Orman kadastro komisyonu 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı Yasa ile değişik 4. maddesine göre sınırlandırma yaptığına göre hak düşürcü sürenin de 3402 sayılı Yasanın 12/3. maddesinde düzenlendiği şekilde olacağından bu süre içinde ancak yanlışlıkla kadastro mahkemesine dava açıldığından mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekeceği” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra, davacının talep ettiği dava konusu taşınmazın 171 ada 1 sayılı orman parseli içinde kaldığı belirlenerek, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davacının davasının reddine ve … köyü 171 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tesbit gibi orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı kişiler vekili tarafından esasa yönelik olarak davalı … Yönetimi vekili tarafından ise vekâlet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, on yıllık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış ve 25/07/2007 ila 23/08/2007 tarihleri arasında ilan edilerek itirazsız kesinleşmiştir. Davacının talep ettiği çekişmeli taşınmaz 171 ada 1 sayılı orman parseli içinde bırakılmıştır.
Mahkemece bozmaya uyulmuş olmasına rağmen bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; Kadastro Mahkemesinin görevi kadastro tutanağının tanzimi tarihinden tutanağın kesinleşmesine kadar geçecek zaman içindeki itiraz ve davalar için söz konusudur. Başka bir anlatımla; 3402 sayılı Kadastro Kanununun 26. maddesinin 4. fıkrasına göre, Kadastro Mahkemesinin yetkisi kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar. Hakkında tutanak düzenlenmeyen veya düzenlenmiş olup kesinleşen taşınmazlarla ilgili iddiaların (davaların) genel mahkemede görülmesi gerekir. Tutanak kesinleştikten sonra Kadastro Mahkemesinin görevi sona erer. Somut olayda, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince orman sınırlandırması ve genel arazi kadastrosunun birlikte yapıldığı ve 171 ada 1 sayılı orman parseline ilişkin kadastro tutanağı 25/07/2007 tarihinde kısmi ilana çıkartılmıştır. Dava ise 3402 sayılı Yasanın 12. maddesinde belirtilen bir aylık itiraz süresi geçtikten ve tutanak kesinleştikten sonra 12/02/2008 tarihinde açılmıştır. 171 ada 1 sayılı orman parseline karşı askı ilan süresi içinde başkaca herhangi bir dava da açılmadığından tutanak kesinleşmiştir. Buna göre, bu davaya bakma görevi kadastro mahkemesine ait olmayıp genel hukuk mahkemelerine aittir. Görev konusu kamu düzeni ile ilgili olup yargılamanın her aşamasında göz önünde bulundurulması gerekir. Bu sebeple; görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek … şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Kabule göre ise, çekişmeli 171 ada 1 parsele karşı yine süresinden sonra aynı gün daireden geçen dairenin 2011/10712-10716-10717 ve 10721 sayılı (mahkemenin 2008/166-172-173, 2009/116 ve 2010/3 sayılı) dosyalarında da dava açılmış olmasına rağmen ve aynı parsele karşı açılan bu davalardan biri hakkında verilecek kararın diğerini de etkileyeceği dikkate alınarak hükmün 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y’nın 45. maddesi gereğince 171 ada 1 sayılı parsele karşı açılan tüm davaların, parselin tutanak aslının bulunduğu mahkemenin 2009/116 sayılı (dairenin 2011/10716) dava dosyası ile birleştirilmemesi ve 171 ada 1 sayılı parsel hakkında yukarıda belirtilen tüm dosyalarda ayrı ayrı tespit gibi tescile karar verilerek çekişmeli taşınmaz hakkında birden fazla tescil hükmü kurulması ve tespit maliki Hazinenin davaya dahil edilmemesi de doğru değildir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle; davacı kişiler vekili ve davalı … Yönetimi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 19/12/2011 günü oybirliği ile karar verildi.