Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/9995 E. 2012/16038 K. 06.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9995
KARAR NO : 2012/16038
KARAR TARİHİ : 06.11.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında sürekli bir ticari ilişkinin bulunduğunu, müvekkilinin yurtdışından döviz cinsinden ithal ettiği kömürleri uzun vadeli çekler karşılığı davalıya sattığını, taraflar arasında yapılan sözleşme ile ödeme gününde ortaya çıkabilecek kur farkının alıcı tarafından ödenmesinin kararlaştırıldığını, bu uygulamanın müvekkili tarafından mutad olarak diğer alıcılara da uygulandığını, taraflar arasında mevcut olan kur farkı sözleşmesi uyarınca döviz kurlarında ortaya çıkan fark gözetilerek 14/02/2009 tarihli 48.778,80-TL tutarındaki kur farkı faturasının düzenlendiğini, ancak davalının faturayı iade ederek ödeme yapmayacağını bildirdiğini, oysaki davalının aynı mahiyetteki daha önceki kur farkı faturasını ödemiş olduğunu, kur farkından doğan fatura alacağının tahsili için Sincan 3. İcra Müdürlüğü’ nün 2010/1661 E. sayılı dosyasından takip yaptıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptali ile davalı aleyhine alacağın %40′ ı oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında sürekli ve yüksek mali hacimli bir ticari ilişkinin olduğunun doğru olduğunu, müvekkilinin davacıdan kömür aldığını ve bedelini ödediğini, davacının düzenlediği kur farkı faturasının haksız olduğunu, zira davacının 01/07/2008 tarihinde müvekkiline başvurarak aralarındaki cari hesabı dolar kurundan YTL bazına çekmek istediğini bildirdiğini, tarafların bu konuda mutabık kalarak borcu TL bazında yapılandırdıklarını ve davacıya üç adet bono verildiğini, bonoların vadesinde ödendiğini, davacının iddia ettiği gibi kur farkı sözleşmesi olmadığını, daha önceden ödenen bir kur farkı faturasının da bulunmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasında kur farkı uygulaması olduğuna dair yazılı sözleşme olduğunun ispatlanamadığı gibi, fiili bir uygulama olduğuna ilişkin de bir delil sunulmamış olduğu belirtilerek, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki icap ve kabulü içeren teyitli faks metinlerinin fotokopilerinde kur farkına ilişkin hükümler bulunmaktadır. Mahkemece bu yön üzerinde durulup tartışılarak deliller eksiksiz olarak toplanıp varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki yönlerin şimdilik incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.