Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/16312 E. 2013/18708 K. 21.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/16312
KARAR NO : 2013/18708
KARAR TARİHİ : 21.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVACILAR : … vs.

Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava; 11.03.2010 tarihindeki zararlandırıcı olay nedeniyle davacıların manevi zararlarının giderilmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, manevi tazminat davalarının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamından … Başkanlığınca davaya konu zararlandırıcı olay nedeniyle inceleme başlatılıp başlatılmadığına, inceleme başlatılmış ise zararlandırıcı olayın Kurumca işkazası sayılıp sayılmadığına dair bir kayda rastlanmamıştır.
5510 sayılı Yasa’nın 13. maddesinde İş kazasının 4 ncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 5 nci madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından bunları çalıştıran işveren tarafından, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal ve Kuruma en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile doğrudan ya da taahhütlü posta ile bildirilmesinin zorunlu olduğu, iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde iş kazasının öğrenildiği tarihten başlayacağı, Kuruma bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı hakkında bir karara varılabilmesi için gerektiğinde, Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından veya Bakanlık İş Müfettişleri vasıtasıyla soruşturma yapılabileceği bildirilmiştir.
Kurumun işkazası tahkikatının ve giderek zararlandırıcı olayın işkazası olarak tespitinin açılan tazminat davalarına doğrudan etkisi bulunmaktadır. Şöyle ki İşkazasından kaynaklanan tazminat davaları nitelikçe Kurumca karşılanmayan zararların tahsiline ilişkin davalar olduğundan mükerrer tahsile neden olunmasının önüne geçebilmek için işkazası sigorta kolundan Kurumun haksahiplerine bağladığı gelirlerin tespiti ile bunun hesaplanan tazminattan tenzili gerektiği gibi, tek başına manevi tazminat davası açılması durumunda dahi mahkemenin görevine ilişkin neticeleri bulunmasından dolayı(olay işkazası değilse yargılama iş mahkemelerinde yapılamayacağından) Kurumun işkazası tahkikatı ve giderek olayın işkazası olarak tespit olunması önem arzetmektedir.
Somut olayda ise iş kazası olduğu iddia olunan olayın … Kurumuna bildirilmediği ve Kurum işkazası tahkikatının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Zararlandırıcı olayın iş kazası olup olmadığının tespiti hususu açılan dava sırf manevi tazminat davası olsa dahi Mahkemelerin görevine dair neticeleri de bulunduğundan ötürü öncelikle halli gereken bir sorundur. İş kazasının tespiti ile ilgili ihtilaf … Kurumunun hak alanının doğrudan ilgilendirmekte olup işbu tazminat davasında ise Kurum taraf değildir.
Yapılacak iş; öncelikle iş kazasınına dair başlatıldığı anlaşılan … Kurumu tahkikatının neticesini Kurumdan sormak, olayın Kurumca iş kazası olarak kabul edilmemesi halinde … Kurumuna ve hak alanını etkileyeceğinden işveren aleyhine “iş kazasının tespiti” davası açması için davacılara önel vermek, tespit davasını işbu dava için bekletici sorun yaparak çıkacak sonuca göre değerlendirme yapmak, olayın Kurumca iş kazası olduğunun kabul edilmesi halinde ise şimdiki gibi işin esasına girip tüm delilleri bir arada değerlendirip açılan manevi tazminat davaları bakımından bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde temyiz eden davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, 21/10/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.