YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15582
KARAR NO : 2011/14721
KARAR TARİHİ : 14.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, Çubukkoyağı köyü 120 ada 12 parsel sayılı 399 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tapuda davalı adına kayıtlı olduğunu, taşınmazın yörede 1992 yılında yapılan ve kesinleşen 2/B madde uygulama sınırları içinde kaldığını belirterek davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescili ve el atmanın önlenmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin tamamının tapu kaydının iptaline, 2/B niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, davalı tarafın el atmasının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 2/B madde uygulama sahasında kalan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1953 yılında 3116 sayılı Yasaya göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda dava konusu taşınmaz orman sınırları içinde bırakılmış, 1992 yılında yapılan ve 03.03.1993 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması sırasında orman niteliğini yitirmesi nedeniyle 2/B alanında gösterilmiş, 1972 yılında yapılan arazi kadastrosunda davalı adına tespit ve tescil edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın 1993 yılında kesinleşen 2/B madde sahasında kaldığı belirlenerek davanın kabulüne karar verilmişse de,aynı taşınmaz hakkında davalı …’ın da aralarında bulunduğu kişiler tarafından Orman Yönetimi ve Hazine aleyhine Bozyazı Kadastro Mahkemesinin 2009/114 esas numaralı dosyasında, taşınmazın orman kadastro sınırları dışında olduğu halde hatalı aplikasyonla içeri alındığı ve sonra 2/B uygulama sahasında bırakıldığı iddiasıyla açılmış orman kadastrosuna itiraz davasının bulunduğu anlaşılmaktadır. Davanın 07.12.2009 günü açıldığı ve kadastro mahkemesince görevsizlik kararı verildiği, henüz asliye hukuk mahkemesine aktarılmadığı, ancak halen derdest olduğu, bu durumda bekletici mesele yapılarak, açılmış davanın sonucunun beklenmesi gerektiği halde, esasa ilişkin karar verilmiş olması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun olmayan hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 14.12.2011 günü oybirliği ile karar verildi.