Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/3668 E. 2011/7652 K. 20.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3668
KARAR NO : 2011/7652
KARAR TARİHİ : 20.06.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacılar, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri … köyünde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemişlerdir. Mahkemece, dava dilekçesinde sınırları … 12.03.2009 tarihli krokide (A)= 7415.83 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar hakkındaki davanın kabulü ile davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1954 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu işlemi 11.12.1958 tarihinde kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
Mahkemece, krokide (A) harfi ile gösterilen temyize konu taşınmazın, orman sayılmayan yerlerden olduğu kabul edilerek, davacı adına tesciline karar verilmiş ise de; delillerin takdirinde yanılgıya düşülmüştür. Şöyle ki; hükme esas alınan uzman orman bilirkişi raporunda, çekişmeli taşınmazın doğal eğiminin % 15-25 olduğu, 1954 yılında seri bazda yapılan orman kadastrosu sınırları dışında kaldığı, 1958 yılında yapılan arazi kadastrosunda ise paftasına fundalık yazılarak tapulama harici bırakıldığı bildirilmiştir.
Yüksek eğimli funda ve makilerle kaplı alanlar orman ve toprak muhafaza karakteri taşıması nedeniyle 6831 sayılı Yasanın 1/J maddesi kapsamı dışında aynı yasanın 1/1. maddesi gereğince orman sayılan yerdir. 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/p maddesinde “üzerindeki bitki formasyonu ile taşkınları, şiddetli yağış sonrası oluşan zararlı akışları, toprak erozyonu, toprağın strüktür ve tekstürünün, bozulmasını önleyici, su verimini artırıcı etkisi bulunan ve eğimi yüzde on ikiden fazla olan yerlerin orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyacağı.” şeklinde tanımlanmış ve yine aynı yönetmeliğin “Devlet Ormanı Olarak Sınırlandırılacak Yerler” başlığını taşıyan 26/j maddesinde “orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanların Devlet Ormanı olarak sınırlandırılacağını” aynı maddenin 2. fıkrasında “orman rejimine girmiş olan bu gibi yerlerin komisyonlarca herhangi bir nedenle sınırlama dışı bırakılmış veya orman sayılmamış olmasının bu yerlerin orman olma vasfını ortadan kaldırmayacağı” öngörülmüştür.
6831 sayılı Yasanın 1/j maddesinin karşı kavramından maki ve fundalıklarla örtülü orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan yerlerin orman sayılan yerlerden olduğu hukuken ve bilimsel olarak orman sayılacağına dair, H.G.K.nun 15/11/2000 gün ve 2000/20-1663/1694 ve 14/03/2001 gün 2001/20-214-239 ve 02/05/2007 gün 2007/20-237-237 sayılı kararında ve 20. Hukuk Dairesinin konu ile ilgili tüm kararlarında ve 15/07/2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/P ve 26/j maddeleri gereğince eğimi % 12’nin üzerinde olan maki ve fundalıklarla örtülü yerlerin orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyacağından bu tür yerlerin orman sayılacağı, bu nedenle taşınmazın zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığı, taşınmazın bulunduğu yerde 1954 yılında yapılan orman kadastrosunun seri bazında yapıldığı ve seri dışında kalan taşınmazlar yönünden orman kadastro komisyonunca inceleme yapılmadığından, kesinleşmiş orman kadastrosundan söz edilemeyeceği gibi, davaya konu taşınmazın 4999 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 7. maddesi gereğince “herhangi bir nedenle orman kadastro sınırı dışında kalmış orman” olması nedeniyle Orman Yönetimince orman sınırı içine alınabileceği gözönünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken. mahkemece yasa ve yönetmelik hükümleri yanlış değerlendirilerek ve delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek … şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı … Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 20/06/2011 günü oybirliği ile karar verildi.