YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15200
KARAR NO : 2011/13439
KARAR TARİHİ : 28.11.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili kadastro mahkemesine sundukları 14.09.2009 tarihli dava dilekçelerinde, 182, 97 ve 181 nolu Orman Kadastro Komisyonlarınca 1999 yılında başlayarak 2002 yılında sonuçlandırılan ve 13.04.2009 tarihinden 3302 sayılı Yasaya göre askıya çıkartılan orman kadastrosu ve 2/B uygulaması sırasında … köyü, … mevkiinde bulunan 2175 ve 2176 nolu orman sınır noktalarının (OTS) kuzeyi tarafında kalan 5565 m2 yüzölçümündeki taşınmazının zeytin bahçesi niteliğinde tarım arazisi olduğunu, çekişmesiz, aralıksız malik sıfatıyla zilyet olduklarını, önceden orman sınırları dışında bulunduğu halde, 3302 sayılı Yasaya göre 2009 yılında yapılan çalışmalarda orman sınırları içerisinde gösterildiğini ileri sürerek, orman sınırlamasının iptali ile taşınmazın adına tescili, aksi takdirde taşınmazın 2/B madde gereğince orman sınırı dışına çıkarılması ve adının zilyet eden olarak şerh verilmesi istemiyle kadastro mahkemesinde dava açmış, kadastro mahkemesi taşınmazın 1948 yılına yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içerisinde kaldığı gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, karar kesinleştikten sonra dosya asliye hukuk mahkemesine gönderilmiştir. Mahkemece davanın görevsizlik nnedeniyle reddine, mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde dosyanın istek halinde görevli ve yetki kadastro mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, aplikasyon çalışmalarına, altı aylık sürede açılan orman sınırlaması ile 2/B maddesi uygulamasına itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 3116 sayılı Yasaya göre 06.11.1948 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1948 tahdidinin aplikasyonu, 3302 sayılı Yasaya göre evvelce sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu ile bu ormanlarda ve evvelce sınırlaması yapılmış ormanlarda 6831 sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması yapılarak 13.04.2009 tarihinde ilan edilmiştir.
Uzman orman bilirkişi tarafından düzenlenen rapora ve 1948 yılında 3116 sayılı Yasaya göre yapılarak kesinleşen orman tahdit, tutanak ve haritalarına göre çekişmeli taşınmazın 1455, 1456, 1457, 1458, 1459, 1960 ve 1961 OTS noktalarına göre, orman sınırları içirisinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Taşınmaz yönünden 2009 yılında yapılan çalışmalar aplikasyon çalışmasıdır. Aplikasyon, yeni bir tahdit işlemi olmayıp önceden yapılarak kesinleşen orman kadastrosunun aynen yerine uygulanmasından ibarettir. Aplikasyonla, eski tahdidin değiştirilmesinden s özedilemez. Dava konusu taşınmaz 1948 tahdidinin içinde olup, aplikasyonda da ilk tahditte olduğu gibi orman sınırları içerisinde bırakılmıştır. Taşınmazın aplikasyonla orman sınırları içerisinde gösterilmesi önceden kesinleşmiş orman kadastrosuna itiraz hakkı doğurmaz ve aplikasyona itiraz altı aylık süre içerisinde açılmış bir orman kadastrosuna itiraz olarak düşünülemez. Aplikasyona itiraz davası süreye bağlı bir dava değildir. Şartları oluştuğunda her zaman ileri sürülebilir. Kadastro mahkemesi 6831 sayılı
Yasanın 11. maddesinde sözü edilen altı aylık süredeki orman kadastrosuna itiraz davalarına bakmakla görevli ve yetkilidir. Bunun dışındaki davalar kadastro mahkemelerinin görev alanına girmez. Tüm açıklanan nedenlerle, davacı tarafından açılan aplikasyona itiraz davasının bir orman kadastrosuna itiraz davası olmadığından görevli mahkeme kadastro mahkemesi olmayıp, genel mahkemeler görevli olacağından asliye hukuk mahkemesince verilen görevsizlik kararı usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 28/11/2011 günü oybirliği ile karar verildi.