Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/6315 E. 2010/9130 K. 28.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6315
KARAR NO : 2010/9130
KARAR TARİHİ : 28.06.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı Orman Yönetimi, davalılar adına tapuda kayıtlı dava konusu … Beldesi 105 parsel sayılı 480 m2 yüzölçümündeki taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu parselin tapu kaydının iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.
Yörede genel arazi kadastrosu 27.09.1969 tarihinde yapılmış ve kadastro tespiti 26.07.1971 tarihinde kesinleşmiştir. Tespit tarihinden sonra 02.11.1970 tarihinde 1 yıl süreyle ilanı yapılıp 03.11.1971 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 2896 Sayılı Yasaya göre 01.11.1985 tarihinde yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması ile 3302 Sayılı Yasaya göre 18.03.2008 tarihinde ilan edilip kesinleşen 2/B uygulaması vardır.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı, eski tarihli memleket haritası. … fotoğrafı ve amenajman planından oluşan resmi belgelerde de orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın kabulune karar verilmişsede yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyleki; Çekişmeli taşınmaz üzerinde orman kadastrosuna ve resmi belgelere dayalı olarak uygulama ve orman incelemesi yapan uzman bilirkişi raporunda; çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığını, 1963 tarihli memleket haritasında yeşil çalılık alanda kaldığını ve eğiminin % 25-30-40 olduğu ve 1965 tarihli Amenajman Meşcere haritasında yeşil fonda bozuk verimsiz kızılçam alanda kaldığını ve orman sayılan yerlerden olduğu açıklanmışsa da kadastro paftasının ölçeği eski tarihli memleket haritası ve orman kadastro haritası ölçeğine, yine eski tarihli memleket haritası ile orman kadastro haritası ölçeğide kadastro paftası ölçeğine çevrildikten sonra her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde bir biri üzerine aplike edilmek suretiyle taşınmazın orman kadastro ve memleket haritasındaki konumu belirlenmemiş, bu haritalarda konumu lokal olarak işaretlenmiştir. Uzman bilirkişi raporu bu haliyle taşınmazın memleket haritasındaki ve orman kadastro haritasındaki konumunu ve gerçek niteliğini belirlemede yetersiz olup denetimden uzaktır. Bilirkişinin yetersiz raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz.
Yörede orman kadastrosu 02.11.1970 tarihinde bir yıllık askı ilanına çıkartılarak 03.11.1971 tarihinde kesinleşmiştir. Bu uygulamada ve daha sonra 1985 yılında 2896 Sayılı
Yasaya göre yapılan ablikasyon ve 2/B maddesi uygulamasında ve 2008 yılında 3302 Sayılı Yasaya göre yapılan 2/B maddesi uygulamasında ilk tahdid aynen korunmuştur. Nevarki dosyaya ilk tahdit haritası ile aplikasyon ve 2/B harıtalarına ilişkin Orijinal renkli fotokopileri getirtilmemiş ve ayrıca uygulandığı belirtilen 1963 tarihli memleket haritasının dayanağı olan 1957 tarihli … fotoğrafının örneği de rapora eklenmemiştir.
Bu nedenle; mahkemece, dosyaya ilk tahdit haritası ile aplikasyon ve 2/B harıtalarına ilişkin Orijinal renkli fotokopileri getirtilden sonra önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde … “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde … esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda … mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, çekişmeli taşınmaz ile komşu taşınmazlara en yakın 443-444-445-446-447-448-449 OTS numaralı OTS noktaları ile irtibatı gösterilecek şekilde anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda … Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde … tutanakların düzenlenmesine esas alınan … fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülmelidir.
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma ve uygulama sonucunda, uzman orman ve … bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucunda, dava konusu taşınmazın 1971 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kısmen ya da tamamen kaldığının anlaşılması halinde, 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesinde öngörülen orman kadastrosunun iptali için öngörülen hak düşürücü sürelerin geçtiği; davacı; genel arazi kadastrosundan önceki hukuki sebeplere değil, kadastrodan sonraki hukuki nedene dayanarak iptal ve tescil istediğinden, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı, orman kadastrosunun kesinleşmesiyle taşınmaz kamu malı niteliğini kazandığı ve mülkiyet hakkının Hazineye geçtiği, bu nedenle verilecek mahkeme kararının, yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari) bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y. 931 – İsviçre M.Y. 974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı; davalılar, dava konusu taşınmazı satın almışsa, taşınmazı kendisine devir
eden kişi ya da kişilerden satış bedelini sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri alabileceği göz önünde bulundurularak kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve bilirkişinin yetersiz raporuna dayanılarak … biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 28.06.2010 günü oybirliği ile karar verildi.