Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/17898 E. 2010/265 K. 19.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/17898
KARAR NO : 2010/265
KARAR TARİHİ : 19.01.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitinei itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 187 ada 1 ve 9 parsel sayılı sırasıyla 1440 m2 ve 693 m2 yüzölçümlü taşınmazlar, belgesizden fındıklık niteliğinde kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın öncesi itibarıyla orman olduğu ve zilyedlikle kazanılacak yerlerden olmadığı iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine dava konusu taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3116 Sayılı Yasaya göre 1944 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen orman kadastro çalışmaları ile 1975 yılında 1744 Sayılı Yasaya göre yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması vardır.
1- 187 ada 1 parsele yönelik temyiz itirazları bakımından; uzman bilirkişi tarafından eski tarihli resmi belgelerin uygulanmasına dayalı araştırma inceleme sonucu, çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu ve 3402 Sayılı Yasanın 14-17. maddesinde yazılı koşulların davalı yararına gerçekleştiği belirlenerek bu taşınmaz hakkında açılan davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, Hazinenin 1 parsele yönelik temyiz itirazlarının reddi ile 1 parsele yönelik hükmün onanması gerekmiştir.
2- 187 ada 9 parsele yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kaldığı 3402 Sayılı Yasanın 14-17. maddelerinde öngörülen koşulların gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de; davacı Hazine, taşınmazların öncesinin orman olduğu ve zilyedlikle kazanılamayacak yerlerden olduğu iddiası ile dava açtığına göre, temyize konu taşınmazın kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında kalması yeterli olmayıp 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi gereğince herhangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış orman niteliğinde olmaması gerekir.
Hükme esas alınan uzman bilirkişi raporuna göre çekişmeli taşınmazın eğimi % 12’den fazla olup, eski tarihli resmi belge niteliğindeki memleket haritası ve hava fotoğraflarında çalılık işaretli bölümde kaldığı anlaşılmaktadır.
O halde maki cinsi ağaççıklarla kaplı, orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan, çevresinde bulunan aynı karakterdeki devlet ormanının devamı niteliğindeki yerlerin, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesinin 2. fıkrasının (J) bendi gereğince orman sayılan yerlerden olması

-2- 2009/17898 – 2010/265

nedeniyle, 05.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26 (a) ve (j) ve 23/P maddesine göre de % 12 den fazma eğimli maki ve fundalık yerlerin toprak muhafaza karakteri taşıyacağı ve bu tür yerler orman rejimine girdiğinden herhangi bir nedenle orman kadastro sınırlarının dışında bırakılmış olmalarının bu yerlerin orman olma niteliğini ortadan kaldırmayacağı ve 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7/1. maddesi gereğince herhangi bir nedenle sınırlama dışında kalmış orman olmaları nedeniyle her zaman orman sınırı içine alınabilecekleri gözönünde bulundurularak 9 parsel hakkında hazinenin davası kabul edilmelidir.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle; Hazinenin 187 ada 1 parsele yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu parsel hakkında verilen hükmün ONANMASINA,
2) 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle; 187 ada 9 parsele yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile bu parsel hakkında verilen hükmün BOZULMASINA 19/01/2010 günü oybirliği ile karar verildi.