YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6777
KARAR NO : 2011/11406
KARAR TARİHİ : 12.10.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 03.03.2010 gün ve 2009/19729-2010/2613 sayılı bozma kararında özetle: “Çekişmeli … 151 ada 20 parsel sayılı (3943 m2) hakkında açılan davanın reddine karar verilmişse de, mahkemece kesinleşmiş orman kadastrosuna göre karar verildiği, oysa eski tarihli resmi belgelerde taşınmazın kısmen veya tamamen yeşil renkli bölümde işaretlendiği, fındıklık olarak kullanıldığı belirtilmişse de fındık ağaçlarının yaşının, sayısının, taşınmazdaki dağılımının belirlenmediği, memleket haritasında fındık rumuzunun da bulunmadığı, Hazine tarafından taşınmazın öncesi itibarıyla orman olması nedeniyle zilyedlikle kazanılamayacağı iddia edildiğine göre, 4999 sayılı Yasanın 7. maddesine göre herhangi bir nedenle orman sınırı dışında kalmış orman olup olmadığının eski ve yeni tarihli resmi belgeler karşılaştırılmak suretiyle incelenmesi ve orman olmadığı saptanırsa, bu kez 3402 sayılı Yasanın 14 ve 17. maddeleri koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3116 sayılı Yasaya göre 1948 yılında seri bazda yapılıp kesinleşen orman kadastro çalışmaları ile 1975 yılında 1744 sayılı Yasaya göre yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman bilirkişi kurulu tarafından yapılan inceleme ve araştırmaya göre çekişmeli taşınmazın eski tarihli resmi belgelerde orman sayılan yerlerden olduğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 Sayılı Yasaya eklenen “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” şeklindeki 36/A maddesi ve aynı yasının 17. maddesi ile eklenen “Bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” şeklindeki geçici 11. maddesi hükümleri gereğince davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 4 ve 5. Paragraflarının kaldırılarak, yerine “6099 Sayılı Yasayla 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı Hazine üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” sözlerinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince davalıdan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 12.10.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.