Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/9761 E. 2011/14704 K. 14.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9761
KARAR NO : 2011/14704
KARAR TARİHİ : 14.12.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 10.06.2009 gün ve 7559-9566 sayılı bozma kararında özetle “Çekişmeli Aslancamı Merkez mahallesi 246 ada 1 parsel sayılı 14603 m2 yüzölçümündeki taşınmazın 1H2 ve 1I2 bölümlerine yönelik davanın kabulüne karar verilmişse de; Orman bilirkişi … tarafından hazırlanan raporda, temyize konu taşınmazların 1959 tarihli memleket haritasında açık renkli orman sayılmayan alanda kaldığının açıklandığı, rapora ekli 1/25000 ölçekli memleket haritasının incelenmesinde davacılar adına tescile karar verilen taşınmaz bölümlerinin güney tarafında az bir bölümün açık renkli alanda yeraldığı ve bu bölümdeki komşu 246 ada 2 ve 159 ada 38 parsellerin tesbitlerinin davalı olduğu, bu durumda tek parsel bazında araştırma yapmak hükme yeterli olmadığından davalı olan komşu parsel dosyalarıyla birlikte keşif yapılarak, tamamının orman ya da orman içi açıklığı olup olmadığının araştırılması gerektiği, 3402 sayılı Kadastro Yasasının 17. maddesi gereğince orman sayılmayan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen ve il, ilçe ve kasabaların imar planları kapsamında kalmayan araziden masraf ve emek sarfı ile imar-ihya edilip tarıma elverişli hale getirilen ve imar-ihyanın tamamlandığı tarihten tespit tutanağının düzenlendiği güne kadar 20 yıl süreyle zilyet edildiği ileri sürülerek tapuya tescili istenen taşınmazların, Kadastro Yasasının 14. maddesinde … diğer koşulların yanında niteliğinin, imar-ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun takdiri delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri yanında, gerçeğin bir resmi olan en eski tarihli … fotoğrafı ile gerçeğin modeli olan memleket haritaları ile dava tarihinden 15-20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli … fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının, özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen streoskopik çift … fotoğraflarının stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip taşınmazın niteliğinin, konumunun ve kullanım durumunun anlatılan bilimsel yöntemle kesin olarak belirlenmesi gerektiği,
O halde; öncelikle komşu 2 ve 38 parsellerin ve bunların güneyindeki komşu parsellerin kadastro tespit tutanakları getirtilerek, 246 ada 2 ve 159 ada 38 parsellere ait dava dosyaları ile başka davalı komşu parsel varsa bunların dosyalarının birlikte keşfe hazırlanması ve içlerinden biri … dosya seçilerek, dava konusu taşınmazları ve etrafını gösterir ve ilk defa o yerde grafik ya da fotogrametri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro
paftasının orijinal fotokopi örneği komşu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtlarının varsa ilk oluşturulduğu günden itibaren tüm gittileri ile getirtilmeli, yine en eski tarihli memleket haritası ve … fotoğrafları ile dava tarihinden önce iki ayrı tarihte çekilmiş steoroskopik … fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritalarının bulunduğu yerlerden istenerek, bu belgeler ziraat fakültelerinin toprak bölümünden mezun olan bir ziraat mühendisi, bir Harita-Kadastro (Jeodezi ve Fotogrametri) mühendisi ile (üç) yüksek orman mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla, dava konusu taşınmaz ile çevresine uygulanıp bu belgelerde dava konusu yer belirlendikten sonra, … fotoğrafları ve dayanağı haritalar stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip, taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğünün, imar-ihya ve zilyetliğin hangi tarihte başlanılıp tamamlandığının belirlenmesi, taşınmazın orman ya da orman içi açıklık olmadığının anlaşılması halinde, taşınmazların öncesinin ne olduğu, imar-ihya yapılmışsa hangi tarihte başlanılıp bitirildiği, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü ve ekonomik amacına uygun olup olmadığının, maddi olaylara dayalı ve ayrıntılı olarak, taşınmaz başında dinlenecek yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarından sorulması” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne, 19.07.2010 tarihli bilirkişi raporunda (H2) işaretli 1532,56 m2 yerin …; (J2) işaretli 641,05 m2 yerin Saffet Büyükaslan adına; kalan kısmın tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tesbitine itirazdır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 29.05.1979 tarihinde ilan edilip kesinleşen orman kadastrosu vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi uyarınca harç alınmasına yer olmadığına 14/12/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.