YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5095
KARAR NO : 2012/18990
KARAR TARİHİ : 13.12.2012
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalının 8-10 yıl önce sahip olduğu giyim mağazasından müvekkilinin 1994 yılında yaptığı taksitli alışveriş nedeniyle boş olarak imzalanan dava konusu bononun davalı tarafından boş kısımları doldurularak müvekkili aleyhine … İcra Müdürlüğünün 2011/2035 E. sayılı dosyası ile takibe konu edildiğini, davalının art niyetli olarak boş bonoyu doldurduğunu belirterek … İcra Müdürlüğünün 2011/2035 E. sayılı dosyasında takibe konu edilen bono nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve müvekkili lehine % 40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili davanın reddini istemiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere göre; imzalı olarak boş olarak verildiği tarafların kabulünde olan bononun ihdas hanesinin boş olarak verildiği sırada yazılmadığı ve sonradan ihdas nedeninin doldurulabileceği borçlu tarafından kabul edildiği, bu sebeple senedin talil edildiğinin ileri sürülemeyeceği, ispat yükü kendisinde olan davacının davasını usulüne uygun delillerle ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Davacı yan davasında davalıdan elbise alıp kendisine boş bono verdiğini, daha sonra bu bononun takip konusu yapıldığını bildirip borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Davalı yan ise Cumhuriyet Başsavcılığında vermiş olduğu ifadesinde “…senedin boş olan kısımlarını ben doldurdum, borçlu Muzaffer’de yanımda idi. Senedin bu şekilde doldurulduğunu kendisi de gördü. Suçlamayı kabul etmiyorum. Olay anlattığım şekilde olmuştur. Benim borçlu Muzaffer’den alacağım asıl olarak 27.000 ABD Dolarıdır. Anlaşma üzerine 41.000 TL’ye çevirerek senet yaptık. Ben beyaz eşya ve konfeksiyon işi yaparım. Kendisi benden eşyalarını alarak iki kız evlendirdi. Ayrıca kefillikten dolayı da kendisinden 10.000 ABD Doları alacağım vardı. Bunların toplamı olarak 27.000 ABD Doları alacağım vardı. Ayrıca kendisine nakit para da vermiştim. Bunların toplamı olarak bu senedi düzenledik” şeklinde beyanda bulunmuştur. Dava konusu bononun veriliş hanesinde nakden kaydı bulunduğu hususu dosya içeriği ile sabittir. Davacı yan alınan mal karşılığı bu bononun boş olarak verildiğini iddia ederken davalı yan davacıya satılan bir kısım mal, verilen nakit ve kefaleten ödenen bedel karşılığı bu bononun verildiğini beyan etmektedir. Hal böyle olunca bononun veriliş nedenin çift taraflı olarak talil edildiği, ispat külfetinin davacı üzerinde bulunduğu gözetilerek davacının iddiasını usulüne uygun delillerle kanıtlayamamış olması gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinde isabet bulunmasa da ceza davasının bu davanın sonucunu beklediğinin anlaşılmasına, suç teşkil edilecek konularda yemin teklif edilemeyecek olmasına göre sonucu itibariyle doğru olan kararın gerekçesinin değiştirilerek hükmün yazılı gerekçe ile onanması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle yerel mahkeme hükmünün HUMK 438/son maddesi hükmü gereğince gerekçesi düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.