YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4273
KARAR NO : 2007/9853
KARAR TARİHİ : 09.07.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki munzam zarar davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar avukatı tarafından duruşmalı davacılar avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılar vekili avukat … ile davacılar vekili avukat … ve avukat …’nin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, murislerinin, davalıların murisinden harici satım sözleşmesi ile … İne Köyü 633 parselin 12 dönümü ile 185 parselin 6310 m2’sini 25.3.1965 tarihinde satın aldığını, her iki taşınmaz için o tarih itibariyle 17.000 TL ödediğini, davalıların açmış oldukları men’i müdahale davasında müdahalenin men’ini istediğini kendilerinin de, karşı dava ile taşınmazların adlarına tescilini, kabul edilmediği takdirde ise raiç bedellerinin ödenmesini talep ettiklerini, yargılama sonunda müdahalenin men’ine, tescil isteminin reddine, satış bedeli olan 17.000 TL’nin ödenmesine, fazla taleplerinin reddine karar verilerek kesinleştiğini, aradan geçen uzun zaman ve ülkede mevcut olan yüksek enflasyon gözetildiğinde, ödenen paranın aynen iadesine karar verilmesinin, maddi olarak kendilerini büyük zarara uğrattığını, Borçlar Kanununun 105. maddesi gereğince munzam zararlarının bulunduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 30.000.000.000 TL’nin munzam zarar olarak davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporu gereğince 1965 yılında ödenen satış bedelinin çeşitli ekonomik
göre dava tarihi itibariyle ulaştığı alım gücü karşılığı olan 7.420,37 YTL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacıların tüm, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacılar, açmış oldukları davada 30.000.000.000 TL’nin ödetilmesine karar verilmesini istemişler, mahkemece davanın 7.420,37 YTL’lik kısmının kabulüne, fazla talebin reddine karar verilmiş olup, reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davalılar yararına 2.286,37 YTL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, mahkemece davalılar yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, davacılar yararına hükmedilen vekalet ücretini geçemeyeceğinden bahisle davalılar yararına 862,04 YTL vekalet ücretinin tahsiline karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.’nun 438/7. maddesi gereğidir.
SONUÇ: 1. bent gereğince davacıların tüm davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın “Hüküm” başlıklı kısmının 5 no’lu bendinin tamamen karardan çıkarılarak yerine “Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 2.286,37 YTL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine” sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 500,00 YTL duruşma avukatlık parasının davacılardan alınarak davalılara ödenmesine, peşin alınan harcın davalılara iadesine, 9.7.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.