Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/4843 E. 2006/11183 K. 06.07.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4843
KARAR NO : 2006/11183
KARAR TARİHİ : 06.07.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … gelmiş, davalı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 2.2.1996 tarihli noterde düzenlenen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile davalı adına kayıtlı bulunan taşınmaz üzerine inşa edilmekte olan binadan 3 ve 4 nolu daireleri davalıdan satın aldığını, bedelini peşinen ödediğini, sözleşme gereği dairelerin 24 ayda teslim edilmesi gerekirken teslim edilmediği gibi dava dışı 3. şahıslara … olduğunu öğrendiğini ileri sürerek, dairelerin dava tarihi itibariyle rayiç değerlerinin ve teslim edilmesi gereken tarihten itibaren kira kaybı tazminatının belirlenmesini istemiş, dava dilekçesi ve ıslah talebi ile dairelerin rayiç değeri olarak toplam 20.000.000.000 TL ile kira kaybı olarak 1.441.000.000 TL’nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, noterden düzenlenen sözleşme gereği yaptığı daireleri davacın talebi üzerine davacının eşi üzerine tapuda devrettiğini, davacının hiçbir şey isteyemeyeceğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacıya satışı vaat edilen dairelerinin dava dışı şahıslar adına satışının yapıldığı, bu halde davalının dairelerin satış tarihi itibariyle değeri kadar zenginleştiği, ancak her ne kadar daireler davacıya teslim edilmemiş ise de davacının oturmak suretiyle bunlardan istifade ettiği gerekçesiyle davacının kira kaybı tazminatı isteyemeyeceğinden bahisle kira kaybı talebinin reddine dava konusu taşınmazların teslimi vaat edilen tarih itibariyle değeri olarak belirlenen 6.651.371.848 TL’nin tahsiline karar verilmiş; hüküm, her iki tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu taşınmazın davalı adına kayıtlı olduğu yönünde bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Tapulu taşınmazın satışına ilişkin sözleşme resmi biçimde noterde yapıldığından geçerlidir. Davacı, geçerli satış nedeniyle tapunun verilmemesi halinde taşınmazın rayiç değerini isteyebilir ise de, bu değerin dava tarihi itibariyle değil, sözleşme konusu edimin imkansız hale geldiği tarih olan taşınmazın 3. kişiye satış tarihi itibariyle belirlenmesi gerekir. Olayımızda davacıya satışı vaat edilen 3 ve 4 nolu taşınmazların dava dışı … ve …’e satıldığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar davalı, sözleşmeye konu dairelerin davacının talebi üzerine davacının eşi … adına devredildiğini savunmuş ise de davacı yanca bu iddia kabul edilmemiş, eşi tarafından satın alınan dairelerin 5 ve 6 nolu daireler olup eşi tarafından parası ödenmek suretiyle satın alındığını bildirmiştir. Davalı ise iddiasını ispatlayacak yasal bir delil sunamamıştır. O halde mahkemece bilirkişiden taşınmazların 3. kişilere satış tarihleri tespit edilerek, bu tarihler itibariyle dairelerin değeri bilirkişi incelemesi ile tesbit edilmeli, belirlenecek miktara, taleple bağlı kalmak kaydıyla hükmedilmelidir. Mahkemece açıklanan bu hususlar göz ardı edilerek teslim edilmesi kararlaştırılan tarihteki rayiç bedel üzerinden davanın kabulü usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 450 YTL duruşma avukatlık parasının davlıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6.7.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.