Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/8006 E. 2006/12545 K. 27.09.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/8006
KARAR NO : 2006/12545
KARAR TARİHİ : 27.09.2006

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kismen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı davalı ile aralarındaki sözleşle gereği verilenhizmet karşılığı olarak davalının 14.350.576.963 TL’sine haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Davalı, talep edilen kadar borcu bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne 7.524.870.963 TL. üzerinden itirazın iptaline, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş;hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- İcra ve iflas Kanunu’nun 67.maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağının mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır.Borçlunun itirazının kötü niyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan başka alacağın likit ve belli olması da gerekir.Alacağın … miktarı belli sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte yada bilinmesi gerekmekte,böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şartdeğildir. Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu bu istemin reddedilmiş olması bozma nedenidir. Ne varki açıklanan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın düzeltilerek onanması Hakuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7.maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının 4.bendinde yer … ” alacak yargılama neticesi saptanmış olmakla ve bu nedenle likit hale dönüşmediğinden inkar tazminatına ilişkin talebin reddine” sözerinin hükmündan tamamen çıkartılarak yerine “asıl alacak miktarının %40’ının davalıdan alınarak davacıya verilmesine”sözlerinin yazılarak hükmün düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 392,04 YTL’nın davalıdan alınmasına,peşin harcın istek halinde davacıya iadesine, 27.9.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.